Kitap Künyesi

Yazar: Hüseyin Rahmi Gürpınar

Yayın Evi: Bilge Kültür Sanat

İSBN: 9786059521277

Sayfa Sayısı: 208

--reklam--

Mezarından Kalkan Şehit Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Mezarından Kalkan Şehit, çok karışık olayların yaşandığı romanlardan biridir. Şevki Bey cin ve periye inanmayan materyalist biridir. Arkadaşı Kadri Bey’in daveti üzerine Kartal ile Soğanlık arasındaki çiftliğe gider. Herkesin Cinli Köşk dediği yer ve orada yaşananlar ilgisini çeker. Çok iyi piyano çalan, güzel sesiyle şarkılar söyleyen Şahika Hanım’la tanışan Şevki Bey sürpriz bir şekilde onunla evlenir.

Sarıkamış Harekâtı’nda şehit düşen Şevket, cuma geceleri büyük anneyi ziyaret etmektedir. Şevket’in hatıra defterinde Sarıkamış savaşıyla ilgili anlattıkları oldukça etkileyici bir üsluba sahiptir. Sık sık inançsızlığını dile getiren Şevki Bey, hayaletin peşine düşerek olaylardaki sırrı meydana çıkarmaya çalışır. Şehit olduğu resmî belgelere dayanan Şevket annesini nasıl ziyaret etmektedir? Bu büyük sır, ancak romanın sonlarına doğru ortaya çıkar.

Mezarından Kalkan Şehit, Hüseyin Rahmi’nin polisiye özellikler taşıyan ve fantastik unsurlarla dolu, materyalizmin ruhçuluğa üstünlüğünü savunduğu bir romanıdır.

--reklam--

Mezarından Kalkan Şehit Alıntıları - Sözleri

  • Yüzünde uykusuz geçen bir balo gecesinden dönenlere benzer bir yorgunluk var. Medeniyetin kanları irine tahvil eden sol- gunluğuyla bitapsın. Elbisen mostralık mankenlerinki gibi dimdik ütülü… Şapkandan ayakkabına kadar bütün renklerde uzun uzadı- ya tetkiklerle uğraşılmış bir hüsn-i intihab ahengi var. Lakin bu intizam sırf şekli, sathı, bu kıyafetin altına gizlediğin cismin bozuk.
  • "Aklımızın almayacağı şeyleri kesinlikle redde kalkışmamalıyız.."
  • Cenabıhak insana ayağı yürümek için vermiş. Balıklar, kuşlar kanatlarıyla seyrederler. Kara hayvanları dört ayaklarıyla gezerler. Yürümek için bir hayvanın di- ğer bir hayvana bindiği yahut başka türlü bir seyr ü sefer vasıtası ihtira ettiği84 görülmüş, işitilmiş şeylerden değildir. Son senelerde tedavi ve rejim usulleri ne kadar değişirse değişsin doktorlar daima günde birkaç saat yürümek tavsiye ediyorlar…
  • Ben mi? Vallahi ne yaptığımı ben de bilmiyorum. Şehir ha- yatından, her gün bir türlüsünü gördüğüm ahlaksızlıklardan bıktım. Maddi, manevi birçok fenalıklarla işbaa geldim. Serseri dolaşı- yorum. Cismimi, ruhumu tasfiye edecek, zihnimi dinlendirecek bir inzivagâh arıyorum…
  • "Sen ki yarının hayali olmaya mahkum, bugünün fani hakikatisin.."
  • "Şehit ne vakitleri geliyor?" "Gece yarısından sonra." "Şehit düştüğü asker urbasıyla." Saf adam o kadar itminanla söylüyordu ki iddia ettiği kanaatin yalnız dilinde değil,kalbinde de kuvvetli bir imanla titrediğini hissediyordum. Bu ihtiyar köylü ,yalan söylemiyordu. Fakat şüphesiz o aldanmıştı. Ben ,münevver bir şehirli, o kadar kolay aldanamazdım. Köylü nasıl aldanmış,aldatılmıştı? Ne yolda bir vaka karşısında kalıp da garabeti geçemeyecek böyle yanlış bir zehaba kapılmıştı?
  • Gözlerimizin önüne serilen bu son gerçeklerin arasında hayallere yer var mı ?
  • Mesut bir adam olmak istedim. Bütün âlem de bu arzudadır ama mutluluğun kapısı nerededir. Bilen yok.
  • Daima tabiatın zıddına düşünen insanlar isterler ki dünyada her şey uğur olsun. Lakin uğursuzluk olmadan uğurun varlığını düşünmek mümkün müdür? Bu âlemde saadetler, felaketler daima birbirine karşıttır. Birinin büsbütün yok olmasıyla diğerinin aralıksız devamlılık sağlaması mümkün değildir. Ölüm doğal bir iştir. Her yaşta her ferde gelebilir ve bütün yaşayanlar için kaçınılmaz sondur. Bazı durumlarda ölümü doğuran sebeplerin bir süre için tehirleri, değiştirilmeleri mümkündür. Lakin bunu sırf uğurda, uğursuzlukta aramak hatadır.
  • İnsan pek yükseklere tırmanmamalı ki düştüğü vakit bin parça olmasın.
  • Uygarlığın, kanları irine çeviren solgunluğuyla bitkinsin.
  • Sen ki yarının hayali olmaya mahkum, bugünün fani hakikatisin.
  • İnsan pek yükseklere tırmanmamalı ki düştüğü vakit bin parça olmasın.
  • İnsanlar ne çekerlerse saflıklarının belasını çekerler.
  • İstanbul’un sinemalarından, cazbantlarından, sokakları, barları dolduran kolları bacakları açık karılarından bıktım. Hanımların, madamların, matmazellerin bu açık organları paşasından, beyinden hamalına kadar bütün erkek gözlerini doyurdu.

--reklam--

Mezarından Kalkan Şehit İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Hüseyin Rahmi Gürpınar yine beni büyüledi bir kitabıyla daha Yazarın kitapları konuları değişiyor ama bende bıraktığı etkileri değişmiyor. Yine muhteşem bir bilmece gizem yine batıl inançlar ve yine akıllı bir adamın olayın gerçek yüzünü ortaya çıkarması. Kitapta şehit olan ama hala akrabasının evini ziyaret ettiği söylenen bir şehitin esrarı çözülüyor. Müthiş bir gizem biraz korkunun üzerine giderek bu gizem çözülüyor okurken çok eğlendim. Hüseyin Rahmi Gürpınarı seviyorsanız bu kitabını okuduktan sonra daha çok seveceksiniz. (Yalnız Adam)

Sarıkamış harekatında şehit düşen evin büyük oğlu, cuma geceleri torununu kaybetmenin üzüntüsü ile aklını yitirmiş olan büyük anneyi ziyaret etmektedir.üstelik bu ziyaretin başka tanıklarından vardır. Peri masallarına inanmayan maddiyundan olan şevki, bu hikayenin aslını öğrenmek için araştırmalara başlar. Olaylar bir bilmeceyi andırır şekilde güzel kurgulanmış. Son derece akıcı elinizden birakamayacaksiniz eminim. Kitabın ikinci kisminda ise, mektup biraz roman havasında verilmiş yaklaşık 30 sayfa o da oldukça hoştu. Gelin kaynana kavgalarını konu edinmiş. (Şevket Erciyas)

Mezarından Kalkan Şehit: Sarıkamış'ta şehit düşen Şevket, ailesinin yaşadığı yere bazı geceler nasıl gelebiliyordu? Sadece büyükannenin gördüğü o görüntü, düş mü yoksa gerçek mi idi? Ailenin diğer fertleri de, şehit Şevket'in bu eşkalini gördüklerinde ne hissettiler? Evin köpeği de, bu düş mü gerçek mi arasındaki görüntü karşısında nasıl bir tepki verdi? Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın Mezarından Kalkan Şehit adlı romanı, bir görüntü etrafında dönen, lakin, düş mü gerçek mi olduğu konusunda tartışmaların yoğun bir şekilde yaşandığı kitap olarak karşımızda. Bu kitap ilk kez 1929 yılında yayımlanır. Şehrin debdebesinden ve müzmin bekarlığından sıkılan Şevki, bir gün köprüde (Galata Köprüsü) uzun zamandır görmediği arkadaşı Kadri'ye rastlar. Eski günlerin yad edilmesi, felsefi tartışmalar sonunda Kadri, Şevki'yi şehrin sayfiye kısmında olan Kartal'daki köşküne davet eder… İnanç, inançsızlık, ruh, madde, cin, peri, efsunlanmak, cinlenmek, yaşam, ölüm, mezarlık, ruhun bedenlenmesi, uğursuzluk kelimelerinin yoğunluğuyla iç içe geçen bir anlatım. Anlatılan hikaye bizden olduğu için merak uyandırıyor. Bu coğrafya insanının genlerinde yoğun bir şekilde var olan bazı kavramlar bu hikaye içinde birleştiriliyor. Her şeye maddeci anlayışla bakan birisi ile ruhani olaylar karşısında daha hassas olanlar kişilerin; cin, peri gibi olayları yorumlayışıyla birlikte iki zıt kutbun bakış açısını da gösteriyor. Sarıkamış'ta şehit düşen Şevki'nin anı defterinden, Enver Paşa hakkında sert, nobran ve fütursuz cümleleri de okuyoruz. Şevki, Sarıkamış'ta nasıl şehit düşüldüğünü de Enver Paşa'ya saydırarak anlatıyor. Hüseyin Rahmi Gürpınar'dan daha önce kitap okumuşsanız büyük olasılıkla bu kitapta da aynı lezzeti alabilirsiniz. Çok uzun süre sonra ilk kez not tutmadan sadece okudum. Önümde defter, kalem olmadan romana kendimi kaptırdım ki, 'du bakalım n'olcak' mantığıyla gittikçe gittim. Heyecan ve merak güzel ilerliyor. Okurken şunu hissettim: Yazar bu kitabı 1926 yılında yazmış ve 1929 yılında yayımlatmış. Büyük ihtimalle (emin değilim), tefrika halinde yayımlandıktan sonra kitaplaşmış olabilir. Çünkü tam tefrikalık bir kitap. Kendimi bir ara o devirde yeni tefrikayı bekler buldum ya da bir zamanlar radyoda 'arkası yarın'ları dinler gibi hissettim. Okuduğum kitap Bilge Kültür Sanat, Mayıs 2017 basımlı ve Osman Sevim tarafından sadeleştirilmiş. H.R. Gürpınar'ın kitapları iyi sadeleştiren kişilerin elinden okunursa (Osman Sevim, Kemal Bek gibi) o zaman keyif alınır. H. Rahmi Gürpınar sevdalısı kitap_nar hanımın tavsiyesiyle okudum (biraz geç olsa da ). Ona da ayrıca teşekkür ederim. Onun incelemesine de buradan kitap/mezarindan-kalkan-sehit-mutallaka--119758 bakılabilir. Bu kitabı 4 - 6 Mayıs 2021 tarihleri arasında okudum. Bu yazı 7 Mayıs 2021 tarihinde1000Kitap sitesine eklendi. Tavsiye ederim. (S. Ali)

--reklam--

Mezarından Kalkan Şehit PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Hüseyin Rahmi Gürpınar - Mezarından Kalkan Şehit kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Mezarından Kalkan Şehit PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Hüseyin Rahmi Gürpınar Kimdir?

17 Ağustos 1864 tarihinde İstanbul'da doğdu. Hünkâr yaveri Mehmet Sait Paşa'nın oğlu olan Hüseyin Rahmi, üç yaşında iken annesinin ölümü üzerine, Girit'te bulunan babasının yanına gönderildi. İlkokula başladı ancak babasının evlenmesi üzerine altı yaşında tekrar İstanbul'a anneannesinin yanına gönderildi ve eğitimine burada devam etti. Yakubağa Mektebi, Mahmudiye Rüşdiyesi ve idadide okuyan Hüseyin Rahmi, tarihçi Abdurrahman Şeref Bey'in himayesiyle Mekteb-i Mülkiye'ye girdi (1878). Okulun ikinci sınıfında iken ciddi bir hastalık geçiren Hüseyin Rahmi buradaki öğrenimini yarıda bıraktı (1880). Kısa bir süre, Adliye Nezareti Ceza Kalemi'nde memur, Ticaret Mahkemesi'nde Azâ Mülazımı olarak çalışan Hüseyin Rahmi hayatını kalemiyle kazanmaya çalıştı.

1887'de Tercüman-ı Hakikat gazetesinde yazmaya başlayan Hüseyin Rahmi, ardından İkdam ve Sabah gazetelerinde mütercim ve muharrir olarak çalıştı. II. Meşrutiyet döneminde 37 sayı süren Boşboğaz ve Güllâbi adlı bir gazete çıkardı. İbrahim Hilmi Bey ile birlikte çıkardığı Millet gazetesi de uzun ömürlü olmadı. 1925-1927 yılları arasında yayımlanan Türk Kadın Yolu adlı derginin yazarları arasındaydı. Sonraki çalışmalarını İkdam, Söz, Zaman, Vakit, Son Posta, Milliyet ve Cumhuriyet gazetelerine neşretti. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 5. ve 6. dönemlerde Kütahya milletvekili olan Hüseyin Rahmi, ömrünün son otuz bir yılını geçirdiği Heybeliada'daki köşkünde 8 Mart 1944 tarihinde öldü ve oradaki Abbas Paşa Mezarlığı'na defnedildi.

Edebiyat hayatı

Hüseyin Rahmi Gürpınar; İstanbul halkının toplumsal, töresel yaşantılarını, aile geçimsizliklerini, batıl inançlarını, yaşadığı çağdaki Türk toplumunun geçirmekte olduğu krizleri hümuristik bir mizah dehasıyla anlatır. Servet-i Fünûncuların yaşıtı olduğu halde, ayrı bir sanat görüşünü sürdürür. Romanlarındaki kahramanların çoğu 19. yy sonu İstanbul'un canlı, renkli insan, hayat manzaralarıdır. Eserlerinde Anadolu yoktur. Mizahı, güldürücü olduğu kadar, gülünç yönlerimizin yansıtılması, hicvedilmesi için gerekli bir araçtır. Hüseyin Rahmi, seçtiği tipleri seviyelerine uygun, ustaca konuşturur ve olayları gülünçlü, acıklı yönleriyle belirtir. Kuvvetli bir gözlem gücü vardır. Realist, natüralist bir görüşle "toplum için sanat" yapar. Ertem Eğilmez tarafından 1976 yılında çekilen Süt Kardeşler sinema filminin konusu Hüseyin Rahmi'nin Gulyabani (1913) isimli romanından uyarlanmıştır. Bağımsız sanatçılardan biri olarak da anılır.

Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın romanları ve öyküleri yeni nesiller tarafından da kolayca anlaşılabilmesi için 1960 sonrasında içinde Mustafa Nihat Özön'ün de yer aldığı bir edebî kurulca sadeleştirilmişti. Bu sadeleştirme kimilerince yerinde bulunurken kimileri de özgün dilin dokunulmadan bırakılması gerektiğini savunmuşlardı.

Kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Hüseyin_Rahmi_Gürpınar

--reklam--

Hüseyin Rahmi Gürpınar Kitapları - Eserleri

  • Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç
  • Gulyabani
  • Efsuncu Baba
  • Mürebbiye
  • Gönül Bir Yel Değirmenidir Sevda Öğütür
  • Şık
  • Şıpsevdi
  • Hazan Bülbülü
  • Melek Sanmıştım Şeytanı
  • Hakka Sığındık
  • Gulyabani - Gönül Ticareti
  • İki Hödüğün Seyahati
  • Evlere Şenlik Kaynanam Nasıl Kudurdu?
  • Ben Deli miyim?
  • Cadı
  • Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç - Melek Sanmıştım Şeytanı
  • Kadınlar Vaizi
  • Gönül Ticareti
  • İffet
  • Sevda Peşinde
  • Kesik Baş
  • Mürebbiye - Şeytan İşi
  • Şeytan İşi
  • Deli Filozof
  • Meyhanede Kadınlar
  • Dirilen İskelet
  • Kaderin Cilvesi
  • Utanmaz Adam
  • Nimetşinas
  • Tesadüf
  • Boşanmış Kadın
  • Hayattan Sayfalar
  • Öldüren Öpücük
  • Kokotlar Mektebi
  • Kaynanam Nasıl Kudurdu? - Muhabbet Tılsımı
  • Mezarından Kalkan Şehit
  • Cehennemlik
  • Ölüm Bir Kurtuluş Mudur?
  • İnsan Önce Maymun muydu?
  • Acı Gülüş
  • Ölüler Yaşıyorlar mı?
  • Can Pazarı
  • Toraman
  • Metres
  • Mezarından Kalkan Şehit - Mutallaka
  • Billur Kalp
  • Eşkıya İninde
  • Bir Sevda Denklemi
  • Gulyabani / Gönül Ticareti / Melek Sanmıştım Şeytanı
  • Son Arzu - Evlere Şenlik Kaynanam Nasıl Kudurdu?
  • Dünyanın Mihveri Kadın mı, Para mı?
  • Tünelden İlk Çıkış
  • Nimetşinas - Toraman
  • İmrenilecek Bir Ölüm
  • Namuslu Kokotlar
  • Kesik Baş - Utanmaz Adam
  • Kesik Baş - Ölüm Bir Kurtuluş mudur?
  • Efsuncu Baba - Gönül Bir Yeldeğirmenidir Sevda Öğütür
  • Tesadüf - Muhabbet Tılsımı
  • Eşkiya İninde / İki Damla Yaş
  • Kadın Erkekleşince
  • Aşk Batağı
  • Namusla Açlık Meselesi
  • Cadı Çarpıyor - Şakavet-i Edebiyye
  • Gulyabani
  • Eti Senin Kemiği Benim
  • Son Arzu - Tokuşan Kafalar
  • Gazetecilikte İlk Yazılarım
  • Tesadüf / Şeytan İşi
  • Gazetecilikte Son Yazılarım 3
  • Gazetecilikte Son Yazılarım 2
  • Şehirde Bir Şekavet
  • Tutuşmuş Gönüller
  • Son Arzu
  • Gazetecilikte Son Yazılarım 1
  • Muhabbet Tılsımı
  • Gazetecilikte Son Yazılarım 4
  • Mezarından Kalkan Şehit
  • Nimetşinas - Hakk'a Sığındık - Meyhanede Kadınlar
  • Salgından Allah'a Sığındık
  • Çocuk Yüreklerde Seçme Öyküler
  • Çocuk Yüreklerde Gulyabani
  • Sanat ve Edebiyat

--reklam--

Hüseyin Rahmi Gürpınar Alıntıları - Sözleri

  • - Kocasını şiddetle seven bir kadın için mutlu olmasın? - Bir taraflı muhabbetlerden çoğunlukla felaketler doğar. Oğlan onu sevmedikten sonra geçim olur mu? (Kadın Erkekleşince)
  • Saçı uzun aklı kısa hükmüyle alnımıza birer ahmaklık damgası vurmuşlar, bu uğursuz etiketin altında insanlığımız unutulup gidiyor. (Kadınlar Vaizi)
  • "Zaten aileler içinde ne kadar fasit ve münasebetsiz olursa olsun hep kadının dediği olur. Erkeğin amirliği laftan ibarettir." (Son Arzu - Evlere Şenlik Kaynanam Nasıl Kudurdu?)
  • İnsan insanın aynasıdır derler. (Hazan Bülbülü)
  • Acı bir tecrübenin verdiği uğursuz bir netice ile söylüyorum ki güzellikle zekânın birleşmiş olduğu bir kadınla evlenmeye kimse özenmesin. (Öldüren Öpücük)
  • Zaman her şeyin foyasını meydana çıkarmak kuvvetini haizdir. Haiz: sahip, malik (Şıpsevdi)
  • Bir kadının gönlüne cidden sahip ve hakim olamadıktan sonra onu zorla,baskıyla kendinize boyun eğdirmiş görünmekte ne lezzet bulunur? (Sevda Peşinde)
  • - "Bana bir kelime yalan söylemenin ne büyük bir cinayet olduğunu anlayabilsen." (Tesadüf)
  • insan yasak edildiği şeye şiddetle düşkün oluyor .. (Melek Sanmıştım Şeytanı)
  • Hayriye hanım:"Zaman pek tuhaf oldu.Doğru söyledin mi adama sinirli diyorlar.Biraz daha ileri vardın mı deli diyorlar.Bu vakitte sinir herkeste var.Akıllısında da delisinde de.Ne işitirsen,ne görürsen ha evet efendim pekâlâ diyeceksin.Âlâ âlâ,hep aliyülâlâ.Fakat insaf ediniz.Âlâ denecek ortada ne var? Bu kıtlık mı âlâ.Evlatlar analarını babalarını öldürüyorlar o mu âlâ ?" (Mürebbiye - Şeytan İşi)
  • Kadın ölümle susturuluyor. Ne olduğu anlaşılmaya kalkışılmayan yara toprakla örtülüyor. Bu irinin binlerce benzeri toplum hayatında cerahatlerini saçıp duruyor. Kadın niçin gönlünü kocasından alıp da başkasına veriyor? Bu «fantazya» hercailiği midir? Yoksa bünyenin, ruhun yenilmez bir sempati, antipati zorlaması mıdır? (Gulyabani / Gönül Ticareti / Melek Sanmıştım Şeytanı)
  • "Köpek yestehlemekle deniz mundar olmaz." (Son Arzu - Evlere Şenlik Kaynanam Nasıl Kudurdu?)
  • — Tayfur, yolumdan çekil... — Hangi yolundan ulan? Yollar belediyenindir. (İnsan Önce Maymun muydu?)
  • Kanın temizleyemeyeceği hiçbir leke yoktur (Kaynanam Nasıl Kudurdu? - Muhabbet Tılsımı)
  • Vücudu yıprandıran şeylerin başlıcası gam, keder, üzüntü... (Cehennemlik)
  • Her zaman bela bize gelmez, bazı bazı gidip onu buluruz. (Can Pazarı)
  • Ziyade kabzedemem rızkımı mukadderden "Rızkımı kaderimin bana verdiğinden fazla alamam." (Gazetecilikte Son Yazılarım 2)
  • her ferdin ölümü kendi için bir kıyamet demektir (Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç)
  • "Ömür denilen şey sürekli değişimden ibaret. İhtiyarlık bir kere insanın yakasına çökerse artık geçmiş ola..." (Hazan Bülbülü)
  • Hiçbir hususta gerçekleri gizlemekle mutluluğu temin etmek mümkün olamaz. (Sevda Peşinde)