Kitap Künyesi

Yazar: Hasan Ali Toptaş

Editör: Mesut Varlık

Tasarımcı: Zülal Bakacak

Yayın Evi: Everest Yayıncılık

İSBN: 9786051850023

Sayfa Sayısı: 130

--reklam--

Geçmiş Şimdi Gelecek Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Hasan Ali Toptaş okurlarının uzun yıllardır arayıp da bulamadığı

iki öykü kitabı vardır: Bir Gülüşün Kimliği ve Yoklar Fısıltısı.

Otuz yıl sonra, Ölü Zaman Gezginleri’nde yer almayan bu öyküler, yeniden okurlarıyla buluşuyor. Toptaş’ın, acemiliğin A’sındayken kaleme aldığı öyküleri, “HAT yazısı”nın kökenlerine inmemiz, yolun ufkunu sezmemiz için bulunmaz nimetler...

“Varlığının bilincine varılsın ya da varılmasın, her insanın içinde bir orkestra vardır, diye düşünürüm ben. Vardır var olmasına da; kimisi şefini bulamadığı için insan ömrü boyunca bir tek nota çalamaz, kimisi de ilkel çalgılardan oluştuğu için insanı alıp bir yerlere götüremez.”

“İçimdeki Orkestra”, Bir Gülüşün Kimliği

“Yaşadıkları kadar düşünüyorlardı artık ve tanrı hızla mevsim resimleri çiziyordu dışarıda; insanları her tabloda kullanıyor, yüzleri ancak kendisinin okuyabileceği çizgilerle dolduruyordu.”

“Ak Saçlı Çılgındılar”, Yoklar Fısıltısı

--reklam--

Geçmiş Şimdi Gelecek Alıntıları - Sözleri

  • Birdenbire güldüm! Gülüşün tohumu yürekte çatlayınca dudakların onu yeşertmemesi olası mı; güldüm işte!
  • Zamanı tek boyutlu yaşayanların aptallığı akıyordu ceket uçlarından.
  • Sonra,korkuyla baktım aynadan korkuyla bakan kendime.
  • ...özlemlerimi tespih yapıp, vermiştim yüreğimin eline.
  • ...yaşlılık diyorum, kendimizden oluşan bir coğrafyada silahsız ava çıkmaktan başka bir şey değil.
  • İnsan umudunu insana bağlarmış.
  • Az konuşup, çok bakışmıştık.
  • Bağlanmak insanın en gizli ölümü
  • Ben, yaşamın içimdeki sesi etkilemesini değil, içimdeki sesin yaşamı etkilemesini isterdim.
  • İnsan, gençliğini geçmişe uğurlayınca en çok kendi kendisiyle hesaplaşıyor.
  • "Geçmiş Şimdi Gelecek..."
  • “Ve günlük yaşantının hiçbir yere çıkmayan daracık sokaklarında kendimizi yitirdik.”

--reklam--

Geçmiş Şimdi Gelecek İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Son 20 sayfam kalmıştı, bitirmeye kıyamıyordum ancak bugün hemen okuyayım bitsin istedim. Hasan Ali Toptaş'ın kadınları taciz etmesi ve yaptığı şey normalmiş gibi basit bir dille özür dileyip olayı kapatması beni inanılmaz derecede rahatsız etti. Kendisi sevdiğim bir yazar olmuşken aldığım haberle bir daha kendisinin kitaplarını okumamakta karar kıldım. Hiçbir şekilde kendisine para kazandırmak, destek sağlamak ve ününe ün katmak istemiyorum. Hayal kırıklığı başka bir şey değil... (Senem)

Hasan Ali Toptaşın okuduğum ilk kitabıydi.Kitap üç ayrı bölümden ve her bölüme ait öykülerden oluşuyor.Betimlemeler özellikle çok başarılıydı.Fakat fazla betimleme olduğu için bu kitabı boş bir kafayla okumanızı öneririm.Cunku bir yerden sonra sıkılabilirsiniz.Genel olarak bana göre güzel bir kitaptı.En beğendiğim kısım ise Bir Gülüşün Kimliği oldu .Ve en sevdiğim alıntı ile bitireyim . -Gülüşün gülüşümdü çünkü... Keyifli Okumalar ;)) (Hatice Can)

Hasan Ali Toptaş'ın Acemiliği Geçen haftalarda Hasan Ali Toptaş İletişim yayınlarından ayrılıp Everest yayınlarına transfer olmuştu. Everest yayınları tüm kitaplarını basacağını duyurmuş ve kitap kapaklarında Nuri Bilge Ceylan’ın fotoğraf koleksiyonunda yararlanacağını söylemişlerdi. Nitekim şuan kapaklardaki resimlerin altında Nuri Bilge Ceylan’ın imzası var. Hasan Ali Toptaş’ın çok uzun zaman önce basılmış olan –neredeyse otuz yıl önce- ve “Ölü Zaman Gezginleri “ kitabında yer almayan öykülerini Everest Yayınları tarafında “Geçmiş Şimdi Gelecek” adı altında kitaplaştırıldı ve Mayıs ayında basıldı. Bu öyküler yazarın acemiliğinde yazılan öyküler olduğunu kitabın tanıtım kısmında yer alıyor. İşin ilginç tarafı; yazarın bu öykülerini acemiliğin A’sındayken yazmışken nasıl oluyor da bu kadar yetkin, derin öyküler yazdığıdır. Daha o zamanda kalemin gücünü ortaya koyuyor ve “”Ben geliyorum, iyi metinleri okumaya hazır olun” diyor adeta. Hasan Ali Toptaş hiç acemilik yaşamamıştır aslında. O zamandan beri işçiliği, titizliği, dille hâkimiyeti kendini gösteriyor bu öykülerinde. Hasan Ali Toptaş’ın metinleri beni her zaman heyecanlandırmıştır. Çok kısa bir zaman içerisinde eserlerinin yarıdan fazlasını bittirdim. Bittirirken çok büyük bir zevkle arkama yaslanıp okuduğum metinlerin tadını çıkardım. Hangi kitabına başladıysam aynı zevk ve aynı heyecanla bitirdim. Hasan Ali Toptaş’ın “Geçmiş Şimdi Gelecek” kitabı üç ana başlıktan oluşuyor. Bu üç ana başlık da kendi bünyesinde çeşitli sayıda öyküler içeriyor. Bu üç ana başlık aslında zamanında ayrı ayrı basılmış ve şimdi tek kitapta birleştirildi. “Bir Gülüşün Kimliği”, “Yoklar Fısıltısı”, “Ölü Zaman Gezginleri” ana başlıklarında oluşuyor. İlk bölümdeki öyküler kendini çok rahat okutabiliyor. Çiğdem yürekli Reşat’ın umudu, Karıncalı Rüştü’nün hoşgörüsü ve bunların kendi içindeki yarayla savaşmaları sizi etkileyecek, duygulandıracaktır. Bu öykü kitabın genelinde hüzünlü, kasvetli, karamsar bir hava hâkim olsa da kahramanların içerinde barındırdığı umut ve Hasan Ali Toptaş’ın muhteşem benzetmeleri ve büyülü gerçekçilikle harmanlanmış cümleleri bu havayı dağıtıyor, size kurgunun sahiciliğini sorgulatıyor. İlk bölümde dönemin ekonomik sıkıntılarına göğüs gerenlerin ve iğneleyici bir üslup ile ta o zamanda saygıdan kusur olayları ve yaş uyumun getirdiği bir anlayışın iç içe girdiği öyküler size pek yabancı gelmeyecektir. Kitabın ilk bölümleri başta dediğim gibi kendini okutabiliyorken ikinci kısmı yani; “Yoklar Fısıltısı” için aynı şeyleri söyleyemem. Hasan Ali Toptaş yeri geldiğinde anlaşılmaz betimlemeler, benzetmeler ve bu benzetmelerin olduğu uzun cümleler yazdığını okuyanlar bilir. Burada yukarıda saydıklarımın hepsi var ama yazar burada dozunu fazla kaçırmış. Bu ikinci kısımda metin boğuluyor ve ilerlemiyor. İkinci bölümde geçen “Acıya Demir Atmak” öyküsü her insanı duygulandırıp sarsacaktır. Kurgu ve kendi içindeki bütünlük muhakkak yine takdire şayan ama aşırı benzetme ve metinin bir yerden sonra tıkanması bu başarıya gölge düşürebiliyor. Bu da kitabın eksik yanı… Son kısım olan -ayrıca bu kısım ödülü kısımdır- “Ölü Zaman Gezginleri” yine yazarın işçiliğine ve kelimeler üzerindeki hâkimiyetine güzel bir örnek olmuş. Hasan Ali Toptaş’tan sıra dışı cümleler ve betimleler bu kitapta da kendine yer bulmuş, bu bölüm ve ilk bölümdeki cümlelerin tadını almak için tekrar tekrar okuduğumu hatırlıyorum. Kitaptan çok sevdiğim birkaç cümleyi aşağıya yazıyorum. Son olarak yazarla ilgili bir haber verip yazıyı sonlandırıyorum; yazar “Heba ” kitabıyla FT/ Oppenheimer ödüllerinde ilk ona girmeyi başardı. Umarım güzel bir sonuçla neticelenir. “Gülüşlerimi daha çocukluğumda iğdiş ettiler(S.11)” “ Dikenli bir sessizliğin içinde hızla eksiliyordum (S.12)” “Akşamların tadını dikenleyen gereksiz sakalarınla girip oturuyorsun aynanın içine (S.12)” “Neremi daha fazla ısırıldığını anlamak için kulaklarımı her hücreme eşit oranda bölüştürdüm (s.19)” “Ölüm, enjektör burunlu doktordan sabah akşam dilenip durduğu sıcacık bir çorbaydı(s.24) ” “Aklımın kapılarını kapattım kokuya. (s.50)” “Zaman tek boyutlu yaşayanların aptallığı akıyordu ceket uçlarından. (s.68)” “…kulaklarımla izliyordum adım atışlarını, içime de sonsuz bir merdiven kuruyorum… (s.56)” (Doğan Yalçın)

--reklam--

Geçmiş Şimdi Gelecek PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Hasan Ali Toptaş - Geçmiş Şimdi Gelecek kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Geçmiş Şimdi Gelecek PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Hasan Ali Toptaş Kimdir?

Hasan Ali Toptaş, 1958 yılında Denizli’nin Çal ilçesinde doğdu. İlk öykü kitabı "Bir Gülüşün Kimliği" 1987’de, ikinci öykü kitabı "Yoklar Fısıltısı" 1990’da yayımlandı. "Ölü Zaman Gezginleri" adlı öykü dosyasıyla 1992 yılında Çankaya Belediyesi ile Damar edebiyat dergisinin düzenlediği yarışmada birincilik ödülü aldı. Aynı yıl "Sonsuzluğa Nokta" adlı yayımlanmamış romanıyla Kültür Bakanlığı’nın düzenlediği yarışmada mansiyon aldı ve Sonsuzluğa Nokta Kültür Bakanlığı tarafından yayımlandı. 1994’te "Gölgesizler" adlı yayımlanmamış romanıyla Yunus Nadi Roman Ödülü’nü, 2013'te ''Heba'' romanıyla Sedat Simavi Edebiyat Ödülü'nü 2016'da ''Kuşlar Yasına Gider'' Romanıyla Türkiye Yazarlar Birliği Roman Ödülü'nü aldı. "Bin Hüzünlü Haz" adlı romanı ise 1999 Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü’ne değer görüldü. Yazarın ayrıca "Yalnızlıklar" adlı şiirsel metinlerden oluşan bir kitabı, "Kayıp Hayaller Kitabı" adlı bir romanı, "Ben Bir Gürgen Dalıyım" adlı bir çocuk romanı vardır.

--reklam--

Hasan Ali Toptaş Kitapları - Eserleri

  • Harfler ve Notalar
  • Kayıp Hayaller Kitabı
  • Gölgesizler
  • Ben Bir Gürgen Dalıyım
  • Sonsuzluğa Nokta
  • Uykuların Doğusu
  • Yalnızlıklar
  • Bin Hüzünlü Haz
  • Ölü Zaman Gezginleri
  • Heba
  • Başlarken Yalnızsın, Bitirdiğinde Daha da Yalnız
  • Geçmiş Şimdi Gelecek
  • Kuşlar Yasına Gider
  • Bir Gülüşün Kimliği
  • Yoklar Fısıltısı
  • Gecenin Gecesi
  • Absürd Öyküler
  • Beni Kör Kuyularda

--reklam--

Hasan Ali Toptaş Alıntıları - Sözleri

  • "Hem konuşmaktan fenâ hâlde korkuyor, hem de hararetli bir şekilde hiç durmadan konuşuyormuş gibi susmuşlar." (Uykuların Doğusu)
  • ...bu akraba meselesi içinden çıkılmaz bir şeydir. Bazen için kopar dışın bağlı kalır mesela, bazen de için bağlı kalır ama dışın kopar. (Heba)
  • Ortalığı, kaybolan şeylerin varlığını hatırlatan derin bir sessizlik kapladı. (Kuşlar Yasına Gider)
  • "Sen diyorsun ki, kötüler gelip bize kötülük edinceye kadar iyidirler, başımızın üstünde yerleri vardır." (Beni Kör Kuyularda)
  • ''...içindeki öykünün içindesin,” (Ölü Zaman Gezginleri)
  • ...ağrısı sızısı gamı kasaveti olmayanlar uyudu.. içimden geçen şeyi izah etseydim şimdi.. (Beni Kör Kuyularda)

--reklam--

  • "Şu yeryüzünde kötüler bazen iyilerden daha iyi görünebiliyorlar Ziya Bey." (Heba)
  • Kendim giderim ben, herkes gibi! (Bir Gülüşün Kimliği)
  • "Şunu da unutma ki, yeryüzünde gecikmişliğin ilacı yoktur." (Gölgesizler)
  • İşte böyle her şeye benzeye benzeye tıpkı bir mıknatıs gibi her şeyin ruhunu ruhunda toplarmış da, zaman zaman hiçbir şeye benzemezmiş tabii. (Uykuların Doğusu)
  • Keşke insan istediği zaman başka bir yaratığa dönüşebilse... (Kayıp Hayaller Kitabı)
  • Kendimi herhangi bir yere ait hissetmiyorum. Ne bir şehre, ne bir ülkeye, ne de dünyaya. Yeryüzüne susmaya gelenler sınıfındanım. (Başlarken Yalnızsın, Bitirdiğinde Daha da Yalnız)
  • ''Kendimi herhangi bir yere ait hissetmiyorum. Ne bir şehre, ne bir ülkeye, ne de bir dünyaya. Yeryüzüne susmaya gelenler sınıfındayım.'' Hasan Ali Toptaş (Gölgesizler)

--reklam--

  • Kuralsızlığı örtmek için kurallardan daha kalın bir örtü bulamazsın. (Heba)
  • içim hüzünler evi. (Bir Gülüşün Kimliği)
  • "İçinde bulunduğum dünyanın çeşitli köşelerine, işarete benzemeyen çeşitli işaretler gönderen uzak ve esrarengiz bir dünyanın fotoğrafına bakar gibi bakıyordum." (Uykuların Doğusu)
  • Sesler azalıyordu artık içimde. (Bir Gülüşün Kimliği)
  • Yalnızlık alıp karşına kendini, öteki kendinlerle konuşmaktır. (Yalnızlıklar)
  • Bazı canlıları yara öldürmüyor, muhatapsız kalmak öldürüyor. (Kuşlar Yasına Gider)
  • "Bir insanı tanıyabilmenin hiç mi hiç mümkün olmadığını düşünüyorum." (Sonsuzluğa Nokta)