Kitap Künyesi

Yazar: Monique Truong

Çevirmen: Esin Akşar

Editör: Kıvanç Koçak

Tasarımcı: Suat Aysu

Orijinal Adı: Bitter in the Mouth

Yayın Evi: İletişim Yayınevi

İSBN: 9789750528545

Sayfa Sayısı: 351

--reklam--

Dilimdeki Acı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Büyüme sancıları; arkadaşlar, sevgililer ve aileyle kurulan kurulamayan ilişkiler; insanın ruhuyla, düşünceleriyle, bedeniyle ve geçmişiyle giriştiği bir hesaplaşma…

Küçük yaşlarından itibaren herkesten “farklı” olduğunu hisseden Linda Hammerick’in hikâyesi Dilimdeki Acı.Büyüdükçe, yaşadığı her deneyimle bu farklılığın sadece fiziksel olmadığını kavrayan Linda, kendi kimliğini, kişiliğini ararken hiç bilmediği gerçeklerle, hayatındaki sırlarla da yüzleşmek zorunda kalıyor. Üstelik neredeyse her kelimenin “tadını” alabilmesi onu daha da sıra dışı ve merak uyandırıcı biri haline getiriyor.

Kelimelere belli tatlar vererek Dilimdeki Acı’da eşine az rastlanır bir üslup kullanan ödüllü yazar Monique Truong’dan etkileyici ve sürükleyici bir roman…

“Çok iyi yazılmış, karışık bir kendini keşfetme hikâyesi.”

The Boston Globe

“Son derece şefkat dolu ve ustaca bir roman.”

O: The Oprah Magazine

“Dilimdeki Acı bir hayat hikâyesini aynı anda hem benzersiz hem de evrensel kılan nadir bir roman.”

Gloria Steinem

--reklam--

Dilimdeki Acı Alıntıları - Sözleri

  • "Dünya düzenli olarak bizi pas geçiyormuş gibi hissediyordum ama aslında öyle olmadığını da biliyordum."
  • "Geçmiş, tedavisi olmayan bir hastalıktı."
  • "İstediğim tatları ağzımda hissedebilmek için doğru sözcükleri doğru sırayla kullanmayı yeni keşfetmiştim."
  • "Adalet, ki babamın çalışma masasında duran küçük bir bronz heykeldi, elinde bir terazi tutmaktaydı."
  • "Bizi kurtarabileceklerini düşündüğümüz için sözcüklere tutunurduk."
  • "Yokluğun iki farklı türü vardı: Olmayan ve eksik olan. Olmayan en başından beri hiç var olmamış bir kişi, yer ya da herhangi bir şeydi. Eksik olansa bir dönem var olmuş ama artık var olmayandı. Bir tanesi teorik bir kayıptı, diğeriyse gerçek bir kayıp. Hangisi daha kötüydü?"
  • "Bizim zıddımız olan insanları severdik ki, kendimizi kendimizden kurtarabilelim. Bazen de bizim zıddımız olan insanları severdik çünkü reddedilmek yok sayılmaktan daha iyiydi."
  • "... gerçeklerle sırlar arasındaki fark, kaypak bir tabir olan 'kimseye söyleme'yle ifade ediliyordu."
  • Bizim zıddımız olan insanları severdik ki,kendimizi kendimizden kurtarabilelim.Bazen de bizim zıddımız olan insanları severdik çünkü reddedilmek yok sayılmaktan daha iyiydi.
  • Wade, kırığı olduğunu söylediğinde aslında daha önce vucudundaki kemiklerden birinin kırmış olduğunu kastediyordu. Hayal kırıklıklarından, kalp kırıklıklarından ya da ruh kırgınlıklarından söz etmiyordu. "

--reklam--

Dilimdeki Acı İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Yeryüzünde kendimizi yalnız hissetmemek için öznel anılarımızın kalın çizgilerle çizilmiş sınırlarını silikleştiririz ve birbirimize "Seni çok iyi anlıyorum!" demeyi tercih ederiz. “Sinestezi, Yunanca kökenli bir kelime olup 'birleşik duyu' anlamına gelmektedir. Sinestezik kişilerde herhangi bir duyunun uyarımı otomatik olarak başka bir duyu algısını tetiklemektedir.” Dilimdeki Acı kitabı sinestezik Linda’nın hayat yolunda karşılaştığı, tadını aldığı, diline acı veren anıları barındıran bir kitap. Üslup olarak olay örgüsü karmaşık olmasa da zaman zaman tam anlatılmayıp hissettirilen olaylar; kitabın sonunda açıklığa kavuşturularak bağlanmıştır. Linda Vietnamlı bir ailenin kızı olarak dünyaya gelir ve yedi yaşında Hammericklerin üvey kızı olur. Kendini diğer insanlardan ayıran özelliği ise; kelimelerin tadını alabilmesi. Aile bağları, çok sevdiği üvey babasını kaybetmesiyle iyice zayıflar, içine dönen Linda aslında bir nevi akıntıya bırakır kendini… Kaygılar, bilinmezlikler, oradan oraya savrulan tatlarla hiç de klişe olmayan bir eserdi. (elif yeşilyurt)

Linda bir ilginç kız, büyürken başa çıkmaya çalıştığı sorunları var,farklı olduğunu biliyor ama derdini kimseye anlatamıyor. Bulunduğu ortamdan dış görünüşünün yanı sıra kelimelerin tadını alabildiği için aykırı kalan bir küçük kız.Aynı zamanda evlatlık olan Linda'nın 7 yaşından 30'lu yaşlarına kadar büyümesine, olgunlaşmasına ,hayata tutunmaya çalışmasına seyirci oluyoruz.Bu arada Linda'nın kurduğu ve kuramadığı ilişkiler,dostluk, sevgililik,öteki olma hali,eş cinsellik,ihanet,aile olmak ya da olamamak, kitabın sonunda nazikçe değinilen Vietnam, arka perdede ara ara satırların arasına gizlenmiş kölelik...Dolu dolu bir kitaptı, Linda'yı çok sevdim,güçlü buldum onu.Zaman geçtikçe kendisi ve yakınları, geçmişi hakkında öğrendikleri,kelimelerin tadını alarak yaşamaya çalışması, hayata adapte olmaya çalışırken içinde bulunduğu yalnızlık,kendini çok yakın hissettiği büyük dayı,yine kadın olmak,çocuk olmak...Linda'nın çocukken yaşadıkları bize gösteriyor ki bu dünyada insan olmak zor,kadın ve çocuk olmak daha zor...Bu arada Bülbül'ü Öldürmek, Nabakov,Yüzyıllık Yalnızlık gibi birçok esere gönderme yapıp selam çakan yazar beni başka kitaplarda yolculuğa davet etmiş oldu.İki bölümden oluşan ve geçmişe dönüşlerle ilerleyen eseri ben beğendim, dolu ,yoğun ve lezzetli bir kitap.Sıra dışı,güzel bir okuma deneyimi sundu bana. (Devrim Özgür)

--reklam--

Dilimdeki Acı PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Monique Truong - Dilimdeki Acı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Dilimdeki Acı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Monique Truong Kimdir?

--reklam--

Monique Truong Kitapları - Eserleri

  • Dilimdeki Acı
  • Tuzun Kitabı

--reklam--

Monique Truong Alıntıları - Sözleri

  • Wade, kırığı olduğunu söylediğinde aslında daha önce vucudundaki kemiklerden birinin kırmış olduğunu kastediyordu. Hayal kırıklıklarından, kalp kırıklıklarından ya da ruh kırgınlıklarından söz etmiyordu. " (Dilimdeki Acı)
  • "Bizi kurtarabileceklerini düşündüğümüz için sözcüklere tutunurduk." (Dilimdeki Acı)
  • "Adalet, ki babamın çalışma masasında duran küçük bir bronz heykeldi, elinde bir terazi tutmaktaydı." (Dilimdeki Acı)
  • "Geçmiş, tedavisi olmayan bir hastalıktı." (Dilimdeki Acı)
  • "Bizim zıddımız olan insanları severdik ki, kendimizi kendimizden kurtarabilelim. Bazen de bizim zıddımız olan insanları severdik çünkü reddedilmek yok sayılmaktan daha iyiydi." (Dilimdeki Acı)
  • Bizim zıddımız olan insanları severdik ki,kendimizi kendimizden kurtarabilelim.Bazen de bizim zıddımız olan insanları severdik çünkü reddedilmek yok sayılmaktan daha iyiydi. (Dilimdeki Acı)
  • "İstediğim tatları ağzımda hissedebilmek için doğru sözcükleri doğru sırayla kullanmayı yeni keşfetmiştim." (Dilimdeki Acı)
  • "... gerçeklerle sırlar arasındaki fark, kaypak bir tabir olan 'kimseye söyleme'yle ifade ediliyordu." (Dilimdeki Acı)
  • "Yokluğun iki farklı türü vardı: Olmayan ve eksik olan. Olmayan en başından beri hiç var olmamış bir kişi, yer ya da herhangi bir şeydi. Eksik olansa bir dönem var olmuş ama artık var olmayandı. Bir tanesi teorik bir kayıptı, diğeriyse gerçek bir kayıp. Hangisi daha kötüydü?" (Dilimdeki Acı)
  • "Dünya düzenli olarak bizi pas geçiyormuş gibi hissediyordum ama aslında öyle olmadığını da biliyordum." (Dilimdeki Acı)
  • "Dil bir sürü kapısı olan bir evdir ve ben çoğu zaman davetsiz ve anahtarsız olurum. Ama onların sözcüklerine sızdığım zaman, anlamlarını denediğim zaman, dışarıda hava çok soğuduğu ve karanlık çöktüğünde içeri girmeme olanak veren tavan kapıları yaratırım." (Tuzun Kitabı)