Kitap Künyesi
Yazar: Fatma Barbarosoğlu
Yayın Evi: İz Yayıncılık
İSBN: 9789753555319
Sayfa Sayısı: 148
--reklam--
Okuyucu Velinimetimizdir Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
İnsanın hayatı içinde karşılaştığı, karşılaşacağı ve karşılaşabileceği bin türlü hal var. Bunların her karakterde farklı farklı yansımaları olur. Çoğu zaman da yaşadıklarımızın farkında bile olmayabiliriz. Hayatımızı acı veya tatlı renklendiren bu haller, Fatma Karabıyık Barbarosoğlu’nun usta kalemi sayesinde “farkında olunur” oluyor...
--reklam--
Okuyucu Velinimetimizdir Alıntıları - Sözleri
- Yürüyüşümüz ruhumuzun bütün izlerini bize inat şehrin sokaklarına ilan eder ayaklarımız ağırlığımızı Taşıyan ama sırrımızı hiç taşıma yandır her şeyi en evvelinden onlar haber verir sağa sola üzüntümüzü sendeleyerek ifşa eder Sevincimizi koşar adım bir ritmi içinde duyurur
- Unutmak her ruhta ve lisan da başka renklere bürünür çünkü bazı unutmuşlar beyazdır bembeyaz o vakit sözcüklere unutmak affetmenin karşılığı olarak geçmelidir Affetmek unutmaktır Evet yapılan hatayı bağışlamak ve unutmak muhatabının kirlenmiş sayfasını yok sayacak kadar unutmak ve bembeyaz sayfalar sunmak
- Allah’a emanet edilenler zihinde taşınırlar. Akılda ve fikirde tutulurlar. Can, canı Allah’a emanet ettiğinde duadan yana açıktır eller. Veda cümlesi olarak birbirini Allah’a emanet edenler, bu temenni ile birlikte hayır ve şerrin Allah’tan geldiğini hatırlatmış olurlar hem kendilerine hem sevdiklerine. Geldiğimiz yere geri döneceğiz hatırlatmasıdır bu. Öyleyse bu dünyada ve öbür dünyada, her zamanda ve her mekanda sahibimiz Allah..
- İçimde kendi hayatımı yaşamadığım kanaati var. Daha samimi olayım ister misiniz? Bu yaşadığım hayat o kadar benim değil ki, herhangi bir saatimde biri gelip de bana ‘Haydi kalk, sıran geldi, kendi kendin ol!’ diye bağırsa sanki böyle bir şey mümkünmüş gibi inanıp koşacağım. Bu his bende o kadar kuvvetli… Herhangi bir kalabalıkta kendimden başka herkes olmaya razıyım..
- Kendilerini ve ıstıraplarını unutmak için roman okumaya saldıran insanlar vardır..
- Allah'a emanet edilenler zihinde taşınırlar. Akılda ve fikirde tutulurlar. Can, canı Allah'a emanet ettiğinde duadan yana açıktır eller.
- Su hayattır. Ve hayat sudur. Akıp geçer.
- Kendine iyi bak temennisi ne kadar bedene yapılan bir çağrı ise" hoşça bak zatına" o kadar ruh ile ilgilidir.Bakışını görünenden görünmeyene çevir. Gör bak bakalım .Sen kimsin? Bu bakış kirli olanı bulup getirmeye bulup getirdiğini itiraf ederek kirli olanın normalleştirilmesi ne katkı niyetiyle değildir .Hoşça bakılacak hoşluk bulunacaktır ,değil mi ki Allah kuluna vekaletini verip indirdiği yeryüzüne.
- Biz çok ilimden ziyâde, az edebe muhtacız..
- Kamusal alanda güç arayan her fâni, sanki Sultan Süleymanmış, altındaki koltuk da Sultan Süleyman’ın tahtıymış gibi oturmaya çalışıyor. Başkalarının kendisine değer vermesi için, kendisi kendisine pek değer verir pozda, ayağını muhatabının ağzına dayayacak kadar yayılarak, edep dışı, ama “vücûd dili okuyucularını” pek meşgul eden ve bol malzeme veren bir oturuşla iktidarını ilân ediyor..
- Kaç yoldan arta kalandır unutuş. Ve kaç yolun devamı. Yere sağlam basan ayakların biri hafızadan medet umuyorsa, ötekinin medet kapısı unutuştur..
- Yaşamak, unutulması gerekenler ile hatırlanması ve hiç unutulmaması gerekenler arasında ince bir denge. Bu dengeyi tutturamayanlar için belki, tutunamama hikayelerinin dile getirilmesi..
- Hep söylenir gerçek ölüm hafızada başlayandır. Hatırlayanları varsa eğer bedeninden âza olanlar aramızda yaşamaya devam edenlerdir.
- Bugün, dün olduğunda ne renk solacaktır hiç düşündünüz mü? Acılar ne renk solar hafızanın mahzenlerinde? Ümitler ne renk?
- “Resmî güzellere” aşık olanlar yalnızca alıklar ve bakkal çıraklarıdır. “Resmî güzeller” kamusal anıtlardır ; insanın kısa süre uzaktan seyredeceği ilginç nesnelerdir. Onların yanında insan kendini aşık gibi değil , turist gibi hisseder.
--reklam--
Okuyucu Velinimetimizdir İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Okuyucu Velinimetimizdir: "Hayat ölümü unuttuğumuz içindir ki yürüyüp gider." Güzel unutuşların kitabı. İnsan olmak, insan kalmak... Gündelik hayatta karşımıza sıkça çıkıp konuştuğumuz ifadelerin tatlı bir anlatımı olmuş kitap. Yazarın her zamanki zarif dili ile ... yazar/fatma-barbarosoglu (Asuman şk)
Kitapta öyle başlıklar geldi ki önüme okumaya başlamadan uzunca düşündüm.Örnek veriyorum "yaşadığımız yıllar yani başımızda olsaydı" cümlenin güzelliğine bakar mısınız..Sahi napardık olsaydı utanır mıydık,koca bi gülümseme ile mi karşıladık.Yoksa sessizce ders almak için izler miydik? Güçlü bir kalem sezdim her bölümde.Fakat sonu başka güzel, unutmaktan bahsetmiş bolca..Unutmanın şifa olduğu yerler de var imtihan olduğu yerlerde..Önceliğimiz Rabbimize verdiğimiz söz olsun önce onu unutmayalim.Selametle (Tuğba Büyüksaraç)
--reklam--
Okuyucu Velinimetimizdir PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Fatma Barbarosoğlu - Okuyucu Velinimetimizdir kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Okuyucu Velinimetimizdir PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Fatma Barbarosoğlu Kimdir?
Fatma Karabıyık Barbarosoğlu (d. 1962, Afyon) Sosyoloji doktoru, hikâyeci, roman yazarı. Yeni Şafak Gazetesi'nde köşe yazıları yazmaktadır.
Ortaöğrenimine, son yıla kadar, İstanbul'da devam etti, daha sonra 1980 yılında Afyon Lisesi'nden mezun oldu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'nden 1984 yılında mezun oldu. Yüksek lisans eğitimini, aynı bölümde "Türk-İslam Felsefesinde Tasavvufî Eğitimin Değerlendirilmesi" başlıklı bir tez hazırlayarak 1987 yılında tamamladı. İ.Ü. İktisat Fakültesi Sosyal Yapı-Sosyal Değişme Anabilim Dalı'nda "Modernleşme Sürecinde Moda-Zihniyet İlişkisi" başlıklı teziyle sosyoloji doktoru oldu. Söz konusu tezi, "Moda ve Zihniyet" adı ile İz Yayıncılık tarafından 1995yılında yayınlanmıştır.
Akademik çalışmalarının yanı sıra edebiyat ile de meşgul olmuştur, roman, hikaye ve deneme türünde birçok kitap kaleme almıştır.
--reklam--
Fatma Barbarosoğlu Kitapları - Eserleri
- İmaj Ve Takva
- İçimdeki Sazlar Başka Söz Başka
- Şov ve Mahrem
- Hakikat İncinmesin
- Gün Akşamsızdır
- Ahir Zaman Gülüşleri
- Son On Beş Dakika
- Senin Hikayen
- Sözün ve Sükûtun Renkleri
- Moda ve Zihniyet
- Hayat Teselli Olmaktır
- İki Kişilik Rüyalar
- Mutluluk Onay Belgesi
- Hiçbiryer
- Fatma Aliye: Uzak Ülke
- Cumhuriyet'in Dindar Kadınları
- Uzak Ülke
- Acı Deniz
- Yaşadığımız Şehir - Otobüsname
- Rüzgar Avı
- Hatıra Kadar Narin, Hafıza Kadar Zalim
- Okuyucu Velinimetimizdir
- Ramazanname
- Medya Senfoni
- Kamusal Alanda Başörtülüler
- Bahçeler Sokaklar
- Sözüm Söz
- Medya Senfoni
--reklam--
Fatma Barbarosoğlu Alıntıları - Sözleri
- Sosyal medya cumhuriyetinin sanal vatandaşı olarak kendimizi, dert anlatmaya yeten ya da yetmeyen, 140 karakter ile; ne kadar iyi bir tüketici olduğumuzu ispat etmek niyetiyle mutluluk efekti verilmiş fotoğraf paylaşımları üzerinden ifade ediyoruz. Bu "paylaşımlar" yüzünden, "beriki" bile giderek "öteki" haline geliyor. (Mutluluk Onay Belgesi)
- Vakte sohbet edebildiğimiz sürece egemen olacakmışız gibi durmadan konuşuyoruz. Ama hep dünü. Dünü konuşmak güzel. Bugünü konuşmak yavan. Ne zaman bugünü konuşmaya kalksak evler, arabalar, yazlıklar, tatil köyleri devremülkler giriyor odaya. Bize hiç bir yer kalmıyor. (Senin Hikayen)
- Ölülerimiz bile bize ölümü hatırlatamıyor. (İmaj Ve Takva)
- Yalnız olmak mesele değil. Ama kalabalıkların içinde yalnızlık sürekli izah bekleyen bir problem gibi duruyor. (Ahir Zaman Gülüşleri)
- ...Dinlemeseydin soylemeyecekti... (Ahir Zaman Gülüşleri)
- Modanın zevklere ve tercihlere bağlı olan değişim lokomotifi, tesettürün dini ilkelere bağlı olan değişmezlik anlayışı ile uyum içinde olabilir mi?... (Şov ve Mahrem)
- “Dostluk, ortak tarihi olanların yazdığı bir kitaptır.” (İki Kişilik Rüyalar)
- Kime söyledim? Hiç kimseye. İçime içime. Baktım içim doldu. Dolmasın dedim. Neticede atalarım istiridye değildi, içime attıklarımdan inçi çıkarabilecek kapasitem yok (Mutluluk Onay Belgesi)
- Modern toplumlarda, modanın daha hızlı bir şekilde yayılması tüketim toplumunun özellikleriyle ilgili olduğu kadar aynı zamanda modern insanın cemiyet içindeki yalnızlığıyla da alakalıdır. Bu noktada farklı olma ve faklı olmama isteğinin çatışması daha belirgin olarak ortaya çıkmaktadır. Modayı takip ederken fert, kendinden üstün gördüğü modayı takip edenler grubundan ayrı olmamak için onlarla arasındaki bütün farkları gidermeye çalışmakta; diğer yandan kendi içinde bulunduğu küçük grubun insnaları arasından seçilerek göze çarpmak istemektedir. (Moda ve Zihniyet)
- Modanın toplumsal, ahlaki ve dini bir değeri yoktur. (Moda ve Zihniyet)
- Biz çok ilimden ziyâde, az edebe muhtacız.. (Okuyucu Velinimetimizdir)
- “Kendin için okursan her öğrendiğini onlara satmak zorunda kalmazsın.” (İki Kişilik Rüyalar)
- "Sanki çok yakındasın. Aynı ağacı görüyoruz, aynı kuşların sesini işitiyoruz gibi bir his var içimde.." (Hiçbiryer)
- Annem daima ağaçtı. Gölge eden, koruyan, kollayan, meyve veren bir ağaç. (Hayat Teselli Olmaktır)
- Siyahlar siyahlığını beyaza,beyazlar beyazlığını siyaha borçlu ha. (Medya Senfoni)
- Sekülerleşmenin ikinci safhasında ise din önemsizleştirilerek dini ifadelerin kullanılması tamamen terk edilir. Mesela "Allah'a emanet olunuz" yerini "kendine iyi bak"a bırakır, "Allah'a ısmarladık" yerine "hoşça kal", "Selamün Aleyküm" yerine "iyi günler" ifadesinin kullanılmaya başlanması dinin kamusal hayattan çıkarılmasıyla doğrudan alakalıdır. (İmaj Ve Takva)
- Oysa kadınlar en çok birbirilerini eziyor. En çok birbirlerinin üzerinden politika üretmeye kalkıyor ve en çok birbirlerini yok sayıyor. (İmaj Ve Takva)
- "Kendini tanı.Kendini, yani eriyeni, dağılanı, dumanlaşanı. Sen acılarında ve zilletlerinde aynısın. Rüyaların, hayallerin ve dileklerinle bir başkası." (Şov ve Mahrem)
- İnsanın kaderi pek değişmiyor. Daha doğrusu herkesin kaderinin bir teması var, hayat itinayla o temaya dair hikayelerle dolduruyor o defteri. Ama çoğumuz kaderimizin ana temasının ne olduğunu hiç bilmiyoruz… (Hatıra Kadar Narin, Hafıza Kadar Zalim)
- "Aslolan kendi sesini duymaksa, gönül sesi neylesin kulağı." (Gün Akşamsızdır)
Yorumlar
0 yorum