Kitap Künyesi

Yazar: Şule Yüksel Şenler

Yayın Evi: Timaş Yayınları

İSBN: 9789753620376

Sayfa Sayısı: 120

Hidayet Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Bir neslin elinden düşürmediği bu kitap, ilk günkü kadar taze ve ilk günkü kadar etkileyici. İslam ve imandan uzak Müslüman ailelerin çocuklarının yeniden kendi özlerine dönüşünün hazin ve ibretli öyküsü... Kırık kalpler, buruk duygular, yeni bir dünyaya umutla uyananlar ve huzura susamışların panaroması... Şule Yüksel Şenler′in kaleminden hisli düşünce damlaları...

Hidayet Alıntıları - Sözleri

  • "Açık yerleri kapalı yerlerinden daha çok, satılık bir mal, bir eşya gibi, âdeta bir et panayırındaymışçasına..."
  • Yetiştirdiği, etkilediği, hayatını değiştirdiği, yol gösterdiği insanlar bugün devleti yönetiyor.
  • Sen ey Müslüman Kadın!.. Sen, yüzünü, gözleğini, dudaklağını böyle boyuyoğ, başöğtü takmıyoğ, mini etek giyiyoğ, çıplak geziyoğ... Tuuu!.. Sana lâzım cehennem!..
  • Hidâyet, Cenab-ı Hakk'ın seçkin kullarına sunduğu gül kokulu bir şerbettir.
  • Ve namuslarını bozuk para gibi harcamaktan zerre miktar fütur etmeyen yüzlerce, binlerce, Müslüman Türk (!) Kızları!..
  • "Özgürlük, ilâhî kanuna uymaktır."
  • Bir gün, sabah bulaşığını yıkıyordum. 5 yaşındaki küçük kızımın elinde bu üç fotoğraf, yüzü şaşkın ve gördüğüne inanamıyormuş gibi, yanıma yaklaştığını görünce kalbim çarpmaya başladı. Kızım bir müddet yüzüme baktı, sonra kırık bir sesle: "Anne, bu resimlerde ne kadar çıplaksın... bacakların, kolların, saçların hep görünüyor. Sen o zaman Allah'ı tanımıyor muydun, ondan korkmuyor muydun? Neden anne, neden bu kadar çıplaktın? Saçlarımızı, kollarımızı, bacaklarımızı erkeklere göstermenin günah olduğunu bana anlatıyorsun. Peki sen niçin erkeklerin yanında öyle çıplak durdun?"
  • Mecburiyetler, birçok hayirlarin doğumuna vesiledir...
  • Sen, karanlık gecelerin koyu zulmetlerinden, nurlu sabahların iç açıcı aydınlığına çıkmış gerçek bir bahtiyar, fırtınalı bir denizin, korkunç dalgaları arasında çırpınırken, kurtarıcı bir can simidi olan İslâmiyet'e yapışıp selâmet sahiline kavuşan şanslı ve mes'ut bir insansın Jette...
  • "Hidayet, Cenab-ı Hakkın seçkin kullarına sunduğu gül kokulu bir şerbettir."
  • Zira emsalsiz güzelliklere sahip bu müstesna şehrin insanları gariptir ki, sahip bulundukları hadsiz nimetleri hakikat gözü ile görmemekte ve içinde oldukları bahtiyarlığın büyüklüğünden dahi habersiz yaşamaktalar.

Hidayet İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Kitap sonradan müslüman olan kişilerin başkalarının hayatlarına nasıl dokunduklarını ve bir şekilde onlarında (gerçek) müslümanlıkla tanışmaya vesile oluşlarını anlatıyor. Şule hanım kendi hayatından da ara ara söz ediyor bu kitap da. (Fadime Yıldırım)

Hidâyet, Cenâb-ı Hakk’ın seçkin kullarına sunduğu gül kokulu bir şerbettir. Bir lûtf-ı İlâhi, bir lûtf-i Rahmânî’dir. Her kula müyesser olmayan bir saadet yoludur. Şûle Yüksel Şenler’i tanımaya ilk “Huzur Sokağı” kitabı ile başlamıştım. O zaman sevmiştim ben bu kadını. Şimdi de bu kitabı nasip oldu, çok şükür. Hisse alabilene ne mutlu. Hidâyet kitabı Demir perde ülkesinde dünyaya gelen, ana babasının türlü işkencelerine ve ülke rejiminin de despotluğuna rağmen gencecik yaşında verdiği cesur bir kararla Müslüman olmuş kızın, Maria’dan Cemile’ye dönüşmesinin hikayesi. Barbara, Maria, Crean ilken; Cemile, Salime olmayı seçmiş ve İslamiyetle müşerref olan kızları konu alan bir başyapıt.Hristiyan olup Müslümanlığı seçen bu kızların namaza, ezana ve dinin kendisine gösterdikleri saygıyı ve tutkuyu okuduğunuzda “Ben nasıl doğuştan müslümanım? diyorsunuz. O kadar basite alıyoruz çünkü. Bence kitabı okuyan kişinin öncelikli olarak kendine “Ben gerçek bir müslüman mıyım?” diye sorması gerek. Sorgulaması gerek çünkü. Hafife aldığı namazıyla, doğru dürüst beceremediği ve anlamını yitirdiği tesettürüyle ve daha nice hatalarıyla nasıl gerçek Müslüman olunur ki? Kitabı beğendim desem az olur. Bayıldım. Bir o kadar da utandım tabii... Hadi size iyi muhasebeler, nefsinizle... (Ayşe Şahin)

Müslümanlığı anadan babadan değilde kuranı Kerimden öğrenen İslamın mücahide kadınlarını anlatan, onların İslamı nasıl kabul ettiklerini, İslam karşıtı insanlara karşı tutumlarını anne ve babasının ve ülke rejiminin sertliğine rağmen gencecik yaşında verdiği kararla müslüman olan Mariadan Cemileye dönüşen mücahide kızlarımızın anlatıldığı hikâyelerden oluşmaktadır. Kitabı tavsiye ediyorum. Şule Yükselin kalemiyle keşke yasadıgında tanışsaydım ama nasip bugünlereymiş. Bence biz böyle güzel ahlakı, bizlere doğru yolu göstermede can atan büyüklerimiz olduğu için çok şanslıyız Allah onlardan razı olur inşallah (Münevver)

Kitabın Yazarı Şule Yüksel Şenler Kimdir?

1960lı yıllarda gazete yazıları ve konferanslarla ün kazanmıştır.rnrnAslen Kıbrıslıdır. Küçükken ailesiyle birlikte İstanbula göç etti. Öğrenimini ortaokul ikinci sınıfta bıraktı.Bir terzinin yanında çalışmaya başladı. O bunun ileride kendi başörtüsü modelini yaratmasına yol açtı. 21 yaşında gazetecilik yapmaya başladı. 1965te görüntüsü ile düşüncelerinin uymadığını düşünerek tesettüre girdi. Yeni İstiklal Gazetesi’ndeki yazıları nedeniyle hakkında davalar açıldı. Anadoluyu dolaşarak verdiği konferanslarla tartışmalar başlatmıştır. Onu taklit eden genç kızların başlarını aynı şekilde örtmeleriyle bu tarz örtü şulebaşı olarak anılmaya başlandı. Cevdet Sunaya yazdığı bir mektup yüzünden cumhurbaşkanına hakaretten tutuklandı, sekiz ay cezaevinde kaldı.rnrnHür Söz, Yeni İstiklal, Babıalide Sabah gazetelerinde kadın sayfası yaptı. Bugün gazetesinde 1967-71de köşeyazarı idi. Seher Vakti dergisi başyazarı oldu. 1971de hapis yattı. 1980den sonra Zaman ve Milli Gazetede yazdı.rnrnHuzur Sokağı adlı romanı filme alındı. Yücel Çakmaklının yönettiği Birleşen Yollar adlı filmin başrollerinde İzzet Günay ve Türkan Şoray oynadı.

28 ağustos 2019 tarihinde İstanbul'da vefat etmiştir

Şule Yüksel Şenler Kitapları - Eserleri

  • Huzur Sokağı
  • Hidayet
  • Bize Ne Oldu
  • Kadın ve Evlilik
  • Gençliğin Izdırabı
  • Uygarlığın Gözyaşları

  • Kız ve Çiçek
  • İslam'da ve Günümüzde Kadın
  • Her Şey İslam İçin

Şule Yüksel Şenler Alıntıları - Sözleri

  • Ey Müslüman Türk kadını! Düşün ve bil ki: Senin dirilişin, topyekûn milletinin dirilişi ve düşmanlarının sonu olacaktır. Bizi sevince, düşmanını hüsrana garketmek istiyorsan, silkin ve uyan! (Kadın ve Evlilik)
  • "Ey kendini insan bilen insan! Kendini oku." (Huzur Sokağı)
  • Sen ey Müslüman Kadın!.. Sen, yüzünü, gözleğini, dudaklağını böyle boyuyoğ, başöğtü takmıyoğ, mini etek giyiyoğ, çıplak geziyoğ... Tuuu!.. Sana lâzım cehennem!.. (Hidayet)
  • Büyüklerinin geleneksel yaşantı ve fikirlerine değil, İslâm'ın özünde mündemiç olan sağlam düsturlara göre hayatını tanzim etmelisin. (Kız ve Çiçek)
  • "Sahipsiz olan gençliğin mahvolması haktır, Sen sahip olursan, bu gençlik, mahvolmayacaktır." Mehmet Âkif (Gençliğin Izdırabı)
  • "Hidayet, Cenab-ı Hakkın seçkin kullarına sunduğu gül kokulu bir şerbettir." (Hidayet)

  • Ve hissediyorsunuz. Evet ta derinden derine.. (Bize Ne Oldu)
  • Beyinleri türlü "İZM" lerle, köksüz felsefelerle şartlandırılmış inançsız, başıboş, gayesiz genc kardeşim! Gel, sen de inanmanın lezzetini tadan bu iman, ahlak ve fazilet timsali genç kardeşlerinin saflarına katıl ve içindeki devamlö huzursuzluktan, mânevi boşluktan, sonu gelmez buhran ve ızdırablardan kurtul artık. (Kız ve Çiçek)
  • Zira Müslüman, İslâm'ı yalnız kâl ile (yâni söz ile) değil, ancak hâl ile de yaşadığı takdirde alnının akıyla "Müslümanım!" demeye hak kazanacak ve işte ancak o zaman gerçek saadet ve huzura nail olabilecektir. (Kadın ve Evlilik)
  • Adamlar, Avrupa gibi bir yerde sırf kadınlar, erkeklerle temas etmesin, kadınlar, kendi hemcinsleri ile daha rahat konuşup hareket ediyorlar, şeklindeki muhafazakar bir düşünceyle koskoca bir kadın müessesesi meydana getirirler de, biz, aynı zamanda dinimizin icabettirdiği bu şekli, halkımın yüzde doksan dokuzunu Müslümanların teşkil ettiği memleketimizde niçin daha esaslı bir şekilde ele almaktan bu derece içtinab ederiz, bilinmez ... (Kadın ve Evlilik)
  • "Özgürlük, ilâhî kanuna uymaktır." (Hidayet)
  • Evet, istiklal, Hakk'a tapan bir milletin elbette hakkıydı... Lakin o milletin kaderini elinde bulunduran kimseler , Hak yerine Haksızlığa taparlarsa, o millet için istiklal gülünç bir hayal değil miydi? (Huzur Sokağı)
  • Ne gurbettir çöken İslam'a, İslam'ın diyarında? (Huzur Sokağı)

  • Peygamberimiz(s.a.v): "Kim bir topluluğa ken­dini benzetirse, onlardan olur." Buyurmuştur. (Bize Ne Oldu)
  • Yetiştirdiği, etkilediği, hayatını değiştirdiği, yol gösterdiği insanlar bugün devleti yönetiyor. (Hidayet)
  • Bir insanın gafletten uyanıp hakikatleri görmesini ve giyimini, yaşayışını o İlâhî hakikatlere göre değiştirmesini istemek, en güzel bir istek olmakla beraber, gafletteki bir insan için de maalesef yerine getirilmesi en güç, en zor bir istektir. Zira, bâhusus câzibedar fitnenin alabildiğine yayıldığı şu dehşetli zamanda, gafletten hakikate dönüş, her insan için zannedildiği kadar kolay olmamaktadır... Bu bir sabır, anlayış ve şefkat işidir ki, bunların aksi olan şiddet hareketleri ekseriyetle menfi neticeler vermektedir. (Kadın ve Evlilik)
  • Onlanın prensibi hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamak, bizim prensibimiz ise; yarın ölecekmişiz gibi, tedbirli ve temkinli bir şekilde hiç kimseden fütur getirmeksizin Allah'ın emirlerine sımsıka sarılmaktır. (Kadın ve Evlilik)
  • Devir değişti diyorlar.Değişen devir değil, değişen insanlardır. (Bize Ne Oldu)
  • “Sorarım sana Feyza , Allah’ın emirlerini yerine getirmeyen , bu yüce emirlere karşı gelen bir kalp nasıl temiz olabilir ?” (Huzur Sokağı)
  • Selam, müminleri gafillerden ayıran, birbirlerine sevgi ve muhabbet bağlarıyla bağlayan ve kardeşlik hislerini kuvvetlendiren müslümanların bir nevi alamet-i farikalarıdır. Selam, müslümanı benlik, gurur ve beşeri kusurlardan münezzeh kılmaya yarayan bir vasıta olduğu gibi, mütevazı, halim selim, terbiyeli iyi ahlaklı olmaya teşvik eden bir vâsıtadır da. Bunların yanında selamın faidelerinden biri de, yine beşeriyyet icabı müslümanlar arasındaki dargınlık ve kırgınlıkları yok edip ,onları birlik, beraberlik ve kardeşliğe meylettirmesi ve aralarında hiç bozulmayacak, sarsılmayacak ilahi bir râbıtaya sevketmesidir. Bu rabıtanın bize bahşedeceği ilâhi neş'e sonsuzdur.. Müslümanlar bu rabıta ile Kevser pınarlarından, billur kadehlerini dolduracak ve tek bir can gibi yek vücud olarak birbirlerine sarılacaklardır. Ne ilahi bir zevk, ne doyulmaz bir neş'e... Artık önümüze dağlar cesametinde düşmanlarda gelse, bu yekvücud kitle parçalanmaz, bölünmez. Çelikten bir sur gibi düşmana meydan okur. "Birbirinizi kardeşçe sevin" ve "Aranızda selâmı yayınız!" müslüman kardeşlerim! Allah'ın selâmı ve rahmeti üzerinize olsun!. (Uygarlığın Gözyaşları)