Kitap Künyesi
Yazar: Durali Yılmaz
Yayın Evi: Ozan Yayıncılık
İSBN: 9789757891437
Sayfa Sayısı: 180
--reklam--
Şeyh Bedrettin Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Şeyh Bedrettin 1420 yılında Serez çarşısında asıldı. Onu; resmi tarih, iktidar için başkaldıran bir isyancı, Anadolu halkı ise Dede Sultan namıyla birlikte bir kahraman olarak tanımladı. Şair Nazım Hikmet, onu unutulmaz dizeleriyle Anadolu halkının yüreğine, bugününe ve yarınına yazdı.
Durali Yılmaz, olayları bilimsel bir açıdan ele almış ise de, onları romanının özellikleri ile kurgulamış ve bir gerçek olaın romanını yazmıştır. Roman kurgusuna ve dilimizin özelliklerine çok önem vermiştir. Böylece olayların odağında Şeyh Bedrettin'in kişiliğini de çok yönlü olarak bize tanıtmıştır. Bu bakımdan ve roman tekniği bakımından üzerinde durulması gereken bir romandır Şeyh Bedrettin.
- Muzaffer Uyguner
--reklam--
Şeyh Bedrettin Alıntıları - Sözleri
- Ay ve güneş herkesin lambasıdır, hava herkesin havasıdır, su herkesin suyudur. Ekmek neden herkesin ekmeği değildir?
- Tarih, gelecek için kavga verip, yitmiş bile olsa, insanlık için vuruşanları hiç unutmaz.
- Altı mumla içim aydınlandı Ya bin meşaleyle gönül nice olur...
- Oğul insanlar vardır şafak vaktinde doğar akşam ezanında ölürler.
- Bazı insanlar birbirlerine ibadet ederler ya da altınlara, paralara, yiyeceklere, üne, şana. Bilmedikleri için de Allah' a ibadet ettiklerini sanırlar.
- Soru: O zamanki sistem ile bu zamanki sistem arasında sizce bir fark varmı? Cevap: Devletin temel davranışlarında bir fark yok. Bazı konum değişiklikleri falan var ama şu anki devlette de Sünni yoksullar, Kürtler, Aleviler, Ermeniler ötekidir; hâlâ ötekidir.
- Şeriat der ki: seninki senin benimki benim; tarikat der ki: seninki senin benim ki de senin; marifet der ki: ne benimki var ne seninki; hakikat der ki: ne sen varsın ne ben.
--reklam--
Şeyh Bedrettin İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kitabın adı:Şeyh Bedrettin(İsyancı Bir Sufinin Darağacı Yolculuğu) Yazarın adı:Durali Yılmaz Sayfa sayısı:184 Güzel bir kitap okudum. Şeyh Bedrettin ilim adamı doğru dürüst inancı kendince kimsenin dediğini ve inandığını benimsemez kendi inandığını üstün gören ve doğru yolu göstermeye çalışan biri olarak bilinirmiş. Ama bu tür davranışları tasvip etmeyenler varmış bunlardan biri Beyazıt paşa ne ilmini ne de bilgisini tasvip etmez halkı kışkırtıyor diye ortalığa yaydırmış . Mehmet Çelebi'yi göndermiş yakalayın sorgulayın asın. Ne kadar kolay birşey insan canı almak sen mi verdin o canı ki alıyorsun . Sesini çıkarmamış başını uzatmış ve .... Benim bunda kararım yok ben yine gitmeğe geldim Bezirganem metaum çok alana satmağa geldüm Ben gelmedüm davi içün benüm işim sevi içün Dostun evi gönüllerdür gönüller yapmağa geldüm Yunus Emre (SIDIKA TOPAL)
Osmanlı tarihi dersinde Şeyh Bedrettin ve isyanı geçince merak ettim ve kısa bir araştırmayla kitabı aldım. İnternet bilgisiyle bildiğim kadarıyla Şeyh Bedrettin hakkında ihtilaf bolluğu vardı. Kimine göre makam sevdalısı asi bir düzenbaz, kimine göre ilk komünist kimine göre ise mutasavvıf bir piri fani. Ve hatta isyandan bi haber olan, yazdığı Fıkıh kitabı Teshil'i yazma çabasında olan büyük bir alim-bilgin idi. Doğrusu kitabı okuyunca ikna olmadım. Bilakis kafam daha çok karıştı. Kitabın yazım tarzı şöyle ; Heyheyleri üstünde olan, dramatik ve melankolik Şeyh Bedrettin'in iç alemi sayfalarca anlatılıyor. Olan olaylar ise bir iki sayfada olup bitiyor. Doğrusu bu sıkıntılı, bunaltıcı yerleri okurken zorlandığım oldu. Bir de şunu sorguladım: yazarın dile getirdiği gibi Şeyh eğer bir mutasavvıf biriyse, bu iç karışıklık niye? Değilse, yazar niye öyle olduğunu iddia ediyor? Ayrıca kitap içinde Osmanlı öyle bir bakış açısıyla yazılmış ki tanıyıp bilmeyen olsa, inanacak. Evet, bu yazarın değil Şeyh'in düşüncesidir diye kendimi kandırdım ama pek kanadım. Tamam fetret devri dönemiydi. O da kabul. Ama bu kadarı fazla geldi. Velhasıl beğendiğim bir kitap olmadı. Ve hala bilmiyorum. Şeyh bedrettin kim? Evet hayatını anladım. Ama fikri, bakışı, isyan sebebi neydi? Bunu anlamak için başka kitaplar da okuyacağım. (N. E. A.)
Şeyh Bedrettin; bizim padişah olarak kabul etmediğimiz ama babası Yıldırım Bayezıt'la Timur'a esir düşene kadar savaşmış ve daha sonra Timur serbest bırakınca Edirne'ye gelip tahta çıkarak Fetret devrinde 2 yıl boyunca Osmanlı'nın Rumeli kısmını yönetmiş olan Musa Çelebi tarafından Kazaskerliğe getirilmiş bir din alimidir. Kitapta en çok üzerinde durulan konu Şeyh Bedrettin'in hayatının gayesi haline getirmiş olduğu Teshil isimli kitaptır. Bu kitabın Osmanlı'yı cihan devleti haline getireceğine inanan Şeyh Bedrettin kitabı tamamlayana kadar adeta dünyayla bağlantısını kesmiş gibidir. Kitap sonunda Şeyh Bedrettin'in masum olduğu, Mehmet Çelebi'nin ve Rumelili paşaların iktidar hırsının kurbanı olduğu gibi bir sonuç çıkıyor. (Muhammet BÜLBÜL)
--reklam--
Şeyh Bedrettin PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Durali Yılmaz - Şeyh Bedrettin kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Şeyh Bedrettin PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Durali Yılmaz Kimdir?
1948 yılında Acıpayamda Köke Köyünde doğdu. İlköğrenimini burada yaptıktan sonra orta ve lise öğrenimini Burdurda, yükseköğrenimi İstanbulda tamamladı. Yeni Türk Edebiyatı sahasında doktora yaptı. Aynı sahada doçent, 1993te profesör oldu. 1988 yılında İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesinde doçent olarak göreve başlayan Yılmaz, burada Tanıtım ve Halkla İlişkiler Bölüm Başkanlığı yaptı. İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde de Müdür Yardımcılığı görevini yürüttü. Harp Akademilerinde basın ve halkla ilişkiler dersleri verdi. Halkla İlişkiler, Gazetecilik ve Radyo-TV Anabilim Dallarında yüksek lisans ve doktora tezleri yönetti. 1995 yılında Muğla Üniversitesine gelerek buradaki Fen-Edebiyat Fakültesinin Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölümünün kuruluşunu tamamladı. Muğla Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanlığı görevinden sonra 1999 yılında emekliye ayrıldı. Halen İstanbul Kültür Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Başkanı olarak görev yapmaktadır.rnrn1965 yılında henüz ortaokul öğrencisiyken Burdurun Sesi aldı mahalli gazetede ilk kez yayınladığı çalışmalarını daha sonra Diriliş, Hisar, Hareket, Büyük Doğu gibi dergilerde sürdürdü. Gazetelerde sanat sayfaları düzenledi ve köşe yazarlığı yaptı. Türkiye Millî Kültür Vakfı, KASD, DEN-BİR ödüllerini alan Yılmazın eserleri hakkında yerli ve yabancı basında çok sayıda değerlendirme yazıları yayınlanmıştır.
--reklam--
Durali Yılmaz Kitapları - Eserleri
- Çilekeş Müslümanlar
- Şeyh Bedrettin
- Ayasofya Dile Geldi
- Ölmeden Ölenler
- Fetva Yokuşu
- Hacı Bektaş Veli
- Roman Kavramı ve Türk Romanının Doğuşu
- Donuklar
- Söylenmeyen
- Ahmet Yesevi
- Gerçek Örneğimiz Efendimiz
- Roman Sanatı ve Toplum
- Tutunma
- Hacı Bektaş Güvercin Anadolu İsyanda Çerağ Uyanacak Mı?
- Yesevi Irmakları
- Kutup Yıldızları
- Ankara'da Ölüm
- Dansedebilmek
--reklam--
Durali Yılmaz Alıntıları - Sözleri
- Ne var ki mücahitlerin sayısı çok azdı, karşı tarafınki ise 200 bini aşkındı. 3000 kişilik ordu, 200 000 kişilik orduyla savaşacaktı... Neredeyse yüz katı... (Ölmeden Ölenler)
- “... namaz bir çizgiydi mekânla mekânsızlık arasında, zamanla zamansızlık arasında; bu âlemle ulvi âlem arasında, bu hayatla o hayat arasında. “Namaz, müminin miracıdır,” buyurmuştu Resul.” (Ahmet Yesevi)
- Onlar ki ÖLMEDEN önce ÖLMENİN sırrına ermişlerdi. (Ölmeden Ölenler)
- “Kişioğlu için en kutsal yiyecek kendi kazandır, kendi el emeğidir. “Veren el, alan elden üstündür,” buyurulmuştur.” (Ahmet Yesevi)
- Mumu izleyip çırak girdim pervaneye Kor ateş olup kavrulup yanıp söndüm işte (Yesevi Irmakları)
- Altı mumla içim aydınlandı Ya bin meşaleyle gönül nice olur... (Şeyh Bedrettin)
- “Kalem ve kelâm olmaksızın kılıçla huzuru sağlamaya çalışmak demek, zulmü öne çıkarmak demektir.” (Ahmet Yesevi)
- Hıdırellez bir türküdür kopuzun telinde, bir hayattır baharın yeşilliğinde... (Hacı Bektaş Veli)
- Yüce Resûl buyurmuştur: “Kendisi için istemediğini, kardeşi için isteyen veya kendisi için istediğini kardeşi için istemeyen bizden değildir.” (Ahmet Yesevi)
- Kafamda acıtan ve ağrıtan düşünceler. (Donuklar)
- Allah'ı daima zikret. Çünkü Allah'ı anman, umduğuna ermekte sana yardımcı olur. (Ölmeden Ölenler)
- Toprağın bu kadar cesaret ve umut verici olduğunu ilk kez farkediyorum. (Donuklar)
- "Madem ki," dedi Cengiz Han, "güneş bir tane, ışık bir tane, dünya bir tane: Millet de bir tane olmalıdır. Millet bir tane olunca da Han bir tane gerektir. Yerde ben olduğuma göre, gökte oturan tanrı da bir tane gerektir." (Yesevi Irmakları)
- Bu ölümler, yarınları aydınlatacak güneşler olacaktır. (Donuklar)
- "Bitti bizim görevimiz Kutlu insanlar olduk biz" "Siz, siz... Üçler, yediler, kırklar!" diyorum ve ekliyorum: "Hak Erenler, Hak Erenler..." (Donuklar)
- Şimdi iyice anlıyordu ki, dil bir araçtı. Asıl olan gözlerin ve kalblerin anlaşılmasıydı. (Ölmeden Ölenler)
- Vallahi ne dünya sevgisinden, ne de size olan düşkünlüğümden ağlıyorum. Fakat cehenneme uğradıktan sonra oradan nasıl çıkacağımı bilmiyorum. Ağlamam bunun içindir. (Ölmeden Ölenler)
- "Ölüme gülerek gitmeliyiz; bizi ölüme götürenleri küçümsediğimizi hissettirmeliyiz." (Donuklar)
- Silah, sahibi ile bir bütündür, kahramanın elinde dünyanın en sağlam kalkanı ve en keskin kılıcı, korkağın elinde sıradan bir demir parçasına dönüşür. (Ölmeden Ölenler)
- “Hepimiz Allah'tan geldik, yine ona döneceğiz...” (Ahmet Yesevi)
Yorumlar
0 yorum