Kitap Künyesi
Yazar: Dmitry Glukhovsky
Çevirmen: Emre Alagöz
Orijinal Adı: Будущее
Yayın Evi: Panama Yayıncılık
İSBN: 9786052221938
Sayfa Sayısı: 640
--reklam--
Gelecek Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Geleceğin dünyasına hoş geldiniz. Yeni keşifler, insana sonsuz bir yaşam hediye etmiştir. Artık ölümler yoktur, yeni çocuklar doğmamakta, nüfus artışı önlenmektedir. Yaşayan her insan sonsuza dek sağlıklı, güzel ve genç kalacaktır.
Yasa oldukça katıdır; çocuk dünyaya getirmek isteyenler bunu devlete bildirmeli, ayrıca kadın veya erkekten biri ölümsüzlüğünden feragat etmelidir. Beklenildiği üzere yasaya direnenler çıkar ve pek çok insan, çocuğunu sisteme kayıt ettirmeden –bu sayede ölümsüzlüğünü de kaybetmeden– gizlice büyütür. Ne var ki gelecekte sır saklamak da mümkün değildir. Gereksiz nüfus artışının, geleceğin muhteşem dünyasını yok edemeyeceğini birilerinin garanti altına alması gerekmektedir. Birilerinin, insanların hayvani içgüdülerini unutmalarını ve ölümsüzlere yaraşır şekilde yaşamalarını sağlaması gerekmektedir. Bunu sağlayacak olan da “Ölümsüzler” ordusudur. Görevleri basittir: Kayıt dışı çocukları tespit etmek, onları yetiştirme yurduna göndermek ve anne ya da babadan hangisi gönüllü olursa ona yaşlanma serumunu enjekte etmek. Üstelik her çocuk, geleceğin “Ölümsüz” askeri olmak üzere yetiştirilecektir.
Onlardan biri, Jan Nachtigall, kayıt dışı bir çocuk olarak yetiştirme yurdunda büyümüş ve görevine sadık bir Ölümsüz olmuştur. Bir gün, bir teröristi yakalaması için görevlendirilir. Ne var ki işler hiç de Jan’ın beklediği gibi gitmeyecek, kendini devletin en üst kademelerine kadar ulaşan bir komplo ağının içinde bulacaktır. Ve artık mesele kişiseldir.
--reklam--
Gelecek Alıntıları - Sözleri
- İnsanlar, kendini kandırmanın verdiği konforlu alanın sınırlarını belirleyen bariyerlerin ötesine pek geçmezler.
- Sözüne güvenilecek biri varsa,o da gammazlayacağına yemin eden bir ispiyoncudur.
- Hiçbir şeyi değiştiremeyiz çünkü kendimizi değiştiremiyoruz.
- İşin ucundaki para o kadar büyük olacak ki,bununla baş edemeyeceğiz.Merdiven altı atölyelerde kendi plasebolarını hazırlayan tüm yasadışı farmakologlar ve diğer kimyagerler bu serseriler için satıcı olacak.Mafya onları koruyacak. Ve aşılanmış her bir birey onlara kölelik edecek çünkü aldıkları doz kadar yaşıyor olacaklar.
- Güzellik karanlığı sever, cazibe gölgelerde doğmuştur.
- Nefret korku için iyi bir panzehirdir.
- Nefret korku için iyi bir panzehirdir.
- Efuni değişkeni... Ne olduğunu hatırlıyor musun? Yirminci yüzyılda genomu deşifre ettiklerini düşündüler. Tüm harfleri okuyabiliyor ama sözcükleri okuyamıyorlardı. Sonra onları da okudular ve anlamını kavradıklarını sandılar. Ama sonradan anlaşıldı ki,yalnızca birinin değil,her hecenin ayrı ayrı anlamları vardı.Ve sözcükler birden fazla anlama sahipti. Aynı gen seni kısa bacaklı ve mutlu yaparken,bir başkası aynı anda cinsel enerjini ve gözlerinin rengini etkiliyordu ve Tanrı bilir daha başka neleri. Hala her şeyi çözebilmiş,tüm bu anlamları kavrayabilmiş değiliz. Elimize bir neşter aldık ve kese biçe ilerledik. Daha okumayı bile sökmeden... Ve genomun değiştirdiğimiz kısımları...Yaşlanmayı durdurmak için...Programı devre dışı bırakmak için... Eugene Efuni...Biyolog...Bu bölümün başka fonksiyonlarının da olduğu kanısına vardı.Onu öylece değiştirmemeliydik fakat...Ona kim inandı dersin? Hiç kimse ona inanmadı.
- Avrupa mahkemelerinin hümanizm odaklı olmasını falan geçin bir defa.
- "Şangay gribi virüsü,Xi-o ve Xi-f türü," diye patlıyor Beatrice."Kırk iki derece ateş,akciğer ödemi,kalp yetmezliği! Yarım saat içinde! Bilinen hiçbir çaresi yok!"
- "Ama artık sapiens insanı değiliz. Ultimus insanıyız."
- Bizi bekleyen şey, Jan, topyekûn bir çöküş. Tam ve mutlak bir çöküş... Ama daha da kötüsü "Artık hiç kimse bizden korkmayacak," diyorum. Başını sallıyor. " Çoğu insan üretmekten çekiniyor çünkü cezadan kaçış yok. Tereddüt edenler bir çıkış yolu olduğunu öğrenecek olurlarsa..."
- Ölüme ihtiyacımız var!Sonsuza kadar yaşamak bize göre değil!Böyle yaratıldık!Sonsuza kadar yaşamak için fazla aptalız.Fazla Egoist.Fazla kibirli.Sonu olmayan bir hayata hazır değiliz.Ölüme ihtiyacımız var Jacob. Ölmeden yaşayamıyoruz.
- Dünya sadece pislikler için gerçekten üç boyutludur.
--reklam--
Gelecek İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Son derece bunaltıcı, katastrofik bir ortamı tek bir kişinin, romanın baş karakterinin, beyin kıvrımlarının içinde geziniyormuşuz gibi keşfediyoruz. Tüm hikaye baş karakterin bakış açısıyla, onun yorumlarıyla, değerlendirmeleriyle ve psikolojisiyle ve elbette onun anlatımıyla bize ulaşıyor. Oldukça uzun ve detaylı anlatım onun beynine hapsolmuşuz gibi hissettirse de ters köşe yapan olaylar zinciri oldukça iyi işlenmiş ve merak uyandırıyor. Ortamın boğuculuğu ile başa çıkabilirseniz okumanızı tavsiye ederim ;) (Ebru Özalp)
Dikkat spoiler içerir. Son zamanlarda okuduğum en etkileyici romanlardan biri. Dünyada 2450li yıllar yaşanmaktadır ve artık insanlar ölümsüzdür. Sadece çocuk doğurmaya karar verenlere ölümlülük aşısı yapılmaktadır ve bu aşıyı yapan Falanj birlikleri, çocukken yetimhanede yetiştirilenlerdir. Jan da bunlardan biridir ve arkadaşları Al, Victor gibi isimlerle çalışmaktadır. Yaşam Partisi Jesus Rocamora en büyük düşmanlarıdır. Bir gün senatör Erich Schreirer Jan'ı çağırır ve ona bir görev verir. Rocamora ve sevgilisi Annalie'yi bulur. Annalie hamiledir ama nedense onları aşılamaz ve Jesus'un kaçmasına izin verir. Yaşlı insanların yaşadığı Barcelona'ya giderler Annalie ile. Bu arada yakınlaşırlar. Ancak Jesus'un yanına gider ve intikam almak için Jan da şehrin kapılarını Falanj birliklerine açar. Kahraman olmuştur ama aynı gün hayatının en kötü günü olur. Çünkü hem senatörün karısı ile ilişkiye girmiş, hem sevdiği kadın olan Annalie'den baba olacağını öğrenmiş hem de bu yüzden yetimhanedeki en büyük düşmanı 502 numara tarafından aşılanmıştır. Hapse giren Jan 7 ay içerisinde iyice yaşlanır. Çıktığında Annalie ile buluşur. İkiz çocuklarından kız olanı doğar ve erkek olanı annesi ile ölür. Daha önce çocuk bakmak zorunda olmayan Jan, yaşlılıktan kurtulmak için eskiden tutukladığı Beatrice adındaki bilim kadınını bulur. O da Jan'ı tedavi etmez. Çünkü herkesi ölümlü yapacak bir ilaç bulmuştur. Nefes yoluyla bile geçecek bu ilacı Han'a vermek ister. Jan ise Jesus'un yola çıktığını öğrenir ve kızını kurtarmak için hemen çıkar yola. En sonunda tüm hayatını öğrenir. Annesi Anna, Erich' in karısıdır ve Jesus tarafından hamile bırakılmıştır. Jesus yakalanır ve Erich Jan'a aşının etkisiz kalmasını sağlama sözü verir. Tek şartı kızını yetimhaneye bırakmasıdır. Acaba Jan bu teklifi kabul edecek midir? Bundan sonra neler olacaktır? Anna adını verdiği kızını yetimhaneye verecek midir? Yoksa başkan olmak isteyen Erich için başka planları mı vardır? Beatrice ne olmuştur? Soluksuz okunan bir roman. (Serdar Poirot)
--reklam--
Gelecek PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Dmitry Glukhovsky - Gelecek kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Gelecek PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Dmitry Glukhovsky Kimdir?
Glukhovsky, Kudüs’teki Hebrew Üniversitesi’nde Gazetecilik ve Uluslar arası ilişkiler okudu. Genç yaşına rağmen oldukça etkileyici bir gazetecilik kariyerine sahip olan Glukhovsky, Fransız Euro News TV, Moskova’daki Russia Today TV ve Mayak Radyosu için çalıştı. Deutsche Welle Radyo, Sky News ve İsrail’in ulusal radyo kanalında muhabir olarak görev yaptı.
Gazeteci olarak Fas’tan Guatemala’ya, İzlanda’dan Japonya’ya kadar neredeyse bütün dünyayı dolaşan Glukhovsky, Çernobil faciası sırasında bozulan nükleer reaktörü filme almak için bölgedeydi. Baykonur’da Rus roketlerinin ateşlenmesini izledi. Kiryat-Shmona bölgesinde, İsrail ve Hizbullah arasındaki ilişkileri ateş hattından tüm dünyaya aktardı. Ayrıca Glukhovsky, “Kuzey Kutbu’ndan canlı yayın yapan ilk gazeteci” olma unvanını da taşımaktadır.
Glukhovsky, anadili Rusça’ya ek olarak İngilizce, Fransızca, Almanca, İbranice ve İspanyolca da bilmektedir. Bugün Moskova’da yaşayan yazar, “Metro 2033” kitabı ile 2007 yılında, Kopenhag EuroCon yarışmasında, Avrupa Bilim Kurgu Topluluğu (the Eurepean Science Fiction Society) tarafından Teşvik Ödülü’ne layık görüldü.
Metro 2033 kitabı, fazla talep üzerine 25 farklı dile çevrildi. Kitabı sadece Rusya’da 1 milyon kişi okudu. Geçen yıl piyasaya çıkan “Metro 2034” isimli kitabın Rusça dışındaki dillere çevrilmesi beklenmektedir. Ayrıca Metro 2033 kitabından uyarlama aynı adlı bir video oyunu da bulunmaktadır.
--reklam--
Dmitry Glukhovsky Kitapları - Eserleri
- Metro 2033
- Metro 2034
- Metro 2035
- Sumerkı Alacakaranlık
- Gelecek
- Metro Triloji
- Mesaj
--reklam--
Dmitry Glukhovsky Alıntıları - Sözleri
- Samimi davranırlar ve empati kurarlar ama insanı sırtından vurmazlar mıydı? (Mesaj)
- Bu, yarını olmayan bir dünya. Hayaller, planlar, umutlar... Bunlara burada artık yer yok. Duygular yerini içgüdülere bırakmış; en önemli içgüdü ise hayatta kalma arzusu. Ne pahasına olursa olsun hayatta kalmak (Metro 2034)
- "Bak genç adam, bilgi ışıktır ve cehalet de karanlık." (Metro 2033)
- İnsanlar, kendini kandırmanın verdiği konforlu alanın sınırlarını belirleyen bariyerlerin ötesine pek geçmezler. (Gelecek)
- Bazı ölüler, hayattakilerden daha dinçtir. (Metro 2035)
- "SAGLAM KAFA SAGLAM VÜCUTTA BULUNUR!" (Metro 2035)
- Kaybettiklerimizin hatıralarının unutulmayacağını düşünüyordu. Çünkü dünyamız diğer insanların yaptıklarıyla ve düşünceleriyle, fikirleriyle oluşmuştu, tıpkı her birimizin binlerce yıl önce yaşamış atalarından miras aldığı sayısız mozaiklerden meydana geldiği gibi. (Metro Triloji)
- "EL CONOCIMIENTO ES UNA CONDENA" (Sumerkı Alacakaranlık)
- "Kim bir ömür boyu karanlığa bakacak kadar cesur ve kararlıysa, ilk umut ışığını o fark edecektir." (Metro 2033)
- İşin ucundaki para o kadar büyük olacak ki,bununla baş edemeyeceğiz.Merdiven altı atölyelerde kendi plasebolarını hazırlayan tüm yasadışı farmakologlar ve diğer kimyagerler bu serseriler için satıcı olacak.Mafya onları koruyacak. Ve aşılanmış her bir birey onlara kölelik edecek çünkü aldıkları doz kadar yaşıyor olacaklar. (Gelecek)
- Hayatında hiç yıldız görmemiş bir insan, sonsuzluk nedir hayal edebilir miydi? (Metro 2033)
- Yaşlılıkta, bugünden çok düne aitiz. .... Bu insanlar genelde yeni hayatlarını kabullenmez, şimdiki zamanı huysuz bir şekilde iterler çünkü geçmişlerinin mutlu suluboya tablolarına karışmaktadırlar. Titanikleri neredeyse dibe batmıştır ama onu henüz terk etmek istemezler. Paslanmış dümenin başında, kendilerini zorlayarak geriye, uzaklara bakarlar. (Sumerkı Alacakaranlık)
- Artık önünde gelecek diye bir şey yoktu, bu yüzden onun için önemli olan geçmişti ve kimse onu elinden alamazdı. (Metro Triloji)
- "Kimse geleceğin ne getireceğini bilemez" (Metro 2034)
- Sözüne güvenilecek biri varsa,o da gammazlayacağına yemin eden bir ispiyoncudur. (Gelecek)
- “Kim bir ömür boyu karanlığa bakacak kadar cesur ve kararlıysa, ilk umut ışığını o fark edecektir.” (Metro 2033)
- Günler birbirine benzerse o zaman öyle çabuk geçiyor ki, hayatının son günü sanki korkunç bir hızla yaklaşıyormuş gibi geliyor insana. (Metro Triloji)
- Bir rejimi öldürmek mümkündür, imparatorluklar yaşlanır ve yok olurlar,fikirler ise veba mikrobu gibidir. Cesetlerde kuruyup kalırlar. Böylece 5 asır boyunca rahatça varlıklarını sürdürürler. Sonra birileri bir yerlerde tünel kazmaya kalkar ve vebalıların mezarlığına rastlar. Eski kemiklere dokunur...Artık hangi dili konuştuğu veya neye inandığı değildir önemli olan. Mikrop için hepsi birdir... (Metro 2035)
- "Asıl delilik, bütün yeryüzünü kendine köle yapmayı istemek değil mi ya da doğayı arabaların kölesi yapıp onu acılar içinde bırakmak delilik değil de nedir? Kendine ve benzerlerine duyulan nefret yüzünden doğayla hesaplaşmak... Asıl delilik, çılgınlık bu değil mi?" (Metro 2033)
- Herkes bir şeylerden korkuyor ama neden korktuğunu kimse bilmiyor... (Metro 2033)
Yorumlar
0 yorum