Kitap Künyesi

Yazar: Alexandre Dumas

Çevirmen: Haldun Bayrı

Yayın Evi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

İSBN: 9786053327486

Sayfa Sayısı: 1102

Sainte - Hermine Şövalyesi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Alexandre Dumas (pere) (1802-1870): On dokuzuncu yüzyılda Avrupa’yı saran siyasal ve sosyal çalkantıları yaşamasına rağmen daha çok on altıncı ve on yedinci yüzyılın tarihi olaylarını konu alan üç yüzden fazla roman yazdı. Yaşadığı dönemin sevilen ve en çok okunan romantik yazarlarından biridir. Dumas uzmanı Claude Schopp, yazarın ölümünden sonra Dumas’nın özel belgelerinin arasında Sainte-Hermine Şövalyesi’nin ilk bölümüne tesadüf eder, izini sürerek Le Moniteur Universel’de tefrika edilmiş kitaba ulaşmayı başarır. Yazarın ölümü nedeniyle tamamlayamadığı kitabı tamamlar ve yayımlar. Sainte-Hermine Şövalyesi, Napoléon’un temsil ettiği değişimle uzlaşmaya çalışan ve şövalyeliğin tüm erdemlerini mükemmel bir biçimde temsil eden genç bir şövalyenin hikayesidir. Claude Schopp’un yazdığı “olası” sonu ve Napoléon dönemi meraklılarını tatmin edecek notlarını da içeren bu kitap, Dumas okurlarını Paris salonlarından hapishanelere, Avrupa’dan Güney Asya’ya, Seine Nehri’nden okyanuslara, kara muharebelerinden korsan gemilerine uzanan müthiş bir maceraya davet ediyor.

Sainte - Hermine Şövalyesi Alıntıları - Sözleri

  • "Adalet ne güzel şeymiş meğer: Huzurunda kibar davranmamı istiyor, ama bana adil davranmak istemiyor."
  • "Ben güzelden, iyiden ve güçsüzler yanayım."
  • "Özgür olmak ne iyi geliyor."
  • Tanrı aşk vereceğine baht versin.
  • Daima yüreğimizden yaralanırız.
  • Güneşte bile lekeler vardır.
  • O kadar acayip bir zamanda yaşıyoruz ki, her şeye, inanılması imkânsız şeylere bile alışmak lazım.
  • Kendini öldürmek kaçmaktır.
  • "Ölümden çekinenin sevgisi az olur!"
  • Kadınların ilk tepkileri daima merhametten yanadır.
  • Bir insanı tam olarak ölçebilmek için, onu azametinin tepesindeyken değil, zaaflarının en derininde gözlemlemek lazımdır.
  • Çirkinin iyi olmasına nadir rastlanır.
  • Utanç verici teklifleri reddeden, kafa değil yürektir.
  • Önemli insanların hepsi daima iki kişilikten oluşur, zira hem esinlenmeleri, hem harekete geçmeleri gerekir: Bunların biri tasarıyı doğurur, diğeri de onu hayata geçirir.
  • İnsanlar bilhassa kötü davrandıklarında sözcüklerin değeri hususunda yanılırlar ve tam da yüceltilmeyi hak edenleri alçaltmak için onlara hakaret ederler.

Sainte - Hermine Şövalyesi İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Sainte- Hermine Şövalyesi- Dumas Monte Cristo Kontu ve Üç Silahşor kitaplarıyla gönlümde taht kuran Alexandre Dumas’ın 1100 sayfalık romanı Sainte-Hermine Şövalyesi’ni okudum. Kitap aslında iki ana bölümden oluşuyor desek çok da yanılmış olmayız. İlk 500 sayfada Napoleon ve dönemi anlatılıyor. Bu kısımda birçok olay ve kişi kitaba girip çıkıyor. Aynı zamanda bolca entrikalarını da görüyoruz. Roman boyunca Napoleon’un imparatorluğa yükselişi de gerçek kişi ve olaylar üzerinden aktarılmış. Ben buraları okurken biraz sıkıldığımı belirtebilirim fakat tarihi seviyorsanız, Napoleon hakkında da bilginiz varsa keyif alırsınız. Kitabın ikinci kısmında ise devreye Sainte Hermine Şövalyesi giriyor. Onunla beraber hapishanelere, Avrupa’dan Asya’ya, kara savaşlarından korsan gemilerine uzanıyoruz. Bu kısımları okumak oldukça keyifliydi. Yer yer Monte Cristo’daki havayı da aldım diyebilirim. Yine ana temalardan bir tanesi intikam. Dumas bence bu kavram üzerinde saplanıp kalmış gibi çünkü Üç Silahşor ve Monte Cristo Kontu’nda da vardı. Hatta okumadığım diğer eserlerinin yorumlarında yine intikam kelimesine denk geldim. Şahsi bir sıralama yaparsam Sainte-Hermine Şövalyesi’ni üçüncü sıraya koyarım. Bir de Dumas hastalandığı için bu kitabı tamamlayamamış fakat Dumas uzmanı Claude Schopp olası bir son yazmış. Bu son diğer baskı(Son Şövalye) kitabında yoktur o açıdan İş Bankası Yayınları’nı tavsiye ederim. Son olarak bu kitap aslında Maviler ve Beyazlar kitabının devamıymış. Türkçede bahsi geçen kitap yok. Maalesef benim çok çok merak ettiğim Demir Maskeli Adam kitabı da çevrilmemiş. 300’den fazla romanı olan bir yazarın 5-6 kitabının çevrilmesi üzücü... #saintehermineşövalyesi #işbankasıkültüryayınları #roman #montecristo #üçsilahşor #kitap (Uğur Karabürk)

Alexandre Dumas'dan yakın zamanda okuduğum Sainte-Hermine Şövalyesi hakkında bir şeyler yazmasam olmazdı. Eserin konusuna geçmeden önce, olayların öncesinin anlatıldığı iki kitabın daha olduğunu ancak onların Türkçe'de çevrilmediğini belirtmek istiyorum. Bir Alexandre Dumas biyografisi yazarı olan Claude Schopp bu kitabın ilk bölümünün notlarını (Josephine'in Borçları) bulur. Ardından araştırmalarına devam eder ve Dumas ölünce sonu yarım kalan Sainte-Hermine Şövalyesi'ni bulur. Ve 139 yıl sonra kitaba son iki bölüm de yazarak yayınlanmaya hazır hale getirir. Kitabın ilk bölümünde (Josephine'in Borçları) ilk sayfada Dumas, geçmişi hatırlatır. "Yehu'nun Askerleri" adlı 7 ciltlik eseri ile "Maviler ve Beyazlar Üzerine" adlı 3 ciltlik eserinden bahseder ve Sainte-Hermine Şövalyesi'nin bunların devamı niteliğinde olduğunu vurgular. Napoleon Bonaparte Fransa topraklarına ayak basmış ve bu tarihin üstünden 1 yıl geçmiştir. Başkonsül Tuileries'deki saraya yerleşmiştir. Devlet işleri ile uğraşan Napoleon bir yandan da karısı ile uğraşmaktadır. Kitabın ilk kısmında Fransız Devrimi'ni okurken olaylar başka yerlere doğru değişmeye başlar. Romanımızın ana kahramanı Hector de Sainte-Hermine ile tanışmamızın ardından onun hikâyesini ağzından dinlemeye başlarız. Claire de Sourdis'e başından geçenleri anlatan Hector, ailesi ile ilgili detaylardan eksiksiz bahseder. Bonaparte'ın acımasızlığından nasibini almıştır ailesi. Yehu'nun Askerleri adlı bir topluluk ve edilen kutsal bir yemin tüm hayatını değiştirecektir Hector'un. Ailesinin bilinen son ferdi olan Hector de Sainte-Hermine, hem yaşadığı dehşeti kullanacak hem de Fransız Devrimi'nde kendine farklı bir yol çizecektir. Şövalyelik erdemlerini sonuna kadar taşıyan ve yaşatan Hector her şeyden vazgeçip intikam peşine düşecektir. Hapishanelerle, savaşla, stratejilerle ve daha fazlası ile karşılaşacaksınız. Dönemin şartları çetin ama Hector da azimli. Bakalım bu yolculukta intikam uğruna neler yaşayacaktır? Kitap başlarda tarihle içli dışlı olmayan ya da ilgilenmeyen okuyucuyu sıkacaktır. Ancak ilerleyen bölümlerde özellikle Hector'dan dinleyeceğiniz olaylarla kitaba bağlanacağınıza eminim. Eserlerinde tarihe ve intikama özellikle yer veren bir yazar olan Dumas bu kez de sizi yanıltmayacak. Kahramanımızın başına gelen ve karşısına çıkan her şey bildiğimiz aşina olduğumuz Dumas anlatımıyla çok etkiledi beni. Benim için en zor olan yanı başlarda esere adapte olmaktı. Çünkü tarihsel anlatım gerçekten çok detaylı. Dönemi en ince ayrıntısına kadar yaşatıyor okura Dumas. Birçok muharebeyi de uzun uzun anlatıyor ama bu uzunluk bazı yerlerde okuru yoracaktır. Beni yorduğunu söylemem gerek. Bir de tabi ki eserin öncesinin anlatıldığı kitapların bizde çevrilmemiş olması da büyük eksiklik. Yeri değil ama birçok eserinin yanında beklediğim ve çok önemli kitaplarından biri olan Demir Maskeli Adam da hâlâ çevrilmeyen kitapları arasında. Dumas ve eserlerine daha çok değer verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Kitabı, tarih okumayı sevenlere ve yazardan Monte Cristo Kontu ile Üç Silahşör okuyanlara tavsiye ediyorum. Yazarı önce bu kitaplarla tanıyıp ardından ilerleyen dönemlerde Sainte-Hermine Şövalyesi okuması yapmanızı öneriyorum. (fazi)

Yaklaşmayın: Fransızlar tabiat tarafından olsa gerek doğuştan zor bir halk. Bu dillerine de yansımış bir hakikat. Zamanının barbarları Avrupa'nın en esnek ve maateessüf en uzun ve yorucu dilini yaratmayı başarmışlar. Alexander Dumas bilindiği gibi Fransızların yazı makinesi olan zat-ı muhterem. Lakin unutmamak gerekiyor ki bir şey ne kadar bolsa kalitesi de o oranda düşük oluyor. Daha önce bir Dumas romanını elime alıp pür dikkat okumamıştım ve okuduktan sonraki yorumum şudur ki; Dumas, asla ve asla Victor Hugo denen edebiyat peygamberinin yakınından dahi geçemez. Bin küsur sayfayı aşan bu dev eserin içersinde kayda değer bir kurgu bulunmamaktadır. Edebiyat zevki açısından Dumas'nın bu romanını tercih edecek olan arkadaşlara raflardaki diğer eserleri önermek durumunda kalacağım. Katlanılması gerçekten sabır isteyen bu eserin içinde hiç mi bir şey yok? Var elbette! Romanın atmosferi 1789 ihtilali sonrası Fransası ve bilahassa Bonaparte dönemi. İhtilal tarihi severler için dinlendirici bir tarihî roman olarak telakki edilebilecek mezkur eser, sıradan okuyucalar içinse yanına yaklaşılmaması gereken bir kağıt yığını olma özelliğini haizdir. Bir kez daha romancılık için Ruslara müteşekkiriz. Zira bu Fransız örneği Savonarola'yı haklı çıkaracak cinsten. (Furkan Gedik)

Kitabın Yazarı Alexandre Dumas Kimdir?

Alexandre Dumas Pére... Fransız yazar. Monte Kristo Kontu, Üç Silahşörler, Siyah Lale ve Demir Maske gibi tarihi romanlarıyla tanınır. Üçyüze yakın macera romanı yazmıştır. 19. yüzyılın en verimli ve en sevilen Fransız yazarlarındandır. Önce oyunları daha sonra da tarihsel romanlarıyla büyük ün kazanmıştır. Özellikle, Kardinal Richeliey dönemindeki gözüpek kahramanı anlattığı romantik tarzda yazdığı Üç Silahşörler (1844) ve Monte Kristo Kontu (1845) en tanınmış yapıtlarındandır. Dumas'nın renki, açık yürekli, kimi zaman pek inandırıcı olmayan bir üslupla kendi olağanüstü yaşamındaki olayları aktardığı Anılar (1852-54) adlı yapıtı romantik dönem Fransız edebiyat yaşamına ışık tutar. Dumas, geçimini sağlamak amacıyla genç yaşta Paris'e gitmiştir. Avukat olmayı planlamış ama geleceğin Fransa Kralı Orléans dükü Louis-Phlippe'nin hizmetine girmiştir. Sonra da şansını tiyatroda denemeye karar vermiştir. Yazdığı oyunlar döneminde olduça ilgi görmüştür. III. Henry ve Sarayı (1829) adlı oyununda Dumas, Fransız Rönesansının gösterişli bir tablosunu çizmiştir. Napoléon Bonaparte (1831) yeni ölen imparatorun efsaneleşmesini sağlamıştır. Dumas, oyun yazarken tarihsel romanla da ilgilenmeye başlamış ve renkli bir tarihsel fonla, genellikle 16. ve 17. yüzyılda geçen heyecanlı öyküler yazmayı hedeflemiştir. Kalıcılığını da oyunlarıyla değil, bu tarihsel romanlarıyla sağlamıştır. Romanlarındaki kahramanlarında iyi-kötü ayrımı oldukça belirgindir. Victor Hugo gibi romantik akımın başlıca yazarlarındandır. Dumas başarı kazandıkça kendini pahalı zevklere vermiş ve borçlarını ödeyebilmek için daha fazla yazmaya başlamıştır. Aynı zamanda gazeteciliğe de başlamış, gezi kitapları yazarak para kazanmaya çalışmış ama başarılı olamamıştır. Alexandre Dumas'nın eserlerini, özellikle de "Üç Silahşörler"'i yazarken tarihi oldukça saptırdığı, olaylara fazlasıyla hayâl gücünü kattığı söylenir. Bu söylentiler kulağına kadar gelince Dumas, "Tarihe tecavüz ettiğimi söylediler ama çok güzel çocuklar doğdu" demişti. Alexandre Dumas 1870'te, Dieppe yakınlarında ölmüştür.

Alexandre Dumas Kitapları - Eserleri

  • Monte Cristo Kontu
  • Üç Silahşor
  • Siyah Lale
  • Demir Maske
  • Binbir Hayalet
  • Üç Silahşörler 2 - Yirmi Yıl Sonra

  • Üç Silahşörler (Çizgi Roman)
  • Kafkaslar
  • Sainte - Hermine Şövalyesi
  • Üç Silahşörler - Kraliçenin Hizmetinde
  • Monte Kristo Kontu - Çalınan Taç
  • Pauline
  • Mısır ve Sina'da On Beş Gün

  • La Reine Margot
  • Mutfak Sözlüğüm
  • Tepedelenli Ali Paşa
  • Üç Silahşörler - Kralın Hizmetinde
  • Metres / Milady
  • Kraliçenin Elmasları
  • Robin Hood

  • The Nutcracker
  • Üç Silahşörler 3
  • Kaçış ve Yaşanmış Hikayeler
  • Üç Silahşörler 4
  • Üç Silahşörler 5
  • Kamelyalı Kadın

Alexandre Dumas Alıntıları - Sözleri

  • “Bekleme bir tür çılgınlık, çılgınlık da çok fazla umut değilse nedir?..” (Üç Silahşörler 3)
  • "Sana,hatıranda benim için hiçbir yer kalmayacak kadar sakin,mesut ve huzurlu bir hayat dilerim. “ (Monte Kristo Kontu - Çalınan Taç)
  • "Geçmişi bilmek, gelecekten haber vermekten kötüdür." (Üç Silahşörler 2 - Yirmi Yıl Sonra)
  • "Ben insanlardan çok fikirleri merak ediyorum." (Üç Silahşörler 3)
  • Ayrılık da ölüm kadar etkilidir… (Monte Cristo Kontu)
  • “Eskisi gibi değilim artık..” (Üç Silahşörler 3)

  • Sizi her gördüğümde, yüreğimdeki mücevher kutusuna bir elmas daha koyuyorum. (Üç Silahşörler (Çizgi Roman))
  • Güvendiğiniz kim var? Hiç kimse. (Demir Maske)
  • "Talihin büyük dönemeçleri umutsuz durumlarda birdenbire ortaya çıkmıştır." (Üç Silahşörler 3)
  • ... Ben basit bir kurala inanıyorum: Tanrı iyinin ne olduğunu eğitimle öğrenmemiş bir kadını hep iki yoldan oraya götürür: Bunlar aşk ve acıdır; zorlu yollardır. Bu yollara düşenlerin ayakları yara bere içinde kalır, elleri dilim dilim yarılır ama aynı zamanda yolun iki yanındaki böğürtlen dikenlerinin üzerinde kötülüğün yakut damlalarını bırakırlar. Tanrı huzurunda utanmayacak ve çıplaklıkla gayelerine ulaşırlar... (Kamelyalı Kadın)
  • ... Çünkü ölüm yanımda duruyor. Sense benden o kadar çok uzaktasın ki... (Kamelyalı Kadın)
  • Bu kadar çabuk ayrılacaktık madem, karşılaşmamıza hiç değmezdi. (Binbir Hayalet)
  • İnsanlar bilhassa kötü davrandıklarında sözcüklerin değeri hususunda yanılırlar ve tam da yüceltilmeyi hak edenleri alçaltmak için onlara hakaret ederler. (Sainte - Hermine Şövalyesi)

  • Ama içgüdülerden gelen nefret acımasızdır, hiçbir biçimde sönmez; kimi zaman küllenir gibi olur, ama bu küllerin altında daha fazla şiddetlenir. (Üç Silahşörler 4)
  • “Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için” (Üç Silahşörler 5)
  • Hırslı bir insan erişemeyeceği şeyleri arzular. (Demir Maske)
  • "Ölümden çekinenin sevgisi az olur!" (Sainte - Hermine Şövalyesi)
  • -Kedilerden ve farelerden daha tehlikeli bir hayvan var! -Hangisi? -İnsan! (Siyah Lale)
  • Bildiğiniz gibi en tehlikeli mermiler düşmandan gelmiyor. (Üç Silahşörler (Çizgi Roman))
  • "...bir başkası için ömrü boyunca yas tutacak birini tanımıyorum..." (Üç Silahşor)