Kitap Künyesi

Yazar: Emile Zola

Çevirmen: Nilbert Anar Yılmaz

Yayın Evi: Fabula Kitap

İSBN: 9786059115940

Sayfa Sayısı: 100

Bir Gecelik Aşk Uğruna Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Üç kısa öykü... Duygusal, dinsel ve maddi tatminin peşinden koşan karakterler. Émile Zola, bize bu üç öyküyü birlikte sunarak, cinsel geleneklere yönelik sıradışı bir bakış açısı oluşturuyor. Bir cinayet işleyen güzeller güzeli Thérése cinsel cazibesini kullanarak, sıradan bir memuru cesedi yok etmesi için ikna eder. Arkadaşının kocasından hamile kalan Flevie, fakir bir delikanlıya para karşılığı kendisiyle evlenmesini teklif eder. Düzenli olarak kiliseye giden kadınlar ise, ruhsuz bir rahip yüzünden Hıristiyanlığa olan tutkularını bir türlü tatmin edemezler ve duyguları başka sokaklara sapar. Bu güzel ve etkileyici öyküler, okuru tutkuların karanlık dünyasına doğru sürükleyici bir yolculuğa çıkarıyor.

Bir Gecelik Aşk Uğruna Alıntıları - Sözleri

  • Biliyordu ki sonsuz hassasiyete sahip, eski,ağır ve basit 18.yy romantik melodileri, o çalmaya çabaladığında, aşırı heyecanlı küçük bir çocuğun tereddütlü nefesinden üfleniyormuş gibi tınlıyordu.
  • “İnsan, inancı için biraz acı çekmeliydi.”
  • "Demek ki hayatta sizi aldatmayan tek şey ölümdü; her zaman hazır, her zaman güvenilir olarak kendini gösteriyordu."
  • Kim olduğunu unutup onlara sırrını açarak en sevdiği sözü tekrarladığında, insanlar genellikle ona gülerlerdi:" Ben gerçekten kuvvetliyim."
  • "...Bugüne kadar yaşadığı ve başardığı her şeyi hükümsüz kılmak istercesine, bir çocuk gibi ağlıyordu."
  • "Halk tabakasının dediğinin bir önemi var mıydı, ayağının altında onları ezebilirken! Önemli olan üstün olmaktı. Hakim güç her şeyi mazur gösterebilirdi."
  • "Tabanca köhne masanın üzerinde, ulaşabileceği uzaklıkta duruyordu. Artık acelesi yoktu, kimsenin gelmeyeceğinden emindi ve kendini ne zaman isterse o zaman öldürebilirdi. Düşüncelere daldı, kendine çok uzun zaman önce aynı noktada olduğunu hatırlattı; kendini öldürme arzusuyla aynı yere gelmişti. Daha önce bir kez daha, bir akşam, tam burada, beynini dağıtmak istemişti; bir tabanca alacak parası yoktu, sadece parke taşlı sokak vardı ama ölüm, aynen şimdi olduğu gibi onu bekliyordu. Demek ki hayatta sizi aldatmayan tek şey ölümdü; her zaman hazır, her zaman güvenilir olarak kendini gösteriyordu. Bel bağlayabildiği tek şey ölümdü, diğer her şey altında kalmış, mutlak kalan ölüm olmuştu."
  • Artık insanı uyanık tutmaya değecek zevkler kalmadığında uyumak, sonsuza kadar uyumak, ne kadar güzeldi.
  • "Demek ki hayatta sizi aldatmayan tek şey ölümdü; her zaman hazır, her zaman güvenilir olarak kendini gösteriyordu."
  • Adamı sevmiyordu elbette, ama nezaketine karşılık bunu yapabilir; ellerini onun için kana bularsa, adamı sadık bedeniyle sonsuza kadar ödüllendirerek satın alırdı.
  • Artık insanı uyanık tutacak zevkler kalmadığında uyumak, sonsuza dek uyumak, ne kadar güzeldi!
  • Kendi gücünün farkında olan her insan gibi o da iyi huylu olmaktan hoşlanırdı.
  • Yüzü bir tebessümle aydınlandı. İşte, kurtuluş anahtarı karşısındaydı. Orada duran budala, onu tasmalı bir çoban köpeğinin adanmışlığıyla seviyordu ve suç ortağı olmak için ona itaat edecekti. Üstüne üstlük, genç kız bu yaptığına karşılık onu bedeni ve aşkıyla ödüllendirecekti. Adamı sevmiyordu elbette, ama nezaketine karşılık bunu yapabilir; ellerini onun için kana bularsa, adamı sadık bedeniyle sonsuza kadar ödüllendirerek satın alırdı. Kırmızı dudakları bir anlığına kıvrıldı, dehşetin etkisiyle başlayacak yeni aşkın tadı kızı cezbetmisti.
  • Therese'nin odasındaydı ve bu içini mutlulukla doldurdu. Sonra bir anda, bir adamın cesedinin de orada olduğu, nişin oyuğundaki perdelerin tenine dediği aklına geldi. Tüyleri ürperdi, bayılacak gibiydi. Therese bu ufak tefek adamı sevmişti, Aman Tanrım! Bu mümkün müydü? Adamı öldürdüğü için kızı affedebilirdi; asıl kanını kaynatan şey , Colombel'in çıplak ayaklarının dantelli yatak örtülerinin ortasında uzanıyor oluşuydu.
  • Ama bu çoktan kaybettiği bir savaştı; bozguna uğramış aşkı son ölüm sancılarını yaşıyordu. Karşı konulmaz şekilde tek şeye ihtiyacı vardı: Uyumaya, sonsuza dek uyumaya. ... Artık insanı uyanık tutmaya değecek zevkler kalmadığında uyumak, sonsuza dek uyumak, ne kadar güzeldi! Ertesi gün postaneye gitmeyecekti, artık gerek yoktu, bir daha flüt çalmayacak, penceresinin önüne oturmayacaktı. Öyleyse, niye son kez uyumuyordu? Hayatı sona ermişti, uyku vaktiydi. Tekrar çaya bakmaya çalıştı, genç Colombel'in orada olup olmadığını görmeye çalışıyordu. Colombel zeki bir delikanlıydı: Julien'i beraberinde götürmeye çalıştığında ne yaptığını bildiği kesindi.

Bir Gecelik Aşk Uğruna İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Bir cinayet işleyen güzel kadının, cinselliği kullanarak ona aşık olan kişiyi kullanması, arkadaşının kocasından hamile kalan kadının para ile fakir bir genci satın alması, aç gözlü bir papazın görevini yerine getirmemesini anlattığı 3 kısa öyküyle Emile Zola insan hırslarını çok güzel anlatmış. Cümleler biraz uzun ama kitap 2 saatte bitiyor. Kısa ama insana sarsan öyküler arıyorsanız kesinlikle okumalısınız. (Duygu Can ALP)

Kitap 3 kısa öyküden oluşuyor. İlk öykü kitabın adı olan Tek Gecelik Aşk Uğruna. Bu hikayede rahibe Terese'in sevgilisini yanlışlıkla öldürmesi sonucu, kendine uzun zamandan beri aşık olduğunu bildiği ama yüz vermediği, kendine güveni olmayan Julien'i cazibesini kullanarak cesedi yok etmesi için ikna etmesini anlatıyor. Bu öyküde ezik bir karakter olan Julien'nin, bir gecelik aşk uğruna verdiği kararın altında vicdanen ezilmesini ve çoktan kaybedilmiş bir anlaşmaya tamam demiş olmanın ardından hayatta kalmak için artık ona zevk verecek bir amacın kalmadığını anlamasını anlatıyor. İkinci öykünün adı Nantas. Evli olan bir adamdan hamile kalan genç Flevie'nin, hayata dair hayalleri, istekleri olan ama aynı zamanda beş parası ya da borç isteyecek arkadaşı bile olmayan, kuru ekmeye muhtaç ve bu yüzden intiharın eşiğine gelmiş olan Nantas ile para karşılığında evlenmesini anlatıyor. Nantas en başta para kazanmak, toplumda önemli bir isim olmak için servetine servet katmak ister. Çünkü istemek onun için yeterlidir. Ama daha sonra farkeder ki Flevie'ye aşık olmustur. Artık yükselme isteğinin tek nedeni Flevie'nin gözüne girmek ve onu kendine aşık etmektir. Bu öyküde hayatta hep daha fazlasını istemenin anlamsızlığını, ölümün tek hakikat olduğunu, servet, güç, irade ve mevkinin her şey olmadığını, hatta bunların kâğıt ev misali en ufak bir nefesle yok olmaya mahkum olduğunu, hayatta daha önemli olan sevginin, aşkın var olduğunu anlatıyor. Son öykünün adı Oruç. Hikaye kiliseye giden küçük Barones'in vaaz verilirken uyuklaması ve hayallere dalması üzerine şekilleniyor. Bu öyküde hoş bir adam olan Papazın, aç gözlü olmasından dolayı işini üstün körü yaptığını anlatıyor. (Oh ha ni)

Kitap üç öyküden oluşuyor. Ben aralarından en çok 'Nastas' adlı öyküyü beğendim. Tutkulu insanların hiçbir zaman elde ettiği başarılardan tatmin olmadığını hep daha fazlasını isteyip sonunda en başa dönmesini Nastas adlı karakter üzerinden başarılı şekilde anlatmış. (Intendantee)

Kitabın Yazarı Emile Zola Kimdir?

Émile François Zola (2 Nisan 1840 – 29 Eylül 1902), Fransada natüralizm akımının öncüsü olan ünlü bir yazardır. Zolanın edebiyat dışındaki şöhreti ise, Dreyfus Davasında takındığı aydın tavrından kaynaklanmaktadır. 1897 yılında Fransız ordusunda Yahudi olması nedeniyle askeri yargının duyarsızlığına kurban giden yüzbaşı Dreyfus’u hükümetin bütün baskılarına rağmen savunan ve Fransa devlet başkanına hitaben “İtham Ediyorum” makalesini yayınlayan Zola, baskılardan dolayı Fransayı terkedip bir süre Londrada yaşamak zorunda kaldı. Çabaları sonucunda Dreyfus Davasının yeniden görülüp adaletin yerini bulması sonucu yurduna döndü. Émile Zola, 1902 sonbaharında,kaldığı otelin yatak odasında duman zehirlenmesinden öldü. “Nana”, “Germinal” ve “Meyhane” en tanınmış romanlarıdır.Tüm romanlarında,doğal ve gerçekçi bir tarzla,hayatın zorluklarından bahsedilir.Örneğin Nana adlı romanda yokluktan dolayı batağa sürüklenen bir genç kızın dramı,büyük bir gerçekçilik ve dramla anlatılır.

Emile Zola Kitapları - Eserleri

  • Paris Yıldızı
  • Nana
  • Meyhane
  • Yaşama Sevinci
  • Therese Raquin
  • Hulya

  • Suçluyorum
  • Bir Aşk Sayfası
  • Gerçek
  • Emek (1 Cilt)
  • Döl Bereketi - 1
  • Döl Bereketi - 2
  • Apartman

  • Germinal
  • İtiraf
  • Hayvanlaşan İnsan
  • Paris'in Karnı
  • Toprak 1
  • Rahip Mouret'nin Günahı
  • Sel

  • Bir Gecelik Aşk Uğruna
  • Doktor Paskal
  • Para
  • Plassans Papazı
  • Marsilya'nın Gizemleri
  • Medan Geceleri
  • Aşk Bitmesin

  • Toprak 2
  • Emek 2. Cilt
  • Deneysel Roman
  • Değirmene Hücum
  • Canlı Ölü
  • Başyapıt
  • Germinal

  • Nana
  • Captain Burle
  • Yıkılış
  • Döl Bereketi 3
  • Seçilmiş Əsərləri
  • Nasıl Ölünür
  • Meyhane (II. Cilt)

  • Rougon'ların Yükselişi
  • Rougon'ların Yükselişi 2.Cilt
  • Bir Aşk Sayfası 2
  • Aşkların En Güzeli
  • Bir Aşk Gecesi
  • Beşerdeki İfrit

Emile Zola Alıntıları - Sözleri

  • Bu adamlar sevmiyorlar, sevmekten âciz insanlar, bunlar! Para, iktidar, ihtiras, zevk, evet, bunlar ellerinden gelir, fakat aşk onların kârı değil! (Döl Bereketi - 1)
  • Sonra, tek bir sözcükle sürükledi Pauline'i içeri: "Gel, pis çocuk." (Paris'in Karnı)
  • Elindeki minik demeti, büyük bir hazla kokladı. Evet! İşte kardeşlik bağının getirdiği iyilik, bir başına mutluluk yaratan sevgi, evreni kurtararak, yeni baştan kuracak olan aşk! (Emek (1 Cilt))
  • ''Bu acının tesellisi yok. Yardım istemiyorum.'' (Sel)
  • "Evlendirin; eğer onlar aileleriyle böyle çekişmeye, bütün engelleri aşmaya yönelten büyük bir aşkla birbirlerini seviyorlarsa evlendirin. Mutluluğu ancak sevgi sağlar." (Emek (1 Cilt))
  • Bütün ihtilaller burjuvalar için yapılıyor. (Paris'in Karnı)

  • Gene hasta sandı kendini, sağlığının tama­men yerine gelmesi için son bir şeye gereksinimi vardı: Nerede arayacağını, nerede bulabileceğini bilmediği bir bütünlük gereksinimi, eksiksiz bir doyum gereksinimiy­di bu. (Rahip Mouret'nin Günahı)
  • Therese'nin odasındaydı ve bu içini mutlulukla doldurdu. Sonra bir anda, bir adamın cesedinin de orada olduğu, nişin oyuğundaki perdelerin tenine dediği aklına geldi. Tüyleri ürperdi, bayılacak gibiydi. Therese bu ufak tefek adamı sevmişti, Aman Tanrım! Bu mümkün müydü? Adamı öldürdüğü için kızı affedebilirdi; asıl kanını kaynatan şey , Colombel'in çıplak ayaklarının dantelli yatak örtülerinin ortasında uzanıyor oluşuydu. (Bir Gecelik Aşk Uğruna)
  • ... sonunda sahidende pis bir hal alıyor bu iş. Ben peşleri sıra bir sürü çocuk sürükleyen insanlar gördüğüm zaman sarhoş bir aile görmüş gibi tiksiniyorum. Ondan hiç farkı yok, hatta daha pis. (Döl Bereketi - 1)
  • -İstemiyorum! Kimse gelmesin! (Apartman)
  • Boşa harcanan paradan söz edildiğini ne zaman duysa acı çekiyor, bu konuda yapılan şakaları bile anlamıyordu. (Medan Geceleri)
  • Savunma artık savaşı,savaştan kirli bir şey yok bu dünyada ! (Yıkılış)
  • insan güçlü olmadığı zaman akıllı olmak zorundadır. (Germinal)

  • İnsan tehlikenin gözüne bakarsa ona meydan okur. Kahramanlık denen şey de budur, bundan daha gizemli ya da daha fazla bir şey değil. (Yıkılış)
  • Fakat insanlar gerçekleri bildikleri halde, bunu itiraf etmek istemezler. Bu nedenle suçu daima talihe yüklüyorlar, Tanrı 'nın gazabına uğradıklarını ileri sürüyorlardı. (Meyhane)
  • Kentleri ateşe verin, insanları kırıp geçirin, her şeyi kökünden kazıyın, bu çürümüş dünyadan hiçbir şey kalmadığı zaman yerine daha iyisi biter belki. (Germinal)
  • İşte böyle… Tutku denen şey kaçınılmazdı… (Bir Aşk Sayfası)
  • Ben sözcükleri sevmem... İnsan birini sevdi mi, yapabileceği en iyi şey onu göstermektir. (Apartman)
  • "Beni olduğum gibi kabul etmelisin." (Nana)
  • Evet, modern konuyu ele alıyorlar. Aydınlık renklerle boyuyorlar, fakat bayağı ve düzgün resim tarzını, herkesin yaptığı göze hoş görünür tertibi, hasılı, beri tarafta burjuvalar beğensin diye öğrenilen formülü muhafaza ediyorlar... Sonra işin kolayına bakıyorlar, tahtadan oyuncak boyar gibi çırpıştırma iş görüyorlar. Bu el çabukluğu, bu rahat iş görme tarzı başarı kazandırıyor. Halbu ki kürek cezasına layık görülmeli... Anlıyor musunuz? (Başyapıt)