Kitap Künyesi
Yazar: Turan Dursun
Yayın Evi: Kaynak Yayıncılık
İSBN: 9799753430479
Sayfa Sayısı: 77
--reklam--
Turan Dursun Hayatını Anlatıyor Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Turan Dursun, hayatını ve görüşlerini anlatıyor:
Çocukluğum, annem, babam, öğrenimim, icazet alışım, Allah'la ilk kavgam, Köy imamı oluyorum, evleniyorum, müftülüğüm, Peygambere ve Tanrı'ya inancın gerçek olmadığını anlıyorum TRT Programlarım.
(Arka Kapak)
--reklam--
Turan Dursun Hayatını Anlatıyor Alıntıları - Sözleri
- Tekirdağ'da bir imam, hatim indiriyormuş. Parayı az vermişler. Başlamış Arapça sövüp saymaya: "Topunuz'un da..." diye. Herkes de ne anlasın, "Amin" deyip duruyormuş.
- Turan Dursun'a arkadan sıkılan kurşunlar. Turan Dursun Üniversitesi'nin öğretimini durduramadı.
- - İslam'la Yahudilik biraz benziyor da, Hristiyanlık en azından kitapta biraz daha farklı mı oluyor? Dünya işlerine karışmamasının nedeni nedir? ş - Şimdi Hristiyanlık İncil'de yok. O dört tane bilinen, kabul edilmiş İncil'de, Matta, Luka, Markos, Yuhanna'da; bu dört İncil'de Resullerin İşleri var. Bir de Paulus'un çeşitli kesimlere yazdığı mektuplar var. En sonunda Yuhanna'nın vahyi var. Bunların hangisini alırsanız alın -yedi ahit deniliyor- bunların hiçbirinde bir ceza hukuku yok, bir miras hukuku yok. Sosyal durumları çerçeveleyen kurallar yok. Çok fazla kural yok. Öğretisinde olmamasından kaynaklanıyor.
- Birileri tutsalar da "iki kere iki 25 eder" deseler; bunlar oybirliği ile bunu söyleseler, ben demokratik bir oylamadır, buna saygı göstermek gerekir demem. Hayır, bunların hepsi saçmalamıştır, derim.
- Tanrıyı inkar etme demiyorum, olan bir şey yok ki inkar edeyim.
- Daha çarpıcı gerçek ise, İslamcı eğitimin İslamı öğretmediğidir. İslam, 1400 yıllık bir gerçeklik olarak ancak İslamın dışından öğrenilebiliyor.
- Türkiye'nin neresine gitsem Turan Dursun'un öğrencileri ile karşılaşırım. Binaları, salonları, kütüphanesi, kafeteryası olmayan bir Turan Dursun Üniversitesi var. Bir profesör ve yüzbinlerce öğrenci. Diploma almak için değil, aydınlanmak için ders alınan bir üniversite. Tek bir insan, bir halka öğretmenlik yapıyor. Hiç abartma yok bu gözlemde.
- Onu yitirince, ona ait ne bulabilirim diye deli gibi aradım buralarda. İbn-i Haldun'un Mukaddime'sini buldum. Turan Dursun çevirmiş ve önsöz yazmıştı. Yeniden okudum. O önsözü yazacak çok insan yok. O çeviriyi yapabilecek ikinci bir insan yok. 14. yüzyıl Arapçasını da biliyordu, peygamber döneminin 7. yüzyıl Arapçasını da.
- Savaşılmadığı yerlerde din çok az bile olsa zamanla gelişerek diğer kesimleri alt edebiliyor. Yani karanlığa siz ışıkla gitmezseniz, o karanlık yayıldıkça yayılır. Engeller çıkar ortaya. Işık kaynaklarıyla halkın arasına girer. Halk daha da karanlığa sürüklenir. Derken, herkes çareyi fizikötesi güce sığınmakta bulur.
- (Kenan) Evren'in Atatürkçü olduğu bir yerde ben nasıl Atatürkçü olurum.
- Zaten epeydir de sorular vardı. "Tamam" dedim "bu adam sahtekardır." Ama ne fena oldum. Öyle bir hınç oluştu ki! Çünkü o benim gençliğimi aldı, çocukluğumu aldı. Ben ondan dolayı gençliğimi, çocukluğumu yaşamadım. Nice insanlar ondan dolayı yaşayamıyor. Birçok insan onun felaketzedeleri durumunda. O vardır diye. Onun seçtiği karanlık vardır diye birçok insan doğruyu yanlış, yanlışı doğru olarak biliyor. Yani insanca duygular ve insanca oluşumlar, o nedenle birçok yönden gelişememiş. Hiçbir hastalık; ne bir kanser, ne AIDS, ne falandır, filandır hiçbir hastalığın korkunçluğu, hiçbir felaketin korkunçluğu, o dinden gelen korkunçluk kadar korkunç gelmedi bana.
- Özgürlük erdeminden dolayı biz demokrasiyi savunuyoruz, özgür olalım diye. Düşüncede, duygularda, davranışlarda evrensel olan özgürlüktür, demokrasi değildir. Demokrasi özgürlüğün bir aracıdır.
- Tek bir insan bile toplumun büyük bir ihtiyacına yanıt verdiği zaman, büyük bir ışık oluyor.
- Milliyetçiliği, çok ilkel bir düşünce kabul ederim. Bağışlanır bir şey bile olmadığı düşüncesindeyim.
- İki şeye ben çok hayıflanırım. Bir, Arapların o petrol gücüne sahip olmalarına, bir de İsrail'in dünya ticaretine egemen olmasına. Ne kötü! Ne büyük talihsizlik! İki ilkel güç, çok önemli potansiyele sahip olmuştur dünyada. Ama elbette ben bir Hitler kafasıyla düşünmüyorum Yahudilere bakarken. Yahudileri anlarım da Yahudiliği ilkel bulurum. Yahudilik benim için ayrıdır, Yahudiler ayrıdır. Yine Müslümanlar ayrıdır, Müslümanlık ayrıdır. Onun gibi. Yani İsrail de dünyamızın problemlerinden biridir bence.
--reklam--
Turan Dursun Hayatını Anlatıyor İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bir Âlim Doğuyor!: Şöyle iddialı bir giriş yapayım: Turan Dursun bu ülkede yaşamış en cesur insandır! Nedenine gelince incelemeyi bitirince anlayacaksınız. Efendim zaten ateistlerin hemen hemen hepsi Turan Dursun'u bilir. Beni ateist yapan da ta kendisidir. Çocukluğumdan beri hep tereddütlü bir inanış vardı içimde. Sürekli çeliştiğim bir inanış. Görmezlikten geldiğim, bahaneler uydurduğum bir inanç sistemi vardı. Ama kimliğimde yazan dinin bana emrettiği görevleri de tam olarak yerine getir(e)miyordum. Bir gün dedim ki böyle olmaz: İnanacaksan dininin sana emrettiği her şeye gözün kapalı inanacaksın ve her kuralına uyacaksın. Ve ben bu uğurda kör bir inanç sistemi yerine bilgi alarak ilerlemek istedim. Kimsenin körü körüne, bilmediği bir şekilde, hayatını tümden etkileyecek bir sisteme girmesini doğru bulmuyorum. İlk işim kutsal kitabı okumak oldu. Daha sonra hem din alimlerinin hem de karşı tez oluşturan kişilerin yazılarını okudum. Bu insanlar neden inanmıyorlar, kendilerini ateşe atmak kolay mıdır diye emin olun birçok din bilgininden daha çok bilgiye sahip oldum. En sonunda Turan Dursun benim dönüm noktam oldu. Ben O'nun gibi birine nasıl inanmazdım. Mümkün değil ona inanmamak. Ona inandım ve bize dikte edilen inancımdan kurtuldum. Emeğine, hayatına, duruşuna, beynine sağlık be adam! İyi ki vardın, iyi ki korkmadın, iyi ki bilgilerini sadece kendine saklama yolunu seçmedin. Ve iyi ki hayatın pahasına inanmadığın bir düzene karşı durdun! Bir ek bilgi vereyim: 1000k sitesinde takip ettiğim tek yazardır. Ekranıma her alıntısı düştüğünde, Turan Dursun okuyan arkadaşları ayrı bir takip ediyorum. Bu kitap Şule Perinçek ile bir gezinti sırasında kayda alınmış röportajdır. Turan Dursun hayatının temelini atan annesi ve babası ile ilgili bilgileri verdikten sonra, öğrenim hayatını anlatmaya başlıyor. Babasının Basra ve Küfe de bile böyle bir alim bulunmayacak diye empoze ede ede büyüttüğü bu çocuk canını dişine takarak 12- 13 yaşlarında tek başına öğrenebileceği her şeyi Kürt, Türk, Çerkez, Arap hocalardan öğrenmiştir. Babasının istediği yerine getiren Turan Dursun, önce diğer kutsal kitapları okuyup Kuranla diğer dinlerin benzerliklerini fark ediyor. Çocukluğundan beri yaşamı olduğu ikilemleri artık bu işin içinde, en doğru kaynaklardan bizzat kendi çeviri yaparak öğreniyor. Önce kitaba bağlılığını kaybediyor, birkaç sene sonra da Allah'a inancını yitiriyor. Ama bu süreçte bile Türkiye'nin en iyi hocası, en bilgili, en yardımsever müftüsü olmuştur. Çağdaş, ileri görüşlü, sorgulayan, yeniliğe açık, okuyan ve okutan bir müftü! Ama her şeye rağmen Turan Dursun ikiyüzlülük yapmamıştır. Daha bebeklik yaşlarında hayatının temelini oluşturan inancını kaybedince önce müftülükten istifa etmiştir. Sonra da kendi bilgilerini halkla paylaşmak için programlar yapmıştır. Bu uğurda yaşamına devam etmek isteyen Turan Dursun babası tarafından evlatlıktan reddedilmiştir. Daha sonra da maalesef 90'lı yıllarda her aydının korkulu rüyası olan o kör kurşunla öldürülmüştür. Açtığı yol ise muazzam bir cesaret örneğidir. Paradan, şöhretten, saygıdan, aileden... olmuş ama davasını öğrencilerine ulaştırabilmiştir. Sizlere tavsiyem bulabildiğiniz an Turan Dursun kitabı almanız ve okumanızdır. Bu kitabının basımı maalesef yok. Ama okumak isteyen arkadaşlara buradan şu çağrıyı yapıyorum: Gerçek bir biyografi, gerçek bir sorgulama, gerçek bir hayat tecrübesi, yeni bilgiler, farklı bakış açılarını okumak isteyenler varsa onlara bu kitabı e-posta olarak gönderebilirim. İncelemeyi okuyan herkese teşekkür ederim. (Son Ay)
Şule Perinçek'in Turan Dursun ile öldürülmeden iki buçuk ay önce yaptığı röportajın kitap haline getirilmiş şekli olan elimizdeki yapıt, Turan Dursun'un çocukluğundan katledilişine kadar geçen 56 yıllık zaman dilimindeki yaşamında şekillenen fikirlerine kısa bir yolculuk yapmamıza olanak sağlıyor. Dursun'un imamlıktan müftülüğe, televizyon programcılığından ateizme uzanan süreçte hayatını ve görüşlerini anlattığı kitapta dinlerden milliyetçiliğe, demokrasiden özgürlüğe dek bir çok söylemine ilk ağızdan tanık olmak mümkün. (Özgür Köktürk)
"Bir çırpıda bitecek bir kitap, bütün kitaplarını okuduktan sonra tatlıymış gibi geldi. Hayatının kısa bir özetini anlatıyor, Şule Perinçek soruyor, o cevaplıyor. Artık kitabın basımı olmaması ne acı!" (a alakan)
--reklam--
Turan Dursun Hayatını Anlatıyor PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Turan Dursun - Turan Dursun Hayatını Anlatıyor kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Turan Dursun Hayatını Anlatıyor PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Turan Dursun Kimdir?
Turan Dursun (1934 - 4 Eylül 1990), Türk yazar, düşünür, eski imam ve müftü. İbnü'r Râvendî'nin tâkipçilerindendir. Yapmış olduğu araştırmalarında İslâmiyeti ve peygamberi Hz. Muhammed'i ağır bir şekilde eleştirmiştir. Monoteistik dinler tarihi eğitimi görmüştür. Ateist olmadan önce imam ve müftü olarak çalışmıştır. Daha sonra 1966 yılında TRT'de işe başlamış ve 10 sene boyunca dini içerikli programlar yapmıştır. Emekli olduktan sonra, 1989 yılında, 2000'e Doğru dergisinde haftalık yazılar yazmaya başlamıştır. İslâm dinini açıkça eleştirdiği için köktendinci İslamcılar tarafından ölümle tehdit edilmiştir. 4 Eylül 1990'da evinin önünde köktendinciler tarafından düzenlenen suikast sonucu hayatını kaybetmiştir.
1934'te Sivas’ın Şarkışla ilçesine bağlı Gümüştepe köyünde dünyaya geldi. Ailesinin sekiz çocuğundan biriydi. Annesi Kürt, babası Türktür.[4] Beş yaşındayken bütün ailesiyle birlikte Ağrı’nın Tutak ilçesine dedesinden kalma yerlere tekrar sahip olmak ve oraları işletmek maksadıyla göç ettiler.
Ailesi ve eğitimi
Babası, aileyi geçindirmek üzere köylerde imâmlık yapmaya başladı. Kıt kanâat geçinen babasının tek arzusu, oğlunun Basra ve Kûfe’deki din alimleri gibi, çok kuvvetli bir din eğitimi alarak eşi benzeri görülmemiş bir din âlimi olmasıydı. Bu amaca yönelik olarak babası oğlunu yatılı din okullarına, Kur'an kurslarına ve birçok ünlü hocanın yanına eğitim alması için gönderdi. Bu hocalardan dinî eğitim alabilmek için Ağrı'dan Muş'a, Adana'ya ve oradan da Türkiye'nin birçok şehrine, kasabasına ve köyüne gitti. Biri hariç bütün hocalarından bedava ders gördü. İşte bu hocadan ders alabilmek amacıyla kendisinden istenilen, o zamanın parasıyla 100 TL'yi ödeyebilmek için hem esans satmaya, hem de hocalık yapmaya başladı. Kendisine hocalık yapan bu kişi ise daha sonraları Ankara Elmadağ Müftülüğü'ne atandı.
Diyânet İşleri Başkanlığı’nın İlâhiyat Fakülteleri’nde sürdürdüğü Sünnî-Hanefî-Mâtûridîyye İ'tikadî mezhebi ana ilkelerine dayalı olarak Monoteistik dinler tarihi eğitimi almaya karar verdi. Askerlik çağına ulaşana kadar Kürtçe, Çerkezce ve Arapça öğrendi.
Müftülük yılları
Müftülük sınavını kazandıktan sonra ilkokul diploması olmadığı için tayini yapılamadı. Bu yüzden İstanbul Mahmutpaşa İlkokulu'nu kısa sürede dışarıdan bitirdi. Sivas müftüsü iken de ortaokulu dışarıdan bitirdi.
İlk imâmlık deneyimlerini askere alınmadan önce Tarsus'a bağlı Baltalı köyünde yaptı. Askerliğinden sonra İstanbul'da bulunan İsmailağa ve Üçbaş medreselerinde hocalık yaptı. Daha sonra müftülük yapmaya başladı. İlk olarak Tekirdağ'da müftü yardımcısı olarak göreve başladı. Ardından Gemerek'te, Altındağ'da, Sivas'ta ve son olarak da Sinop'un Türkeli ilçesinde müftü olarak görevde bulundu. 1958 yılında başlayan müftülük görevi 1966'da son buldu.
Müftü iken İslâmiyeti, Hıristiyanlığı ve Yahudiliği hem kendi kaynaklarından, hem de diğer kaynaklardan yararlanarak daha detaylı bir şekilde birbiriyle karşılaştırarak kökenlerini aramaya yönelik çalışmalar yürüttü. Yürüttüğü bu yoğun çalışmaların yanında efsaneleri ve hikâyeleri de okudu. Sürdürdüğü bu yoğun çalışmalar esnasında okuduğu efsane ve hikâyeleri kutsal metinlerdekiler ile kıyaslayan Dursun'nun dinî inancında büyük sarsıntılar meydana geldi. Neticede, dinî inancında tezâhür eden bu dilemmanın etkisi altında kalarak müftülük görevinden istifâ etti.
Prodüktörlük ve yazarlık yılları
Bir arkadaşının önerisiyle Türkiye Radyo Televizyon Kurumu'nda ambar memurluğu, malzeme memurluğu, koruma memurluğu ve evrak memurluğu gibi görevlerde çalıştı. Ardından prodüktör sınavlarına girdi ve başarılı oldu. Bundan sonra TRT Kültür Müdürlüğü'nde dinî yayınların hazırlanmasında prodüktör olarak çalıştı ve birçok yapıma imzasını attı. Bunlardan en çok yankı uyandıranlar ise şunlardır: Tarihte Türkler, Başlangıcından Bu Yana İnsanlık ve Akşama Doğru. Araştırmasını kendisinin yaptığı ama bir türlü yapımına izin verilmeyen Birinci Büyük Millet Meclisi Öncesi ve Sonrası adlı bir projesi vardı. TRT'deki 16 yıllık görevinden 1982 yılında emekliye ayrıldı.
1987 yılında Doğu Perinçek'le tanıştı ve onun yardımıyla 2000'e Doğru adlı dergide Din Bilgisi adında bir sayfada yazmaya başladı. Daha sonra Saçak, Teori ve Yüzyıl gibi dergilerde de yazdı. Bunun yanı sıra birçok kitabı yayına hazırladı. İbn Haldun'un Mukaddime adlı eserini Türkçeye çevirdi. Hazırlamakta olduğu kapsamlı Kur'an Ansiklopedisi'nin ancak ilk 8 cildini tamamlayabildi.
Ölümü
Turan Dursun, 4 Eylül 1990 tarihinde İstanbul'da evinden işine giderken uğradığı bir silahlı saldırı sonucu öldürüldü. Dört yıl sonra, İslami Hareket Örgütü'ne yönelik operasyonda cinayetin çözüldüğü açıklandı. Örgüt üyesi Arif kod adlı Tamer Aslan, Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde verdiği ifadede Turan Dursun'un öldürülmesine nasıl karar verdiklerini şöyle anlattı:
“ Mesut (kod adlı İrfan Çağrıcı), yazarlık yapan ve yazdığı yazılarda Hz. Peygamber efendimizle kutsal Kur'an-ı Kerim'i küçük düşüren Turan Dursun'un öldürülmesi gerektiğini söyledi. Bunun üzerine benimle kod adı Kemal olan kişiyle önce bu konuya itiraz ettik. Çünkü bu şahıs öldürüldüğünde basın bu olayı abartılı olarak halka yansıtacak, bundan dolayı da şahsa kötülükten ziyade iyilik yapmış olacağız kanaati benimle Kemal'de hakimdi. Biz bu görüşümüzü Mesut'a ilettiğimizde bizimle 15 gün görüşmedi. Mesut, tekrar Turan Dursun'un öldürülmesi olayını yinelemesi üzerine ben ve Kemal olayın istihbaratını yapmak üzere görev aldık. „
Bu cinayetle ilgili yakalanan İslamî Hareket Örgütü üyelerinden İrfan Çağrıcı, müebbet hapisle cezalandırılmış olup halen tutukludur. Turan Dursun cinayetinin tetikçisi olan Muzaffer Dalmaz ise halen yurt dışında firardadır.
Turan Dursun anısına her yıl Turan Dursun Araştırma ve İnceleme Ödülü verilmektedir.
Uzmanlık alanları
Fıkıhçı, İslam Hukukçusu
Kelamcı, İslam Kelamcısı
Hadis Bilimcisi
Doğu Bilimcisi
Din Etnoloğu
Eserleri
Kulleteyn
Turan Dursun'un çocukluk dönemlerine ilişkin otobiyografik romanıdır. Kitabın sonraki ciltlerinin, yazarın vurulduğu 4 Eylül 1990'da evinden sivil polisler tarafından alındığı öne sürülmüştür.
Kitap, yazarın 11 yaşına kadar aldığı din eğitimi dönemini anlatır. Pek çok baskısı yapılan kitap, çizgi roman olarak da yayımlanmıştır.
Diğer
Allah
Din Bu-1 (Tanrı ve Kur'an)
Din Bu-2 (Hz. Muhammed)
Din Bu-3 (İslamda Toplum ve Laiklik)
Din ve Cinsellik
Dua
Evren Bir Şaka mı?
Kur'an
Kur'an Ansiklopedisi (8 cilt)
Kutsal Kitapların Kaynakları (3 cilt)
Müslümanlık ve Nurculuk (1971)
Şeriat Böyle
Ünlülere Mektuplar
Çevirileri
İbn-i Haldun'un Mukaddime adlı eseri (2 cilt)
Hakkında yazılan kitaplar
Abit Dursun, Babam Turan Dursun
Abit Dursun, Turan Dursun ve Aydınlanma
Şule Perinçek, Turan Dursun Hayatını Anlatıyor
--reklam--
Turan Dursun Kitapları - Eserleri
- Din Bu-1: Tanrı ve Kur'an
- Din Bu-2: Hz.Muhammed
- Kulleteyn
- Din ve Seks
- Din Bu-3
- Din Bu 4: Tabu Can Çekişiyor
- Allah
- Kutsal Kitapların Kaynakları 1
- Evren Bir Şaka mı?
- Kutsal Kitapların Kaynakları I-II-III
- Turan Dursun Hayatını Anlatıyor
- Müslümanlık ve Nurculuk
- Kur'an
- Kutsal Kitapların Kaynakları 2
- Kutsal Kitapların Kaynakları 3
- Dua
- İlhan Arsel'e Mektuplar
- Şeriat Böyle
- Başlangıcından Bu Yana İnsanlık
- Ünlülere Mektuplar
- Allah, Kur'an, Dua, İman
- Kuran Ansiklopedisi
- İbn Haldun'da Uygarlıkların Yükselişi ve Çöküşü
--reklam--
Turan Dursun Alıntıları - Sözleri
- Hangi müslüman ülkeye giderseniz gidiniz, göreceğiniz şey, insanların her alanda geri kalmışlığı, akılcılıktan ve özgürlük denen nimetlerden yoksunluğu, müptezel yaşama alışmışlığı olacaktır. (Şeriat Böyle)
- Ebû Hureyre'den bir aktarılışa göre de Peygamber anlatırken arkadaşlarıyla arasında şu konuşma geçer: -Bir kul günah olan ya da akrabalık bağını koparmaya götürecek şeyi istemedikçe onun duası sürekli olarak kabul edilir. Elverir ki ivedilik göstermesin. (Dua)
- Kur'an'da kimi ayetlerde, Muhammed'in ve Kur'an'ın "nâs"a, yoruma göre insanlığa gönderildiği bildirilirken, En'am Suresinin 92. ve şura Suresinin 7. ayetlerine göre, yalnızca "Ümmü’l-Kura" yani Mekke ve çevresine gönderildiği bildiriliyor. Hiçbir tanrı inancında rastlanamaz ki, "Eksiksiz", "Bilgisi Sonsuz" diye nitelenen bir Tanrı, birini önce bir yere, dar bir çevreye Peygamber olarak göndersin, sonra da "şimdi seni tüm insanlığa Peygamber yaptım!" desin. (Din Bu 4: Tabu Can Çekişiyor)
- İnanç karanlıktır ,aydınlık kesimdeyse "Bilgi" var. Bilginin ışığı önünde, karanlık pek dayanmaz.Bir mum ışığı bile , kocaman bir odadaki karanlığı yırtıp yenebiliyor. (İlhan Arsel'e Mektuplar)
- "Biz varolan bilimin bilginleriyiz..." demiş Montaigne. (Evren Bir Şaka mı?)
- Tek bir insan bile toplumun büyük bir ihtiyacına yanıt verdiği zaman, büyük bir ışık oluyor. (Turan Dursun Hayatını Anlatıyor)
- Ölüm korkusu, en berbat korkulardan. Epikür de bu görüşte. Ama şu görüş de onun: "Kimileri, eski mitolojilerde olduğu gibi, sonsuza dek talihsiz ve felaketli geçecek bir gelecekten korkarlar. Ya da hiç olmazsa, ölümün meydana getirdiği her çeşit duygudan yoksunluğu, insan için büyük bir acı gibi alırlar. Ve ruhun, bu hissizlik içinde bile acı duyacağını sanırlar. Oysa bizim yaşadığımız, bulunduğumuz yerde ölüm yoktur. Ölümün bulunduğu yerde de biz yokuz." (Kutsal Kitapların Kaynakları 1)
- Dürüstlük, açıklıktadır. (Şeriat Böyle)
- İsteklerimin en başında da din-şeriat hastalarının iyileşmesinde ve yeni hastaların doğmasını önlemede biraz katkı sağlamak. (Şeriat Böyle)
- En'am Suresi'nin 39. ayetinde, "Allah kimi dilerse onu saptırır ve kimi dilerse onu doğru yola koyar" denir. (Kutsal Kitapların Kaynakları 1)
- Din ve çıkar çevreleri, Kur'an üstüne bir "kuşku" kondurmak istemiyorlar. Ama bu kuşkuyu önlemeye güçleri yetmez. Bu kuşkuyu yok etmek için ellerinde "kanıt" yoktur. Her şeyden önce, "Kur'an'ın orijinalleri'ni göstermeleri gerekir. Bunu hiçbir yerde bulamazlar. Çünkü hiçbir yerde yoktur. Çünkü yakılıp yok edilmiştir. (Din Bu 4: Tabu Can Çekişiyor)
- Montaigne de der ki: " İnsan, en az bildiği şeye en çok inanır. " (Başlangıcından Bu Yana İnsanlık)
- “‘Yer’, ‘gök’ ya da ‘gökler’ gibi ‘birden-bire’ yaratış, ‘yoktan var ediş’ de efsanelere ve dinsel inançlara özgü deyimlerdir. Bilime göreyse ‘hiçbir şey yoktan var olmaz’ ve birdenbire oluşup meydana gelmez. Her şeyin bir öncesi, bir geçmişi vardır. Ve her şey bir süreç içinde giderek ve değişerek olur. Yıldızlar, gezegenler, bu arada dünyamız ve dünyamızdaki yaratıklar da böyle oluşmuştur. Bir süreç içinde, gelişerek, değişerek…” (Başlangıcından Bu Yana İnsanlık)
- İncelemeleriyle ilgi çeken bir yazanmız: "Arkeolojik araştırmalar, dinsel tasarımların, ancak elli bin yıldan beri var olduklannı tanıtlamıştır. Demek ki, insan, yirmi milyon yıl, din düşüncesinden uzak yaşamıştır" (Kutsal Kitapların Kaynakları 1)
- Ruh da, cisim de Allah’ın eseridir. (Din Bu-2: Hz.Muhammed)
- Çok rahat düşünülebilir ki, İbrahim'in kendisi de aynı dinsel inançtaydı. Yani "yıldıza tapar"dı. Kur'an'da onun "hanif' diye nitelenmesi de bunu anlatır. Çünkü "hanif" sözcüğü, "Arami-Süryani" dilindeki "hanefo" ya da "hanifu" biçimindeki sözcüğün "Arapçalaşmış"ıdır ve "putatapar", "Sabiî=yıldızlara tapar" anlamlarına gelir. (Kutsal Kitapların Kaynakları 1)
- Savaş sırasında "barış"a yönelen ve barış önerenlerle "barış antlaşması" yapılabilir. Bu antlaşma yürürlükte olduğu sürece, saldırı "caiz" olmaz. Saldırı, barışa ve antlaşmaya yanaşmayanlara karşı söz konusudur. İslam inanırları arasında da her zaman "barış" oluşturmak için gereken çaba harcanmalı. (Kuran Ansiklopedisi)
- İslami ideolojinin gerçek sahipleri ideolojinin siyaset alanına yayılmasını işleyen dini çevreler de sorunu şiddet yoluyla çözmeye yöneldiler. Önce radyolarında, dergilerinde tehdit ettiler. Daha sonra öldürme eylemlerine başladılar. Bu kitabın yazarı öldürüldü. Öldürülünce din kurtuldu mu? (Allah)
- Beş duyu ile bilinemeyen, duyulardan gizlenen ruhi varlıkların bütünüdür. Bu anlamda melek ve şeytanlar da CIN sözünün kapsamına girer. Her melek cindir ama, her cin melek değildir. (Evren Bir Şaka mı?)
- -"Yüce Tanrı'mız ('Rabbunâ') her gece, gecenin sonunda üçte biri kaldığında birinci kat göğe iner ve şöyle der: -Kim bana dua eder? Duasını hemen kabul edeyim. Kim benden ister? Hemen istediğini vereyim. Kim benden bağışlanmasını diler. Hemen bağışlayayım." (Dua)
Yorumlar
0 yorum