Kitap Künyesi

Yazar: Ebu'l A'lâ el-Mevdudi

Çevirmen: Kolektif

Yayın Evi: İnsan Yayınları

İSBN: 9789755745909

Sayfa Sayısı: 620

--reklam--

Tefhimu'l-Kur'an - 5.Cilt (Büyük Boy) Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

İnsanoğlu tarih boyunca ilahi mesaja muhatap olmuştur. Ardarda ve her kavme gelen Peygamberlerin, indirilen sahife ve kitapların hepsi tek bir mesajı iletmek istemiştir insana: Allah birdir ve O'ndan başka ilah yoktur. Yani "Tevhid", varlığın hayat kaynağıdır. Kur'an, insan tarihinin şahit olduğu bütün Peygamberlerin ve Kutsal Kitapların bu evrensel mesajını doğrulayan, tamamlayan son ilahi Kitaptır.

Şu halde insanoğlu, ilahi bilgi ve tebliği ancak bu kitabı okuyarak, onu anlamaya çalışarak öğrenebilir; ruhunu, dünyasını ve geleceğini aydınlatabilir.

İslam dünyasında yüzlerce tefsirin kaleme alındığını görüyoruz. Bu değerli tefsirler, Kur'an-ı Kerim'i çeşitli seviyelerde açıklayarak insanın ilahi tebliği anlamasına yardımcı olan eşsiz kaynaklardır...

--reklam--

Tefhimu'l-Kur'an - 5.Cilt (Büyük Boy) Alıntıları - Sözleri

  • Hasan Basri....çok güzel bir biçimde izah etmiştir. "İnsan Allah'ı nasıl tasavvur ederse, amellerini de o tasavvura göre ayarlar..."
  • Peygamber (s.a) bütün ashabını topladı ve onlardan artık buradan son nefesimizi verinceye kadar bir adım geri çekilmeyeceğiz diye söz aldı. Durumun nezaketi göz önüne alınırsa bunun basit bir biat olmadığını herkes anlar.
  • Hiç kimse şu şüpheye kapılmamalıdır: İslâmî hükümet de müslümanlarla zimmi teb'a arasında ayırım yapar, onlara eşit haklar tanımaz; o veya bu şekilde bir tarafı kayırır... Böyle bir şüphe yersizdir; çünkü Firavun'un siyasetinin aksine, böyle bir ayırım, irk, renk, dil ve sınıf esası üzerine değil, bilakis ideoloji ve hayat tarzı esasi üzerine yapılmıştır. İslâmi sistemde müslümanlar ile zımmi'lerin yasal hakları konusunda kesinlikle bir ayırım sözkonusu değildir. Tek ayırım onların siyasal haklarıyla ilgilidir ve bu da şu basit sebebten ötürüdür: Bir ideoloji devletinde yönetici sınıf yalnızca devletin temel ideolojisine inananlardan oluşabilir. Bu ideolojiyi kabullenen herkes bu sınıfa girebilir. Reddedenlerse dışarda kalır. Dolayısıyla bu ayırımla Fir'avnî ayırım arasında hiçbir benzerlik yoktur, zira Fir'avni ayırıma göre ezilen sınıfın hiçbir üyesi, hiçbir şekilde (kesin likle) yönetici sinifina giremez; ezilen kavim temel insan (kul) haklarindan yararlanamaz, siyasî ve ekonomik haklarından dem vuramaz. Hatta onlar yaşama ve hayatta kalma haklarından bile mahrumdur, her ne olursa olsun herhangi bir haklan güvencede değildir, buna mukabil tüm özel imtiyaz ve haklar, devletin yüksek kademeleri, hayatın nefis nimetleri, yönetici sınıfa ve bu sınıf içinde doğmuş bulunan herkese tahsis edilmiştir.
  • "Ey Rabbim! Bana ve ana babama verdiğin nimete şükretmemi ve hoşnut olacağın iyi iş yapmamı gönlüme getir. Rahmetinle, beni iyi kulların arasına kat." Neml 19
  • Hudeybiye tam Harem sınırı üzerinde bir yerdir. Burada Huzaa oğullarının başkanı Hudeyl b. Verka, kabilesinden birkaç kişiyle Peygamberimizin yanına gelerek ne niyetle geldiklerini sordu: Peygamber de (s.a) hiçkimseyle savaşmak için gelmediklerini, sadece Beytullah'ı ziyaret ve tavaf etmek niyetinde olduklarını söyledi. Bunun üzerine heyettekiler geri dönerek Kureyş'in liderlerine durumu anlattılar, konuşmayı naklettiler ve Kureyşlilere bu Kabe ziyaretine engel olmamalarını tavsiye ettiler.
  • Kureyşliler defalarca gizlice Peygamber'in kampına hücum edip sahabeyi tahrik ederek, ne pahasına olursa olsun savaşı başlatmaları için bahane olabilecek bir olay çıkarmaya çalışıyorlardı. Fakat her seferinde sahabenin sabır ve disiplini, Hz. Peygamber'in (s.a.) ince düşüncesi ve hikmetli davranışı onların bütün oyunlarını boşa çıkardı. Bir keresinde 40-50 Kureyşli geceleyin gelip müslümanların kampına taş ve ok yağdırmaya başladılar. Sahabe-i Kiram hepsini yakalayıp Hz. Peygamber'in (s.a.) huzuruna getirdiler. Ama Peygamber hepsini serbest bıraktı. Bir diğer olayda, Ten'im tarafından 80 kişi, tam sabah namazı vakti gelerek ani bir hucum yaptılar. Bu adamlar da yakalandılar ama Peygamber (s.a) bunları da serbest bıraktı.
  • Hz. Peygamber'in (s.a.) bu sene geri dönerek, gelecek sene Umre için gelmesinde ısrar ediyorlardı. Uzun görüşmelerden sonra barış anlaşmasının maddeleri şöyle belirlendi: 1) 10 sene süreyle iki taraf arasında savaş durdurulacak. Bir taraf diğerine karşı, gizli veya açık hiçbir harekette bulunmayacak. 2) Bu süre içinde Kureyş'ten biri kendi hamisinin izni olmadan kaçarak Muhammed'in yanına gelirse, o kişi Mekke'ye geri gönderilecek. Peygamberimizin adamlarından bir kişi Kureyş'e dönerse onlar onu iade etmeyecek. 3) Arab kabilelerinden her biri bu anlaşmaya katılarak taraflardan birini seçmekte serbest olacak. 4) Muhammed bu sene geri dönecek; gelecek sene Umre için üç gün Mekke'de kalabilecek. Yanlarına birtek kılıçtan başka hiçbir aleti almayacaklar. Bu üç gün süresince Mekkeliler, herhangi bir çatışmaya meydan vermemek için Mekke'yi üç gün süreyle terkedecekler. Ama müslümanlar geri dönerken Mekke halkından hiç kimseyi götürmelerine izin verilmeyecektir.
  • Hz. Abdullah ibn Mes'ud, Hz. Cabir ibn Abdullah ve Hz. Bera b. Azib'ten ayrı ayrı fakat aşağı yukarı aynı manadaki şu sözler rivayet edilmiştir: "İnsanlar, Mekke'nin fethine zaferdir diyorlar, halbuki biz asıl zafer olarak Hudeybiye barışını kabul ediyoruz" (Buhari, Müslim, Müsned-i Ahmed, İbn Cerir)
  • Anlaşmada en çok şu iki madde müslümanların gücüne gidiyordu: Birincisi, ikinci madde idi ki bununla ilgili olarak herkes, adaletsizliği açıkca belli bir şarttır, diyorlardı. Mekke'den kaçarak gelenleri biz geri vereceksek Medine'den kaçıp gidenleri onlar niçin geri göndermesinler? diye itiraz ediyorlardı. Bunun üzerine Hz. Peygamber (s.a) şöyle buyurdu: "Bizden kaçarak onlara giden kişi bizim ne işimize yarar, Allah onu bizden uzaklaştırmıştır, ama onlardan kaçarak bizim yanımıza gelenleri iade edersek Allah onları kurtarmanın bir başka yolunu gösterecektir."
  • Bu adamların tutumları şöyle: "Muhammed abdest alırken ashabı, suyun bir damlasını dahi yere düşürmüyorlar hepsini beden ve elbiselerine sürüyorlar. Artık siz, kimlerin karşısında bulunuyorsunuz bir düşünün!"
  • Bu Kur'an bir felsefe eseri değil ki, doğru ya da yanlış olma ihtimali bulunsun. O, Allah tarafından vahyolunan kesin bir gerçektir.
  • Bazı insanlar kendi şuur ve iradesiyle Allah'ı velî edinirler. İşte bu insanlara, Allah yardım eder, onlara doğru yolu gösterir, salih ameller nasip eder ve onları kendi rahmeti altına alır. Allah'tan başka velî edinen kimseler ise, Allah'ın rahmetinden mahrum kalırlar. Burada ayrıca gerçek velînin Allah olduğundan ve başka hiç kimsenin velayet hakkına sahip bulunmadığından bahsedilmiştir.

--reklam--

Tefhimu'l-Kur'an - 5.Cilt (Büyük Boy) İncelemesi - Şahsi Yorumlar

--reklam--

Tefhimu'l-Kur'an - 5.Cilt (Büyük Boy) PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Ebu'l A'lâ el-Mevdudi - Tefhimu'l-Kur'an - 5.Cilt (Büyük Boy) kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Tefhimu'l-Kur'an - 5.Cilt (Büyük Boy) PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Ebu'l A'lâ el-Mevdudi Kimdir?

Mevdudi, 25 Eylül 1903 yılında Pakistan'ın Haydarabad Dekran bölgesinde doğdu. Hint Yarımadası'nın büyük alim yetiştiren ailelerinden birine mensup olan Mevdudi'nin babası, çocuğunu İngiliz eğitiminden uzak özel bir eğitimle yetiştirdi. Özel öğretmenlerden aldığı derslerle yetişen Mevdudi; İngilizce, Arapça ve Farsça öğrendi.

1920'de babasının vefatı üzerine çalışma hayatına atıldı ve 17 yaşında iken Hint Kıtası Müslümanlarının büyük ilgi ile izlediği el Camiat Gazetesi'nin yazı işleri müdürlüğüne getirildi. Daha sonra Tercüman'ul Kur'an adıyla bir gazete çıkarmaya başladı. 1941 yılında Cemaat-i İslâmiyye'yi kurdu ve 1976 yılına kadar bu teşkilatın liderliğini sürdürdü.

Ebû'l-A'la Mevdûdî, fıkıh, ekonomi, siyaset, tarih, siyer, sosyoloji, kültür tarihi ve Kur'an bilimleriyle ilgili önemli eserler yazdı ve bu eserleri dünyanın neredeyse bütün dillerine çevrildi. Yüzyılımızın en büyük bilginleri arasından yer alan Mevdûdi, 22 Eylül 1979'da Amerika'da tedavi gördüğü Buffalo Hastahanesi'nde vefat etti.

--reklam--

Ebu'l A'lâ el-Mevdudi Kitapları - Eserleri

  • Kur'an'a Göre Dört Terim
  • Gelin Müslüman Olalım
  • İslam'a Giriş
  • Gelin Bu Dünyayı Değiştirelim
  • Kur'an'ı Nasıl Anlayalım
  • Hicab
  • İslamda Cihad
  • Tefhimu'l-Kur'an - 1.Cilt (Büyük Boy)
  • Tefhimu'l-Kur'an - 2.Cilt (Büyük Boy)
  • İslami Kavramlar
  • İslâm'da İhyâ Hareketleri
  • Tefhimu'l-Kur'an - 3.Cilt (Büyük Boy)
  • Tefhimu'l-Kur'an - 7.Cilt (Büyük Boy)
  • Tefhimu'l-Kur'an - 4.Cilt (Büyük Boy)
  • Tefhimu'l-Kur'an - 6.Cilt (Büyük Boy)
  • Tefhimu'l-Kur'an - 5.Cilt (Büyük Boy)
  • Tarih Boyunca Tevhid Mücadelesi ve Hz. Peygamberin Hayatı
  • Sünnetin Anayasal Niteliği
  • İslam Davetçilerine
  • İslamda Siyasi Sistem
  • Hilafet ve Saltanat
  • İslam İnkılabının Süreci
  • Cihad
  • Açıklamalı Kur'an-ı Kerim Meali
  • İslamın Geleceği ve Öğrenciler
  • İslam'ı Anlamaya Doğru
  • Tevhid Bilinci
  • Siret-i Nebi (Arapça-Türkçe)
  • İslami Hareketin Ahlaki Temelleri
  • İslam'da Aile Hukuku
  • Fetvalar
  • Faiz
  • Müslümanların Temel Problemi ve Çözümü
  • İslam'ın Çağrısı
  • Cebir ve Kader Problemi
  • Fıtrat Bilinci
  • İslam Savaşçısının Ahlaki Stratejisi
  • İslam Medeniyeti
  • İslam'ın Anlaşılmasına Doğru
  • İslam'da İnsan Hakları
  • İslâmda Savaş Hukuku
  • İslam Nizamı
  • Tefhimu’l-Kur’an: Kısa Surelerin Tefsiri
  • Cuma Konuşmaları
  • Namaz Bilinci
  • İslam Ekonomisinin Temel İlkeleri
  • Barışın Yolu
  • Yeniden Diriliş Yolunda Engeller Öneriler
  • Tevekkül Bilinci
  • İman Bilinci
  • İslam ve Eğitim
  • Tefhimu'l-Kur'an Kur'an'ın Anlamı ve Tefsiri (7 Cilt Takım - Küçük Boy)
  • İslam ve Çağdaş Medeniyet
  • Modern Çağda İslami Meseleler
  • İslam ve Cahiliye
  • İslam'da Hükümet
  • Mücadele Bilinci
  • Tefhimu’l-Kur’an
  • Kur'an ve İnsanlık
  • Hitabeler
  • İslam Bilinci
  • Sünnet Bilinci
  • İslam Nazarında Doğum Kontrolü
  • İslamı Doğru Anlamak
  • Takva Bilinci
  • Günümüzde İslam
  • Kıyamet Bilinci
  • Ümmet Bilinci
  • Cahiliye Bilinci
  • Kur'an Bilinci
  • İnfak Bilinci
  • Sabır Bilinci
  • Devlet Bilinci
  • İslami Yaşama Biçimi
  • İslami Hareketin Dinamikleri
  • Müslüman Gençliğin Görevi
  • Müslümanca Yaşamak Üzerine
  • Salah ve Fesat
  • İslami Hareketin Stratejisi
  • İslam'da Ahlak Nizamı
  • Kur'an'da Firavun
  • İslam Hukukunda Sünnetin Yasal Konumu
  • İslam’da Yönetim Tartışmaları ve İnsan Hakları
  • Sünnetin Anayasal Niteliği
  • Dua Bilinci
  • Cihad Bilinci
  • Tarih Boyunca Tevhid Mücadelesi ve Hz. Peygamberin Hayatı 2. Cilt
  • İslam'ın İstikbalinde Talebeler
  • İslam Vahdeti ve Irkçılık
  • İslam Dinine İlk Adım
  • Kur'an'ın Dört Temel Terimi
  • Tefhimu'l Kur'an Meali
  • Tarih Boyunca Tevhid Mücadelesi ve Hz. Peygamberin Hayatı 1. Cilt
  • Tarih Boyunca Tevhid Mücadelesi ve Hz. Peygamberin Hayatı 3. Cilt

--reklam--

Ebu'l A'lâ el-Mevdudi Alıntıları - Sözleri

  • "Asra yemin olsun ki, insan Ziyan içindedir. Ancak inanıp Salih amellerde bulunanlar birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve sabır tavsiye edenler istisna." (Asr,1-2-3) (Tevhid Bilinci)
  • Kur'an-ı Kerim'de anlam ve sözcüklerin her ikisi de Allah'ındır. Bunlar olduğu gibi insanlara iletilmek üzere Resulullah'a indirilmiştir. Bu nedenle bunlara vahy-i metluv denilir. Vahyin diğer türü, yani "gayr-i metluv" niteliği, yapısı ve amacı bakımından bundan tamamen farklıdır. Bunlar Resulallah'a yol göstermek amacıyla inerdi. İnsanlara, Allah'ın sözleriyle değil, Hz. Peygamber'in buyruk, karar ve işleri olarak ulaşırdı. Bir kişi, Hz. Peygamber'e ilk tür vahiylerin geldiğini kabul ediyorsa, başka türlü bir vahyin de geldiğini niçin kabul etmiyor? Kur'an'ın mucizevi kelamı, bunun ilahi kelam olduğunu bize kanıtlıyorsa, peki Resul-u Muhterem'in mucizevi hayatı ve mucizevi işleri, Allah'ın rehberliğinin sonuçları olduğu konusunda bizi niçin ikna edemesin? (Sünnetin Anayasal Niteliği)
  • Ey Allah'ı zikreden ve O'na ibadet eden kimseler(!) boynunuza kölelik, zulüm halkasını geçirten sebep nedir? (İslami Kavramlar)
  • Hz.Ömer Sahâbîlere: “–Allah’ın yardımı ve fetih geldiğinde... diye başlayan Nasr Sûresi hakkında ne düşünüyorsunuz?” diye sordu. Bir kısmı: “–Yardım görüp fetih gerçekleşince Allah’a hamd ve istiğfar etmekle emrolunmaktayız.” dedi. Kimi de hiç yorum yapmadı. Ömer (r.a) bu sefer bana hitâben: “–Ey İbn-i Abbâs! Sen de böyle mi düşünüyorsun?” dedi. Ben: “–Hayır!” dedim. “–Peki, ne diyorsun?” diye sordu. Ben de: “–Bu sûre, Efendimiz’in(sav) ecelinin geldiğini kendisine haber verdi. Allah’ın yardımı ve fetih sana gelince -ki, bu Sen’in ecelinin geldiğinin alâmetidir- Rabbini hamd ile tesbih et, bağışlanma dile! Çünkü o tevbeleri kabul edendir.” buyruluyor dedim. (Tefhimu'l-Kur'an - 7.Cilt (Büyük Boy))
  • Hidaye'de mesele şu şekildedir. "Kitabi kadınlarla evlenmek caizdir fakat evlâ olan zaruret bulunmadıkça onlardan evlenmemek ve kestiklerini yememektir. Harp ehli kitabî kadınlarla evlenmek icma ile mekruhtur çünkü bu şekil evlenme ile erkeğin kadınla beraber diyar-ı harpte yaşaması ihtimali ve dolayısıyla doğacak olan çocukların kafirlerin ahlakından etkilenmeleri söz konusu olacağı için fitne kapısı açılmış olur." (Modern Çağda İslami Meseleler)
  • İman, istek ve histen ibaret değildir. Ancak kalpte yerleşip amelde kendini gösterendir.. (İslamda Cihad)
  • "Gidilecek yeri aynı olmayanların hayat yolu nasıl bir olabilir ki? (Takva Bilinci)
  • Dünya'da hiç bir yer yoktur ki orada Müslümanların yerleşim yeri olmasın ve orada ezan okuyarak Resulullah'ın risaleti ilan edilmesin.Namazda da Resulullah'a salavat getirilir.Cuma hutbesinde de Resulullah zikredilir.Senenin on iki ayının hiçbir günü ve günün 24 saatinin hiç bir ânı yoktur ki yeryüzünde bir yerde Resulullah zikredilmesin.Bu, Kur'an'ın doğruluğunun açık ispatıdır. (Tefhimu'l-Kur'an - 7.Cilt (Büyük Boy))
  • 'İlimden kendilerine çok az pay verilmiş insanların, nizam koyma, kanun yapma yetkilerini kendilerinde görmeye kalkmaları, sonu cehennem olan bir tağutluk iddiası olduğu gibi fazlasıyla gülünçtür de.' (İslâm'da İhyâ Hareketleri)
  • "Hevasını kendisine ilâh edinen kimseyi gördün ya. Allah, onu bir ilim üzerine şaşırtmış kulağını ve kalbini mühürleyip gözüne de bir perde çekmiştir. Artık ona Allah'tan başka kim hidâyet edebilir? Hâlâ düşünmez misiniz? (Ayet;23) (Takva Bilinci)
  • Ikinci Bölüm: İkinci bölüm ise, İslam'a hizmet et meye gönül vermiş askerleri yetiştiren bir atölye olacak ur. Bunların köşe taşları iffet ve dolandırıcılıktan uzaklık olan erdemli bir ahlakla bezenmeleri gerekir. Ayrıca bakış lanı kesinlikle soylu gayelerinden başkasına yönelmeme lidir. Şiarları, bu gaye uğrunda fedakârlık ve çaba göster mek olmalıdır. İşinde sade, sıkı ve istikrarlı olmakla tanınan fertlerden oluşan bu genç gruptan, hedeflenen devrim par tisinin çekirdeği oluşacaktır. İşlerinde ve davranışlarında nizamın, kardeşliğin ve dayanışmanın ruhu onlara hâkim olur, öyle ki insanlar onlarda, iki ayağı üzerinde yürüyen İslam'ı görür. (Müslümanların Temel Problemi ve Çözümü)
  • İslâm nizâmı, gayri meşru parayla kurulamaz. (Gelin Bu Dünyayı Değiştirelim)
  • İnsana bedeni varlığı için değil de ahlaki sıfatları için insan denilmektedir. (Mücadele Bilinci)
  • Nitekim hakikati bilmek için bizzat Allah'ın ilmi kâfidir. (Tefhimu'l Kur'an Meali)
  • İmanın İslam ile olan ilgisi, ağacın tohumla olan ilgisi gibidir. Tohumun içerdiği güzellikler, ancak o tohumdan gelişen ağaçta gözlenebilir. Öyleki ağacı iyice incelediğiniz zaman tohumda olan tüm özellik ve güzellikleri rahatlıkla görebilirsiniz. (Mücadele Bilinci)
  • Siz bir Müslümanın ahlâk ve karakterini iyice kavrarsınız, bir Müslümanın hiçbir zaman dünyada rezil , mahkum ve mağlup olarak yaşamayacağına yürekten inanırsınız. Bir Müslüman her zaman galip ve hakim olarak yaşar , çünkü İslâm'ın onda yaratmış olduğu özellikler hiçbir güç bastıramaz. (İslam'a Giriş)
  • Bir kulun Rabbine en yakın anı, secde ettiği andır. (Tefhimu’l-Kur’an: Kısa Surelerin Tefsiri)
  • Gözler O'na ulaşamaz. Ancak O, gözlere ulaşır. O, her şeye derinlemesine nüfuz eder ve her şeyden haberdardır. (Tefhimu'l Kur'an Meali)
  • Ben sizden birini, Allah'ın bana havale ettiği bir devlet işi için vergi memuru olarak gönderiyorum da geri döndüğünde bana; 'Şu mal devlet malı, şu da bana verilen hediyedir' diyor. Bu doğru olsaydı, acaba babasının anasının evinde otururken de kendisine böyle hediyeler verilir miydi? (Fetvalar)
  • İslam, imanın fiiliyata aktarılmış halidir. (Mücadele Bilinci)