Tarım ve hayvancılık alanında ihtisaslaşan Siirt Üniversitesinde, Reprodüktif Biyoteknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezinde yürütülen çalışmayla, bölge koşullarına uyumlu yerli kıl keçilerinin özelliklerinin yüksek süt ve et verimine sahip ırkların genetik özellikleriyle buluşturulması amaçlanıyor.

Merkezde Murcia-Granada, Anglo-Nubian ve Boer ırkları üzerinde çalışılıyor. Bu ırklar yüksek süt verimi, kombine süt-et verimi ve yüksek et verimi özellikleriyle seçildi.

Merkezde yürütülen çalışmalara ek olarak devam eden saha çalışmalarıyla ise 1200 hayvana ulaşılırken, ilk etabın kısa sürede 1500 baş keçiyle tamamlanması öngörülüyor.

Siirt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nihat Şındak, yaklaşık 650 bin keçi varlığına sahip Siirt'in Türkiye'nin önde gelen küçükbaş hayvancılık merkezlerinden biri olduğunu, ancak birim hayvandan elde edilen verimin istenilen seviyede bulunmadığını söyledi.

Düşük verim sorununa bilimsel çözüm üretmek amacıyla yüksek verimli keçi ırklarını Siirt'e getirdiklerini belirten Şındak, bölgesel adaptasyonun ardından bu hayvanların genetik özelliklerini yerli kıl keçilerine kazandırmak için melezleme çalışmalarına başladıklarını ifade etti.

Şındak, “Bir keçi ortalama bir laktasyon döneminde 150 litre süt verirken dışarıdan getirdiğimiz bazı ırklarda bu miktar 600 litreye, hatta 1100 litreye kadar ulaşabiliyor. Aynı şekilde Boer ırkı keçilerde canlı ağırlık 120 kilograma kadar çıkabiliyor. Hedefimiz yerli kıl keçileri ile yüksek verimli keçileri melezleyerek yeni ve yüksek verimli melez ırklar oluşturmaktır.” dedi.

Biyoteknolojik hayvancılık uygulamalarını bölgedeki üreticilere taşımayı hedeflediklerini belirten Şındak, yetiştiricilere bilgilendirme toplantıları, veteriner hekimlere ise sertifikalı eğitimler düzenleneceğini kaydetti.

İlk 40 melez oğlak doğdu

Reprodüktif Biyoteknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Yalçın Yaman da yüksek verimli üç ırktan elde edilen spermalarla yerli kıl keçilerinde melezleme çalışmaları yürüttüklerini söyledi.

Yaklaşık 100 kıl keçisine laparoskopik yöntemle tohumlama uygulandığını belirten Yaman, “Bu ırkların erkeklerinden aldığımız spermalarla yerli kıl keçilerimizi tohumluyoruz. Böylece daha hızlı genetik kazanç elde etmeyi amaçlıyoruz.” dedi.

Doğumların devam ettiğini ve şu ana kadar yaklaşık 40 oğlağın dünyaya geldiğini belirten Yaman, ilk yavrularda gözle görülür farklılıklar bulunduğunu ifade etti.

Çalışmanın yeni aşamasında melez yavruların gelişim, süt ve et verimi ile bölge koşullarına uyumları takip edilecek. Elde edilecek sonuçlarla yüksek verim özelliklerinin yerli kıl keçisi popülasyonuna aktarılması ve biyoteknolojik ıslah yöntemlerinin yetiştiriciler arasında yaygınlaştırılması hedefleniyor.

Böylece Siirt'in güçlü küçükbaş hayvan varlığının bilim ve biyoteknolojiyle buluşturularak birim hayvandan daha fazla süt ve et elde edilmesi ve yetiştiricinin gelirinin artırılması amaçlanıyor.

Veteriner hekim adayları da çalışmanın içinde

Merkezde yürütülen araştırmalar, veteriner hekim adaylarına biyoteknolojik hayvancılık uygulamalarını sahada öğrenme imkânı da sunuyor.

İntern Veteriner Hekim Ahmet Faruk Sofoğlu, sperma alma, dondurma, çözdürme ve laparoskopik yöntemlerle tohumlama uygulamaları konusunda eğitim aldıklarını belirterek, “Büyükbaş hayvancılığında gelişmiş olan suni tohumlamayı küçükbaş hayvanlarımıza uygulayarak küçükbaş popülasyonlarımızı ıslahla daha fazla geliştirmeyi planlıyoruz.” dedi.

İntern Veteriner Hekim Celil Han da araştırmanın uygulama süreçlerinde yer almanın mesleki gelişimleri açısından önemli olduğunu, ilk melez yavruların dünyaya gelmesinin kendilerini mutlu ettiğini ifade etti.