Sonbaharda deniz yüzeyi sıcaklıklarının normallerin yaklaşık 3,4 derece üzerine çıktığı bildirildi. Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA), bu sonbahar ve kış aylarında çok güçlü bir hava olayının yaşanma ihtimalini yüzde 90 olarak açıkladı. 1950’den bu yana görülen en büyük El Nino’dan bile daha şiddetli bir sürecin yaşanma olasılığının yüzde 75 olduğu belirtildi.

UNICEF İcra Direktörü Catherine Russell, kuraklık ve aşırı yağışlardan etkilenecek bölgelerde yüz milyonlarca çocuğun bulunduğunu vurgulayarak acil eylem çağrısı yaptı. Şikago Üniversitesi İklim Etkileri Laboratuvarı ise El Nino’nun küresel sıcaklıkları artırarak dünya genelinde 451 bin aşırı sıcak kaynaklı ölüme yol açabileceğini tahmin ediyor.

Uzmanlar, tarım ekonomilerinin ve tedarik zincirlerinin olumsuz etkileneceğini, pirinç, kahve ve çikolata gibi ürünlerin fiyatlarının yükselebileceğini belirtiyor. Bazı bölgeler kuraklıkla boğuşurken, bazı bölgelerde sel felaketlerinin yaşanabileceği ifade ediliyor. Okyanus sularındaki ısınmanın Kaliforniya açıklarında olağan dışı deniz türlerinin görülmesine ve Hawaii’yi vuran kasırgaların artmasına neden olduğu kaydedildi.

Ortadoğu ve Türkiye için El Nino uyarısı 

Pasifik’te rekor seviyelere ulaşan El Nino’nun Ortadoğu’da aşırı kuraklığa, Türkiye’de ise düzensiz ve şiddetli kış yağışlarına yol açması bekleniyor.

Uzmanlar, tarihi sıcaklık artışlarının bölgedeki tarımsal üretimi baltalayacağını, su krizini derinleştireceğini ve gıda enflasyonunu tetikleyeceğini belirtiyor. Geçmiş veriler, güçlü El Nino dönemlerinde Ortadoğu’da kış aylarının normallerden çok daha sıcak ve kurak geçtiğini gösteriyor. Bu durumun Irak, Suriye ve Ürdün gibi ülkelerde nehir debilerinin kritik seviyelere düşmesine ve tarımsal üretimin durma noktasına gelmesine yol açabileceği vurgulanıyor.

Türkiye’nin ise bu küresel iklim salınımının geçiş koridorunda yer aldığına dikkat çekiliyor. Atmosferik basınç sistemlerindeki değişimle birlikte ani ve ekstrem hava olaylarının yaşanma olasılığı artıyor. Sıcaklıkların normallerin üzerinde seyretmesi nedeniyle barajlardaki buharlaşmanın artacağı, kar yağışlarının gecikeceği veya yetersiz kalacağı öngörülüyor. Bu durum, içme suyu ve tarımsal sulamada ciddi krizlere yol açabilir.

Öte yandan, ısınan atmosferin ani soğuk hava dalgalarıyla karşılaşması halinde Türkiye’nin güney ve batı kıyılarında çok şiddetli lokal sel felaketleri ve fırtınaların tetiklenebileceği uyarısı yapılıyor. Bölgesel kuraklık ve ani su baskınlarının küresel gıda tedarik zincirini de vuracağı, Türkiye’de ithal edilen temel gıda maddelerinin fiyatlarında yeni artış dalgası yaşanabileceği ifade ediliyor. Uzmanlar, yerel yönetimlerin ve tarım bakanlıklarının acil su yönetim planlarını devreye sokması gerektiğini vurguluyor.