Kitap Künyesi

Yazar: Halil Cibran

Çevirmen: A. Erkin Köylügil

Orijinal Adı: دمعة وابتسامة

Yayın Evi: Avrupa Yakası Yayınları

İSBN: 9789944979856

Sayfa Sayısı: 112

Bir Gözyaşı ve Bir Tebessüm Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Bir gözyaşının hüznünü yok edecek en iyi şey ardından gelecek bir tebessümdür. Genelde gözyaşını takip eder tebessüm. Halil Cibra'nın 1914'te yayınlanan eserinde gözyaşı ve tebessümün kardeşliği öyküler ve şiirlerle anlatılıyor. Beni bu beyaz kefenin içinden çıkarın ve bana, Yasemin ve leylak yaprakları giydirin;

 Bedenimi fildişi sandukadan çıkarın ve bırakın, Portakal çiçeklerinden yastıklar üzerinde dinlensin. Arkamdan yas tutmayın benim, Ama gençlik ve sevinç türküleri söyleyin;

 Bana gözyaşı dökmeyin, Ama hasat ve üzüm sıkımı zamanı türküleri söyleyin; Hüzünle hıçkırmayın arkamdan, ama parmağınızla, Yüzüme aşk ve sevinç sembolleri çizin. Havanın sükûnetini ilahiler ve dualarla bozmayın, Ama bırakın yüreğiniz benimle beraber, Ebedi Yaşam türküleri söylesin; Kara giysiler içinde yasımı tutmayın, Ama rengârenk giyinip benimle eğlenin;

 Yüreklerinizde hıçkırıklarla ayrılığımdan söz etmeyin; Kapatın gözlerinizi, görün bakın ben hep yanı başınızda olacağım.

 (Tanıtım Bülteninden)

Bir Gözyaşı ve Bir Tebessüm Alıntıları - Sözleri

  • “Başkalarının haklarını korumak en asilane ve en güzel insani davranıştır.”
  • "Gel de al beni, sevgili..."
  • “Var olma aşkı diğer insanları haklarından yoksun bırakmaya bizi zorluyor.”
  • “…insanın cehaleti ne kadar acımasız.”
  • "Ona ait olmak istiyorum."
  • "Yüzüne yumuşak öpücükler konduruyorum; ben, çevik ve korkusuzum fakat o, sessiz, sabırlı ve düşünceli. Onun geniş göğsü benim huzursuzluğumu yatıştırıyor."
  • İnsanlık insana yalvarıyor ama kulak veren yok.
  • "Benim hayatla aramda halletmem gereken meseleler var."
  • "Sen ve sevgi, ayrılmaz bir güçsünüz..."
  • İnsanlık insana yalvarıyor ama kulak veren yok.
  • "Yüce Varlık sevgiyi ve iyi niyeti öğütler. Fakat insanlar dalga geçerler bu öğretilerle."
  • "Ruhum, bana merhamet et!"
  • "Daha ne kadar cahilce yaşayacaksınız?"

Bir Gözyaşı ve Bir Tebessüm İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Cibran’ın yer yer iç dünyasını, mistisizmi, inanca bakışını, dünya görüşünü yansıttığı bir eserini daha okumuş bulunmaktayım. Bence yazarın eserlerini anlamak için hayatını okumak gerekiyor. Bu yüzden de siyah beyaz yayınlarının her eserin başlangıcına uzun uzun yazarın hayatını koymuş olması oldukça mantıklı geldi bana (Handan)

Güçlü ve zayıf, fakir ve zengin çatışmalarını o kadar güzel vurgulamış ki. Kendimi sorguluyorum acaba neden daha önce okumadım diye. Her cümlesinde yalnızın zayıfın yanında olduğunu, insanların sadece maddeye önem verdiklerini bunu bırakınca mutlu olacaklarını vurguluyor. (fatma CALAYIR)

Sayfa sayısı az olmasına rağmen, bitirmekte zorlandığım, araya başka kitaplar aldığım bir eser. En çok bilinen ve sevilen(?) Ermiş ve Gezgin kitaplarına nazaran daha soyut geldi yazarın bu kitabı bana. Ve bu yüzden dikkatim çok fazla dağıldı. Tekrar tekrar okudum cümleleri. Diğer kitaplarında neredeyse her cümlesine kalbimi bıraktığım yazarın bu kitabında sadece belli başlı yerler benim için ilgi çekici ve ilham verici oldu. Belki de doğru bir zamanda okumadım. Bilemiyorum. Belki başka bir zamanda, başka bir yaşta, tekrar buluşuruz... (Gizem)

Kitabın Yazarı Halil Cibran Kimdir?

Cibran, 1883 yılında Osmanlı İmparatorluğu kontrolündeki Cebel-i Lübnan Mutasarrıflığı'nda Maruni bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Ailesi ve kardeşleriyle 1895'de ABD'ye göç etti. Annesi terzi olarak çalışırken Boston şehrinde bir okula başladı. Cibran'ın yaratıcılığını fark eden öğretmeni Cibran'ı fotoğrafçı ve yayıncı F. Holland Day'le tanıştırdı. Gibran, Beyrut'taki Collège de la Sagesse'e kaydolmak için on beş yaşında ailesi tarafından memleketine geri gönderildi.

1904'te, Cibran'ın çizimleri ilk kez Boston'daki Day's stüdyosunda sergilendi ve Arapça ilk kitabı 1905'te New York'ta yayımlandı. Cibran, yeni tanıştığı hayırsever Mary Haskell'in mali yardımıyla 1908'den 1910'a kadar Paris'te sanat okudu. Oradayken, Jön Türk Devrimi'nden sonra Osmanlı İmparatorluğu'nda isyanı destekleyen Suriyeli siyasi düşünürlerle tanıştı; Gibran'ın aynı fikirleri ve aynı zamanda antiklerikalizmi dile getiren bazı yazıları, sonunda Osmanlı yetkilileri tarafından yasaklanacaktı.

Eserleri ve düşünceleri dünya üzerinde geniş yankı uyandırdı. Şiirleri yirmiden fazla dile çevrilmiş olan Cibran aynı zamanda başarılı bir ressam idi. Resimlerinin bazıları günümüzde dünyanın birçok şehrinde sergilenmektedir.

Yaşamının yaklaşık son yirmi yılını ABD'de geçiren yazar, ölümüne kadar kaldığı bu ülkede eserlerini İngilizce yazmıştır.

Halil Cibran'ın en ünlü eserlerinden biri olan ve ilk kez 1923 yılında basılan Nebi adlı eseri, toplam 26 adet şiirden oluşan bir karma şiir denemeleri kitabıdır. El Mustafa adındaki bir kahinin 12 sene kaldığı Orphalese şehrinden ayrılıp evine gitmek üzereyken bir grup halk tarafından durdurulması ve ana kahraman ile halk arasında insanlık ve hayatın genel durumu hakkında geçen konuşmalar kitabın kendisini oluşturmaktadır. Cibran'ın bu kitapta El Mustafa isimli şahsa verdiği bu isimle peygamber Hz. Muhammed'i işaret ettiğini iddia edenler vardır. Fakat kitaptaki metinler çoğunlukla Matta'ya göre İncil'in 5. bölümünde yer alan İsa'nın Dağdaki Vaaz'ıyla içerik ve üslup açısından benzerlik ve paralellik gösterir. Yazarın İnsanoğlu İsa adlı kitabındaki çalışmalar da dikkate alınırsa El Mustafa'nın Meryemoğlu İsa Mesih olabileceği iddiaları daha da güç kazanmaktadır. Ermişin Bahçesi Halil Cibran'ın Ermiş kitabının devamı niteliğindedir. Türkçeye çevirisi R.Tanju Sirmen tarafından yapılmıştır. Yayın yılı 1999.

Halil Cibran Kitapları - Eserleri

  • Ermiş
  • Fırtınalar
  • Ermişin Bahçesi
  • Asi Ruhlar
  • Kum ve Köpük
  • Aforizmalar

  • Vadinin Perileri
  • Rüzgar Gülü
  • Gönlün Sırları
  • Bilgelik Kitabı
  • Bütün Eserleri - 2
  • Bütün Eserleri - 1
  • İnsanlık Yalnızlığında Oturur

  • Umutsuz Aşık
  • Bilgelik ve Erdem
  • Bir Gözyaşı ve Bir Tebessüm
  • Mezarlar Ne Söyler?
  • Haberci
  • Aşk Mektupları
  • Meczup

  • Bir Ozanın Ölümü Onun Yaşamıdır
  • Gezgin
  • Kendimle Konuşmalar
  • İnsanoğlu İsa
  • Lazarus ve Sevgilisi
  • Dost Mektupları
  • Sevgili Ermiş

  • Kabuklar ve Özler
  • Yeryüzü Tanrıları
  • Cibran Neden Evine Gidemedi?
  • Ermiş - Gezgin
  • Gece ile Sabah Arasında
  • Usta'nın Sesi
  • Derin Akıl ve Derin Yürek

  • Bütün Eserleri
  • Öz
  • Kırık Kanatlar
  • Musiki
  • Sus Kalbim
  • Ben Bir Sisim
  • Kum ve Köpük - Avare

  • Şeytan
  • Seçme Eserleri
  • Medcezir
  • Cibran'ca 3: Şeytan - Deli
  • Kafir Halil
  • Reenkarnasyon Öyküleri
  • Gavur Halil - Deli

  • Felsefi Öyküler
  • Halil Cibran Seti
  • Bütün Şiirler ve Şiirsel Yazılar
  • Şairin Ölümü Hayatıdır
  • من به خوشبختی شما اهمیت می دهم
  • Vadinin Perileri

Halil Cibran Alıntıları - Sözleri

  • Binlerce ifadeye ev sahipliği yapan bir yüz de gördüm, kalıptan çıkmış gibi tek bir ifade barındıran yüz de. (Meczup)
  • Biz çok ekeriz, biçtiğimiz ise hiçtir . (Vadinin Perileri)
  • "Yalnızlığımın ötesinde başka bir yalnızlık var içimde ve orada oturan için benim tek başınalığım kalabalık bir pazar yeridir ve sessizliğim seslerin bir karmaşasıdır." (İnsanlık Yalnızlığında Oturur)
  • Bunlar kelimelere dökülenlerdi. Fakat kalbindeki pek çok şey, söylenmemiş olarak kaldı. Çünkü en derin gizemini açıklayamazdı… (Ermiş - Gezgin)
  • Fırtınalar ve karlar çiçekleri öldürebilir fakat çiçek tohumlarını öldüremezler. (Mezarlar Ne Söyler?)
  • - Nereye ilkbaharım, nereye? (İnsanoğlu İsa)

  • Dün, hayat dairesinde kararsızca dalgalanan bir zerreymişim gibi gelirdi bana. Oysa bugün, çok iyi biliyorum ki o dairenin kendisiyim. Ve düzenli zerreleriyle hayat, bütünüyle bende devinmektedir. (Ben Bir Sisim)
  • Ve zaman da, tıpkı sevgi gibi bölünemez ve ölçülemez değil midir? (Derin Akıl ve Derin Yürek)
  • “Bir kadını anlayabilecek veya bir dahiyi açıklayabilecek veya bilimin sırrını çözümleyebilecek biri işte o kişidir, güzel bir düşten uyanıp, bir kahvaltı sofrasına oturan.” (Kum ve Köpük)
  • "Acılarınızın çoğu sizin tarafınızdan seçilmiştir." (Bilgelik Kitabı)
  • Delillerimi dinleyin. Acımayın, fakat adaletli olun. Çünkü şefkat zayıf günahkarlar içindir. Adaletse masum insanların isteğidir. (Gavur Halil - Deli)
  • Bu, ölümün pençeleri arasındayken hayata döndüğünü hisseden bir insanın, ümitsizliğe düştükten sonra ümitlenen kişinin bakışıydı. (Kafir Halil)
  • Bizler bu dünyaya aşağılık birer sürgün olarak gelmedik. Aksine hayatın güzelliklerini, gizemlerini öğrenmek, ölümsüz evrensel ruha ibadet etmek ve bedenlerimizin sırlarını araştırmak için cahil birer çocuk olarak geldik. (Mezarlar Ne Söyler?)

  • "Her birimizin bir yerlerde mutlaka dinlenecek bir yerleri olmalı, sevgili Mary. Benim ruhumun dinlenme yeri, içinde senin üzerine edindiğim bilginin yaşadığı güzel bir koruluk." (Sevgili Ermiş)
  • Cehalet ise bir zencinin teninden daha siyahtır. Sizler,zulüm ve zorbalığa tamamen teslim olmuşsunuz. (Asi Ruhlar)
  • Kimimiz mürekkep gibidir, kimimiz kâğıt. Bazımızın siyahlığı olmasa, beyazlık sağırlaşırdı. Ve bazımızın beyazlığı olmasa, siyahlık kör olurdu.. (Halil Cibran Seti)
  • "Hatırlamada mesafeler yoktur; sadece farkında olmadan ne sesinin ne de gözlerinin daraltacağı bir uçurum vardır." (Bütün Eserleri - 1)
  • Bilmez misin ki ruhun, hayalinde aşamayacağı hiçbir uzaklık yoktur? Ve bu uzaklığı aştığın zaman ruh bir uyuma kavuşur. (Ermişin Bahçesi)
  • *İnsanın hayal gücü ile hedefledikleri arasında bir uçurum vardır. Ve bu uçurum ancak tutkuyla aşılabilir. (Bütün Eserleri - 1)
  • " Ne kadar yaşam eder bu para! " (Rüzgar Gülü)