Kitap Künyesi

Yazar: Karen Horney

Yayın Evi: Öteki Yayınları

İSBN: 9789757782674

Sayfa Sayısı: 227

--reklam--

Psikanalizde Yeni Yollar Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Bu çalışmasından Horney, Freud psikolojisinin bazı temel önermelerini eleştirel bir gözle inceleyerek, Oedipus Kompleksi, ölüm içgüdüsü, libido teorisi, tekrarlama zorlanımlı teorilerini sorguluyor ve Freud'un gözden kaçırdığı kültürel etkenlerle nevrozlar arasındaki ilişkileri göz önüne seriyor. Bütün bunların ışığı altında, psikanalizin, eski teorik ön yargılardan arındırıldığı taktirde, Freud'un ortaya koyduğu bulgu ve ilkelerin gerçek derinliğini yeniden kazanacağını ve psikanalizin kavrayış ve etki alanının genişleyeceğini savunuyor.

--reklam--

Psikanalizde Yeni Yollar Alıntıları - Sözleri

  • Kanımca psikanaliz, büyük potansiyellerini geliştirmek istiyorsa, geçmişin mimarisinden kurtulmalıdır.
  • Psikanalizdeki, hatasız bir gözlemi mümkün kılan özel etken, hastanın, düşündüğü veya hissettiği her şeyi, bunlara yönelik zihinsel veya duygusal itirazlara rağmen dile getirme yükümlülüğüdür.
  • Freud açıkça belirtmese de, libido teorisinde örtülü olan temel- sav, haz verici bir yapıya sahip bütün bedensel duyumların veya bunlara yönelik arayışların doğasının cinsellik olduğudur. Freud, cinsel itkiler çeşitli nesnelere kolayca bağlanabildiği ve cinsel heyecan ve doyum çeşitli yollardan sağlanabildiği için, cinsel içgüdünün kendisinin bir birim değil bir birleşik (kompozit) olduğu sonucuna varmıştır.
  • Narsistler başkalarını, ona gösterdikleri hayranlığa veya yaptıkları iltifatlara göre değerlendirir. Ona hayran olanlar iyi ve üstün insanlardır, olmayanlarsa düşünmeye değmez. Dolayısıyla temel doyumu hayranlık uyandırmada yatar; ancak güvenliği de buna dayanır, çünkü bu ona güçlü olduğu ve çevresindeki dünyanın dostça olduğu yanılsamasını verir. Ancak bu, kaygan zemine oturan bir güvenliktir. Herhangi bir başarısızlık, altta yatan güvensizliğin tamamını su yüzüne çıkarabilir. Aslında, bu sonucu almak için başarısızlığa bile gerek yoktur; başka, birine duyulan hayranlık da aynı sonucu verebilir.
  • "Yaşamın hedefi ölümdür." Freud'u ölüm içgüdüsü varsayımına götüren teorik yol budur; yaşayan organizmaların içsel nedenlerden ötürü ölmesi gerçeğinin, öz-yıkıma yönelik bir içgüdü varsayımını desteklediğine inanıyor. Ölüm içgüdüsünün bizi yok etmesine engel olan, ya da en azından bu yıkımı geciktiren şey ölüm içgüdüsüyle cinsel içgüdünün birleşmesidir.
  • Freud'a göre bilinçaltının zamansızlığı kavramı, çocuklukta bastırılan korkuların ve arzuların ya da bütün deneyimlerin, bastırma nedeniyle bugünün sürekliliğinden koparıldığı, bireyin gelişimine katılmadığı ve sonraki deneyimlerden veya gelişmeden etkilenmediği anlamına gelir.
  • Bireydeki nevrotik gelişme nihai anlamda yabancılaşma, düşmanlık, korku ve azalan özgüven duygularından kaynaklanmaktadır. Bu tutumlar kendi içinde bir nevroz oluşturmaz, ancak nevrozun gelişebileceği bir temel yaratır, çünkü potansiyel açıdan tehlikeli olarak algılanan bir dünyaya yönelik temel çaresizlik duygusunu yaratan şey bunların birleşimidir.
  • Nevrotik eğilimler kişiyi kendine daha çok yabancılaştırır. Yapısının katılığıyla birlikte bu olgu özünde üretkenliğini zayıflatır. Çalışabilir, ama canlı yaratıcılık kaynağı olan gerçek kendiliğinden özü zorunlu olarak boğulur. Ayrıca yaşamından hoşnut olamaz, çünkü doyum fırsatları kısıtlıdır ve bu doyumlar da genellikle sadece geçici ve kısmidir.
  • Kişi, öfkesini öfke olarak yaşamak yerine felç edici bir yorgunlukta gizleyebilir.
  • Penise imrenmenin kadının gelişiminde silinmez izler bıraktığı varsayılır; en normal gelişmede bile büyük bir enerji harcamasıyla çözülür.Kadının en önemli tutum ve arzuları enerjisini onun penis arzusundan alıyor.
  • Nevrozların kökeni oedipus kompleksi çocuksu haz arayışları değil,çocuğun kendini çaresiz ve savunmasız hissetmesi,dünyayı potansiyel açıdan tehlikeli görmesine neden olan olumsuz etkilerin tamamıdır.
  • Cinsel sorunlar nevrotik kişilik yapısının nedeni değil sonucudur.
  • Ego evrensel değil,nevrotik bir olgudur.
  • Erich From Freud’un çalışmalarındaki kültürel yönelim eksikliğini eleştiriyor.Ayrıca benliğin kaybedilmesinin nevrozlardaki merkezi önemi gibi bir çok bireysel psikoloji sorunu konusunda yeni bir bakış açısı kazandırmış.

--reklam--

Psikanalizde Yeni Yollar İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Pskianaliz: Mükemmel gidiyor,onun dışında ne kadar çok eleştiremiyorum desede Freud’a altan alta laf sokuyor. Psikolojiden Psikiyatriye kadar eleştirisi hoş gidiyor bakalım ilerde neler olucak..Karen’in bit kitabını daha okumuştum o da hoşnut etti beni onun dışında bir şüphem yok bu kadıdan :) (Halil İ.)

--reklam--

Psikanalizde Yeni Yollar PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Karen Horney - Psikanalizde Yeni Yollar kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Psikanalizde Yeni Yollar PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Karen Horney Kimdir?

Alman asıllı ABD’li tıp doktoru. Yeni-Freudcu akımın öncülerindendir. 16 Eylül 1885’de Hamburg’da doğdu, 14 Aralık 1952’de New York’ta öldü. 1912’de Berlin Üniversi­tesinde tıp öğrenimini tamamladı. S.Freud’un izleyi­cilerinden psikanalist Kari Abraham’ın yanında eği­tim gördü. 1915’i izleyen yıllarda çeşitli Berlin hastanelerinde çalıştıktan sonra özel muayenehane açtı, bir yandan da Berlin Psikanaliz Enstitüsü’nde ders verdi. 1932’de ABD’ye gitti. İki yıl Chicago Psikanaliz Enstitüsü’nde yönetmen yardımcısı olarak çalıştıktan sonra 1934’de New York’a yerleşti. Freud’un psikana­liz kuramının yeterli olmadığını görerek kendi gibi düşünenlerle birlikte Psikanalizi Geliştirme Derneği ve Amerikan Psikanaliz Enstitüsü’nü kurdu ve ölene değin bu enstitünün başkanlığını yürüttü. Horney’nin ileri sürdüğü kişilik kuramı Fre­ud’un görüşlerinden kaynaklanır. Ne var ki hem psikanalitik kuramı toplumsal açıdan yetersiz bul­muş, hem de bir kadın olarak Freud’un görüşüne yenilikler getirmeyi amaçlamıştır.

--reklam--

Karen Horney Kitapları - Eserleri

  • Çağımızın Nevrotik Kişiliği
  • İçsel Çatışmalarımız
  • Kendi Kendine Psikanaliz
  • Nevrozlar ve İnsan Gelişimi
  • Kadın Psikolojisi
  • Ruhsal Çatışmalarımız
  • Psikanalizde Yeni Yollar
  • Kadının Ruhsal Yapısı
  • Gerçek İki Kişiyle Başlar
  • Son Dersler

--reklam--

Karen Horney Alıntıları - Sözleri

  • Cinsel sorunlar nevrotik kişilik yapısının nedeni değil sonucudur. (Psikanalizde Yeni Yollar)
  • Bütün bilimler ve değerlendirmeler gibi, kadınların ruhsal yapısı da şimdiye kadar hep erkeklerin bakış açısından ele alınmıştır. (Kadının Ruhsal Yapısı)
  • Nevrotik bir birey insanları “güçlü” ya da “zayıf olarak sınıflandırır; ilkine hayranlık besler, ikincisini hor görür. (Çağımızın Nevrotik Kişiliği)
  • Çok açıkça görülmese de görkem arayışı en güçlü dürtüdür. (Nevrozlar ve İnsan Gelişimi)
  • Freud'a göre bilinçaltının zamansızlığı kavramı, çocuklukta bastırılan korkuların ve arzuların ya da bütün deneyimlerin, bastırma nedeniyle bugünün sürekliliğinden koparıldığı, bireyin gelişimine katılmadığı ve sonraki deneyimlerden veya gelişmeden etkilenmediği anlamına gelir. (Psikanalizde Yeni Yollar)
  • "İster totaliter bir ülkede yaşayın, ister özel nevrozunuzla yaşayın pek fark etmez. Her ikisinde de bütün meselenin benliğin mümkün olduğu kadar acı verici bir biçimde yok edilmesi olduğu toplama kampında bulursunuz kendinizi." (Nevrozlar ve İnsan Gelişimi)
  • Bütün kültürümüz, bir erkek kültürüdür. Devlet, yasalar,ahlak, din ve bilim hep erkeklerin yaratısı olmuştur. (Kadının Ruhsal Yapısı)
  • Tüm mutluluk olasılıklarının dışında bırakılmış bir kişi, ait olmadığı bir dünyaya karşı nefret hissetmiyorsa ancak gerçek bir melek olabilir. (Çağımızın Nevrotik Kişiliği)
  • "Akıl ve mantığın fazlasıyla egemen olduğu bir sistemde, kişi duygularını kendisine içeriden ihanet eden ve bu yüzden kontrol altına alması gereken düşmanlar olarak görür. Bu şekilde huzura kavuşulabilse de, ancak bir mezarın huzurudur bu." (İçsel Çatışmalarımız)
  • Herhangi bir türden saldırganca , hatta kendini ortaya koyucu bir davranış bile ona bencilce gözükecektir. Bunu kendi içinde ayıplayacak ve başkalarının da ayıplayacağına inanacaktır. Ve bu tür bir ayiplanma riskini göze alamaz , çünkü öz-saygısı bütünüyle başkalarının onayına çok fazla bağlıdır. (Ruhsal Çatışmalarımız)
  • Yalıtkan tip, ne kadar az şey verdiğinin çoğunlukla farkında değildir ve kendisi için çok önemli olan, ancak dile getirilmeyen ve yaşanmayan duygularını eşine adadığına inanır. Coşkusal uzaklık yeterince güvence altına alındığı sürece, kalıcı bir bağlılığı korumaya sahip olabilir. Yoğun ama kısa süreli ilişkiler kurabilir, o, bu ilişkilerde birdenbire ortaya çıktığı gibi birdenbire de gözden kaybolur. Bu ilişkiler çabuk yıkılabilecek yapıdadır, birkaç etken yalıtkan tipin geri çekilmesini hızlandırabilir. (Ruhsal Çatışmalarımız)
  • Saldırılardan kaçmak, tavşanın tehlike karşısında uyguladığı stradejidir ve bu onun sahip olduğu tek stratejidir; belki de bunun yerine kavga etmeye karar veremezdi çünkü kısaca bunu yapabilmesini sağlayacak araçlardan yoksundur. (Kendi Kendine Psikanaliz)
  • Hem çocuk yaşta hem de yetişkin birçok kadın, sahip olduğu cinsiyet olgusu yüzünden, geçici ya da sürekli olarak acı çeker. Kadınların ruhsal yaşamlarındaki kadın oluşlarına karşı çıkmalarından kaynaklanan belirimlerin kökü, küçük bir kızdan erkeklik örgenine imrenmelerine kadar uzanır. Bu açıdan temelden eksik oluşun doğurduğu tatsız düşünce edilgin iğdiş edilme düşlemlerine yol açarken, etken düşlemler kayrılan erkeğe karşı kinci bir tutum sergiler. (Kadının Ruhsal Yapısı)
  • ... bütün insanlık için geçerli olan, normal psikoloji diye bir şeyin olmadığı. (Çağımızın Nevrotik Kişiliği)
  • Nasıl vücut ısısının yükselmesi fiziksel bir rahatsızlığın işaretiyse tutarsızlıklar da çatışmanın kesin bir göstergesidir. (İçsel Çatışmalarımız)
  • Cennetin krallığı dışarıdan gelen işaretlerle gerçekleşmez. (Nevrozlar ve İnsan Gelişimi)
  • İnsanın haklı olduğuna duyduğu inanç, kendini sınamazını bastırır. (Nevrozlar ve İnsan Gelişimi)
  • Aşkın en büyük katili kıskançlıktır. (Gerçek İki Kişiyle Başlar)
  • Nevrotik eğilimler kişiyi kendine daha çok yabancılaştırır. Yapısının katılığıyla birlikte bu olgu özünde üretkenliğini zayıflatır. Çalışabilir, ama canlı yaratıcılık kaynağı olan gerçek kendiliğinden özü zorunlu olarak boğulur. Ayrıca yaşamından hoşnut olamaz, çünkü doyum fırsatları kısıtlıdır ve bu doyumlar da genellikle sadece geçici ve kısmidir. (Psikanalizde Yeni Yollar)
  • "... iyi evlilikler neden böylesine ender rastlanır birşeydir? Acaba evlilik kurumunun, insan varlığının bazı gerçekleriyle uzlaşamayacağı doğru olabilir mi? Yoksa evlilik, orta­dan kalkmak üzere olan bir yanılsama mıdır? Ya da özellikle çağ­daş insan onu ayakta tutabilme gücünden yoksun mudur? Kabul edemediğimiz başarısızlık, evlilik kurumunun kendisine mi aittir ya da bu, yürümeyeceğine inandığımız zamanki kendi başarısızlı­ğımız mıdır? Neden evlilik genellikle sevginin ölümü olmaktadır? Kaçınılmaz bir yasaymış gibi bu duruma boyun eğmemiz mi gere­kiyor; ..." (Kadın Psikolojisi)