Ortadoğu’da İslam ve Barış Mardin’de konuşuldu
Demokratik İslam Kongresi öncülüğünde Mardin Artuklu Üniversitesi’nde "Ortadoğu da İslam ve Barış" konulu panel düzenlendi.
Kur'an-ı Kerim okunmasıyla başlayan panelin açılış konuşmasını Artuklu Üniversitesi Öğretim Görevlisi Doç.Dr. İbrahim Bor yaptı. Günümüzde İslamiyet’in yada Müslümanların geri kalmasının sebepleri dile getiren Bor,Bu sebepler ekonomik ile siyasi,sosyal sebepler olarak ifade edebiliriz.Ancak buna gören önemli temel sebep bütün bu saydığımız sebepleri bağlayacağımız ana sebep, islamiyetinin doğuşunun ilk yüz yılları saymasak sonradan özgür düşünce ve özgür bilimi kaybetmesidir. İslamiyet özgür düşünce ve bilimi kaybettiği için kendi içinde yasaya farklı inançları, kendi zenginliğinin ilhamını gelişme şansını da kaybetmiştir dedi.
Bor’un konuşması ardından söz alan Hazro Belediye Eş başkanı Güler Özavcı,”İslami kavram olarak zannettiğimiz yada İslami düşünce biçimi olarak zanettimiz ancak aslında temelde kültürel kökleri olan kavram ve yaşam tarzlarıdır. Bunlardan en önemlisi İslam’ın kadına bakış açısında kendini göstermektedir. Kadınlar yıllardır toplumda ekonomik, sosyal yaşamda arkana plana itilmesi İslami zannedilir. Ancak bunda elkaide,Daiş gibi çetelerin etkisi yadsınamaz.İsidin kadına ,kadın kazanımlarına yönelmesi de,aslın da toplumun özgür yüzünün ve kaynağının kadın olmasıdır. Daiş'in kadın katliam ve tecavüzü bir seks aracı olarak kullanmasının İslam adına,İslami bir nizam adına yaparken.Gerçek İslamiyet’te ilk inanan da ,ilk kazanımları da kadın kazanımları olmuştur. AKP dönemin de kadın cinayetleri % 1400 artmıştır. Yüz yıl süreceğini bahsettiğimiz 28 Şubat sürecinin mağduru yine kadınlarken, şuan da AKP hükümeti 28 Şubat’ın intikamını yine kadınlardan, yine farklı muhalif kemsilerde alıyor” şeklinde konuştu.
İslam tarihin de kurulmuş olan Kürt,Arap birlikleri ve birliktelikleri üzerinde konuşan Prof.Dr. Kadri Yıldırım,” Daiş vahşi çetesinin üç yüz Süryani kardeşimizi katliamını kınıyoruz.Böyle bir İslam yok.Selhattinin Eyübinin İslam anlayışın da bir çok örnek vererek ,yaşatmaya çalıştığımız da Selhattin Eyyubi’nin anlayşıdır.Kurmaya çalıştığımız Demokratik İslam anlayşıdır.Tarihte Kürtler ve Arapların beraberliği çok köklüdür.Kürtler tarihte iki defa Kürdistanı ümet için,ümet hatırına feda etmesine rağmen en ufak bir dil talebini,bir statüsü talebini ayrılıkçılık olarak değerlendirir.Böyle barış olmaz ve böyle adalet olmaz."dedi.
Kuran'da cinlerden bahsedildiğini, Hz. Muhammed döneminde Mardin ve Nusaybin cinlerinin Kuranı Kerimi dinleyerek Müslüman olduğunu belirten Yıldırım, " Kaç yüzyıl önce Bu cinler müslümanlığı seçmiş. Barışı ve birlikte yaşamı istemiş. Barış ve birlikte yaşamı istemeyenleri bu cinler çarpar. Peşini bırakmaz." diye konuştu.
Panel soru ve cevap şeklinde sona erdi
Kaynak: Mardin Life
Yorumlar
8 yorumHocama cin çarpmış.. yanındakiler dikkat etsin.. söylemedi demeyin.
üniversitede az oyun yok.babası incirlikte astsubay olan abd ile çalışan ve wikileaks belgeleri yazan bir zat var hani eşide fransadan burslu.aman aman tüm yurtdışından gelen hocalara filan hamilik yaparlar ev bile bulurlar evlerinde toplantılar organize ederler.bir bukalemunları eksik ,o da olsa...
Wikileaks raporlarında Diyarbakır ve Mardin'den Amerika'ya Kürtler ve Türkiye'nin Kürt politikaları hakkında detaylı raporlar gönderen fırıldak bir erkek akademisyen ve fırıldak eşinin MAÜ'ne kaç tane ajanı ve misyoneri soktuğu, kah cemaat kah PKK üzerinden siyaset güderek öğrencileri militanlaştırmaya çalıştırdıklarını, üniversitede kaos oluşturduklarını ve onları deşifre eden ve karşı duranları binbir türlü saldırı yöntemi, iftira ve mobbingle yıldırdıklarını bugün artık herkes çok iyi biliyor. Wikileaks raporlarına ve CVlerine bakıldığında akrabaları olan halefleri ve salefleri ve üniversitedeki geniş aileleri daha iyi anlaşılıyor. Adaptasyon yetenekleri kusursuz olan bu şahıslar bakalım şimdi yeni rektörü tavlamak için hangi kostümle ikinci kata çıkan o kırmızı halıdan geçecekler?
"demokratik islam" deyişi bir zorlamadır. bu deyiş islamı yükseltmez. islam zaten yüksekliği kendinde olandır.
Kadri Yıldırım'ın yanında oturan erkek şahıs üniversitede ajanlarla ve ajanların diğer koruyucularıyla birlik olup bazı akademisyenlere az mı zulüm yaptı? O akademisyenlerin işten çıkartılmaları için ortak fermanlar yazıp fişlemediler mi? Serdar Bedii Omay'a fermanlarını özel ulaklarıyla göndermediler mi? Bunları ispatlayan belgeler Rektörlük'e ve gerekli birimlere aktarıldığı halde S. B.Omay'ı onlara mahkum eden neydi? İyi kalpli olarak bildiğim Kadri Yıldırım'a çevresini temiz tutmasını öneririm zira şimdiye kadar onlar yüzünden epey zarar gördü ve başkalarının da zarar görmesine sebep oldu.
İslam; Tevhid, Aadalet ve Ahlak temelli bir dindir. Kadri Yıldırım ve sözkonusu konuşmacıların bahsettiği islam ise PKK/HDP ideolocyanın otoritesine ram olacak ve halkı onlara tabi kılacak bir illüzyon ve kandırmacadan ibarettir. Bu kandırmaca da tutmaz. Dün kemalistler inanmadığı islamı istismar ederken bu gün de kürt kemalistleri aynı işe soyunmuş
hocam merka etmeyin cinler sadece bu bölgdekileri değil herkesi çarpabilir
bu ne iş salibe islamı anlatan seminere gelmiş yoksa hdp onlara tebliğ mi yapıyor