Kitap Künyesi

Yazar: Cesare Pavese

Çevirmen: Rekin Teksoy

Orijinal Adı: Tra Donne Sole

Yayın Evi: Can Yayınları

İSBN: 9789755108148

Sayfa Sayısı: 141

--reklam--

Yalnız Kadınlar Arasında Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

İtalyan edebiyatında yenigerçekçilik akımının kurucusu sayılan Cesare Pavese, bu yapıtında kadınların dünyasına eğiliyor ve günlük gerçeklerin ötesine geçerek, insanı saran büyük yalnızlığın ve hüznün romanını yazıyor. Çocukluk yıllarını geçirdiği Torino'ya, bu kez bir iş kadını olarak dönen Clelia'nın resim sergilerinde, bohem çevrelerde karşılaşıp dostluk edeceği genç, orta yaşlı ve yaşlı kadınlar, erişemeyeceklerini bildikleri bir mutluluğun peşinde ömür tüketirler. Mutluluğun anahtarı kimisi için erkektir, kimisi için eşcinsellik, kimisi için para, kimisi için de ölümdür. Clelia'nın, bir otel odasında intihara giriştiğine tanık olduğu gencecik Rosetta ile kuracağı dostluk, Rosetta'yı yaşama bağlayabilecek midir? Sorunun yanıtını yine Torino'da, yine bir otel odasında 27 Ağustos 1950'de yaşamını kendi elleriyle noktalayan Cesare Pavese veriyor. "Yalnız Kadınlar Arasında", dostlukların, başlamadan biten aşkların, umutsuzluğa dönüşen umutların ve büyük yalnızlıkların romanı. Her Pavese romanı gibi bir çırpıda okunuyor ve okur ancak son satıra ulaştığında, Pavese'nin kırık dökük cümlelerle anlattığı öykünün gizlediği derinlikleri kavrıyor.

(Arka Kapak)

--reklam--

Yalnız Kadınlar Arasında Alıntıları - Sözleri

  • "Insan", "giyinmek için para kazanan tek hayvan."
  • “Düzen kurmak, bir başkası­nın varlığına dayanabilmek ve canın istemese de onunla yatmaktı. Para sahibi olmak ise yalnız kalabilme olanağı demekti.”
  • -İnsan bir başkasını kendinden daha fazla sevemez. Kendini kurtarmayı beceremeyeni, kimse kurtaramaz.-
  • - İnsan bir şeye istek duyunca, her yerde onu görüyordu. Bütün bunlar acı veriyordu, üzüyordu beni.-
  • Artık genç değildim ve bir erkeğin -en iyisinin bile- değerinin ne olabileceğini öğrenmiştim.
  • Bir kadın çocuk doğurduğu zaman artık kendi olamıyor. Pek çok şeyi kabullenmek, evet demek zorunda kalıyor. Evet, demeye değer mi ?
  • Kimi şeyler onlarsız yaşamayı becerdiğinizde elde edilebiliyordu.
  • -Kimi şeyler onlarsız yaşamayı becerdiğinizde elde edilebiliyordu.-
  • Hepimiz çalışmayacak duruma gelmek için çalışıyorduk, ama biri çalışmayacak olursa kızıyorduk ona.
  • “İnsan düştüğü tuzağa yine düşer.”
  • “Yaşamak öyle saçma bir şey ki, insan dünyaya gelişin saçmalığına bile tutunmaya çalışıyor,..”
  • "Ayrıca çok varlıklı olduğu için hiçbir şey yapmamakla, çok yoksul olduğu için hiçbir şey yapmamak arasında büyük bir fark var mı?"
  • "Başkalarının işine burnunuzu sokmakla geçiriyorsunuz vaktinizi."
  • İnsan, giyinip kuşanmak için para kazanan tek hayvan.

--reklam--

Yalnız Kadınlar Arasında İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Bir Kadının Olaysız Yaşam Öyküsü: Yalnız Kadınlar Arasında: "Tüm yaşamım boyunca kendimi yalnız kadınların arasında olduğumda çok daha rahat ve güvende hissettim. Belki biz erkekler, tarihi sertliğimiz ve kabalığımızla durmadan dünyayı alt üst ederken kadınların dünyayı ayakta tuttuklarına olan inancım da bundan kaynaklıyordu." - yazar/gabriel-garcia-marquez İtalyan yazar yazar/cesare-pavese'nin 1949'da kaleme aldığı "Kadınlar Arasında" isimli bu romanı, 1950'de Strega Ödülü'ne değer görülmüştür. Ödülü almasının ardından Pavese'nin Torino'da bir otel odasında intihar etmesi edebiyat tarihinin ikonik anlarından biri olarak bilinir. Melankolik kişiliğiyle tanınan Pavese, 1935'ten 1950'ye dek yazdığı günlüklerinin ardından yayıma hazır birkaç kitabı ve 15 yıllık günlüklerini bırakarak kendi yaşamına son verdi. "Tiksiniyorum bütün bunlardan. Sözler değil eylem. Artık yazmayacağım." son sözleri olmuştu. Romanları ve günlükleriyle birlikte İtalyan edebiyatının en önemli isimlerinden biri olarak edebiyat tarihine adını yazdıran Pavese, bir kadının gözünden yazdığı bu romanıyla Türk Edebiyatı'nın nostaljik prensesi olarak görülen yazar/tezer-ozlu'yü de derinden etkilemişti. Pavese ve eserlerinin Tezer Özlü üzerindeki etkisi genişçe ele alınması gereken konulardan biri. Hayatı boyunca kadınlarla ilişkilerinde çok da başarılı olamayan ve günlüğünde de çektiği aşk acılarına geniş yer veren Pavese'nin bir kadının gözünden bu kadar başarılı bir roman kaleme almış olması elbette ilk söylenmesi gereken cümlelerden biri. Roman, Clelia isimli bir kadının çocukluğunun geçtiği kent olan Torino'ya dönmesi teması üzerine kurulmuş. Roma'da yaşayan Clelia, yetişkin bir kadın olarak döndüğü Torino'da çocukluğundan hatıralarla birlikte yaşamaya başlar. Amacı çocuk olarak ayrıldığı bu kentte başarılı bir iş kadını olmaktır. Clelia'nın gayet sıradan hayatı, diğer kadınların sıradan hayatlarıyla birleşiyor ve ortaya hayatın gerçek bir panoraması çıkıyor. Yalnız kadınların hayata karşı bakışları, mutlu olmak için çabalamaları, geleceğe dair umutları, iş ve aşk arasında gidip gelmeleri ve sürekli bir arayış içinde olmalarını son derece duru bir dille anlatıyor Pavese. Clelia ekseninde hayata bir kadın penceresinden bakan Pavese'nin Rosetta karakteri üzerinden de kendi ruh halini yansıttığını söylemek mümkün. İntihara meyilli bir kadın olan ve ilaç içerek intihar teşebbüslerinde bulunan Rosetta, Pavese'nin kırılgan ruhunun bir kadın üzerindeki yansımasıydı âdeta. Torino sokaklarında birkaç kadınla birlikte gece gündüz oradan oraya sürükleniyor ve İtalyan kadınlarının gözünden dünyaya bakıyoruz. Bir yandan tarihi Torino sokak ve caddeleri bize göz kırparken, bir yandan da Clelia'nın Roma üzerine düşüncelerini okuyoruz. Bu köklü kentlerin edebiyatla buluşmasını âdeta bir sinema filmi izliyormuşçasına keyifle seyrediyoruz. Tamamen olaysız geçen bir roman Kadınlar Arasında. Hiçbir sayfasında çok fazla ilgi çekici şeyler bulunmuyor. Kadınlar arasında birçok konu hakkında gerçekleşen diyaloglardan örülü son derece sakin ve okuması kolay bir roman. Pavese'nin kitap/yasama-ugrasi--118773 isimli günlüklerini okumadan önce tercih edilebilecek eserlerden biri. Bu sayede kurgudan gerçeğe yumuşak bir geçiş yapmış oluruz. Tıpkı kitap/sirca-fanus--13653'u okuduktan sonra yazar/sylvia-plath'in kitap/gunlukler--223363'ine geçmemiz gibi. Zira yazarlar ölmez, şekil değiştirir. Pavese'nin günlüklerinin bittiği tarihlerde Plath'in günlükleri başlar. Pavese ölene kadar yazar. Plath de ölene kadar yazar. Keyifli okumalar dilerim. (Bahri Doğukan Şahin)

Yalnız Kadınlar Arasında Kitap Açıklaması İtalyan edebiyatında yeni gerçekçilik akımının kurucusu olarak kabul edilen Cesare Pavese bir kere daha sıradan hayatın ötesine geçerek insanı saran büyük yalnızlığın ve hüznün romanını yazıyor. Çocukluk yıllarını geçirdiği Torino'ya bu kez bir iş kadını olarak dönen Clelia'nın, resim sergilerinde, bohem çevrelerde karşılaşıp dostluk kuracağı kadınlar, bir mutluluk hayalinin peşindedir. Mutluluğun anahtarı kimisi için erkek, kimisi için eşcinsellik, kimisi için para, kimisi içinse ölümdür. Clelia'nın, bir otel odasında intihara giriştiğine tanık olduğu Rosetta'yla kuracağı dostluk, genç kadını yaşama bağlayabilecek midir? Bu sorunun yanıtı kitapta nasıldır, okumadan bilinmez. Ancak Pavese kendi açısından bu yanıtı hiçbir zaman veremeyecektir. Kahramanı Rosetta gibi, Torino'da bir otel odasında intiharı denemiş, ancak o, sonuna dek giderek yaşama veda etmiştir. (Eylül)

Cesare Pavese İtalyan gerçeklik akımının kurucusu eserleriyle ödüller alan ve yaşantısına kendi iradesiyle son veren edebi kişilikler arasında adını tarihe yazdıran bir yazar. Tezer Özlünün Yaşamın ucuna yolculuk kitabında sıkça bahsettiği bir yazar olan Pavese eserleri sözleriyle ve kendine seçtiği son ile Özlü’yü epey etkilemiş zira bende Tezer Özlü’nün kitabındaki alıntılar vesilesiyle tanıştım yazarla. Pavese Yalnız Kadınlar Arasında kitabında yıllar sonra yaşadığı yere Torino’ya dönen Clelia ekseninde pek çok kadının ruh haline ayna tutuyor.. Yaşamlarında mutluluğu arayan arayış içinde intihara yönelen, alkole sarılan, cinselliğe, eşcinselliğe yönelen kadınları işliyor.. ve kitap bir rastlantıyla başlıyor Clelia şehrine döndüğü ilk gün bir otel odasında kendi hayatına son vermek isteyen Rosetta ile karşılaşıyor.. Yıllar sonra bir Otel odasında hayatına son veren Pavese gibi.. (Caner)

--reklam--

Yalnız Kadınlar Arasında PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Cesare Pavese - Yalnız Kadınlar Arasında kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Yalnız Kadınlar Arasında PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Cesare Pavese Kimdir?

Cesare Pavese (d. 9 Eylül 1908 – ö. 27 Ağustos 1950) İtalyan şair, romancı, çevirmen ve eleştirmen.

Cesare Pavese, ailesinin yazlarını geçirdiği Torino'nun Santa Stefano Belbo köyünde bir memur çocuğu olarak doğdu. Torino Üniversitesi'nde edebiyat okudu. İngiliz ve Amerikan edebiyatına ilgi duydu; bitirme tezini Walt Whitman şiirleri üzerine yazdı. Öğrenimini bitirdikten sonra orta öğrenimini tamamladığı eski okulu Liceo d'Azaglio'da edebiyat ve dil dersleri verdi. Bu dönemde İngiliz ve Amerikan yazarları ile ilgili yazıları La Cultura dergisinde yayınlandı. Daha sonra bir arkadaşının kurduğu Einaudi Yayınevi'nde çalışmaya başladı. 1935'te anti-faşist çalışmaları nedeniyle tutuklandı, 1936'da serbest bırakıldı. Brancaleone Hapishanesi'ndeki bir yılından esinlenerek Carcera (Hapis) romanını yazdı. 1950'de Yalnız Kadınlar Arasında romanı ile İtalya'nın önemli edebiyat ödüllerinden Strega Ödülü'nü aldı. Edebi kariyerinin doruğunda olmasına rağmen özel hayatı karışıktı. Sonu olmayan aşk ilişkileri onu bunaltmıştı. Ödülü aldıktan sonra Torino'daki bir otel odasında bütün özel kâğıtlarını yok edip, 21 adet uyku hapı alarak intihar etti.

İntiharından önceki gün, “Artık sabahı da kaplıyor acı.” diye kısa bir not düştükten sonra 27 Mayıs'ta günlüğüne şunları yazmıştır:

" ’48-’49′daki mutluluğumun hesabı görüldü. Bu soylu mutluluğun gerisinde şu vardı: Güçsüzlüğüm ve hiçbirşeye bağlanmayışım. Şimdi, kendime göre, girdabın içine girdim; güçsüzlüğümü seyrediyor, onu iliklerimde hissediyorum, beni ezen siyasal sorumluluğu yüklenemiyorum. Bunun tek çözümü var: İntihar. " Cesare Pavese – 27 Mayıs 1950

Önemli Eserleri

Senin Köylerin - 1941 - Roman

Ağustosta Tatil - 1946 - Öykü

Yoldaş - 1947 - Roman

Leuko İle Söyleşiler - 1947 - Deneme

Tepedeki Ev - 1949 - Roman

Güzel Yaz - 1949 - Roman

Ay Ve Şenlik Ateşleri - 1950 - Roman

Yaşama Uğraşı - (1935-1950) - Günlük

Tepelerdeki Şeytan - ? - Roman

Yalnız Kadınlar Arasında - ? - Roman

Çalışmak Yorar - ? - Şiir

--reklam--

Cesare Pavese Kitapları - Eserleri

  • Yalnız Kadınlar Arasında
  • Ay ve Şenlik Ateşleri
  • Yaşama Uğraşı
  • Tepelerdeki Şeytan
  • Ağustosta Tatil
  • Senin Köylerin
  • Güzel Yaz
  • Tepedeki Ev
  • Yoldaş
  • Şiirler
  • Geceleri, Sokaklarda
  • Leuko İle Söyleşiler
  • Plaj
  • Bütün Şiirlerinden Seçmeler
  • Lavorare stanca
  • Hapishane

--reklam--

Cesare Pavese Alıntıları - Sözleri

  • Hiçbir şeyin olmacağı bir günün şafağından daha kötüsü yoktur. Yararsızlıktan daha acı bir şey yoktur. (Bütün Şiirlerinden Seçmeler)
  • Anılar gizlenmiş gölge yığınları olacak tıpkı şöminedeki eski kor gibi. Anı daha dün sönen gözlerdeki yakıcı alev olacak. (Bütün Şiirlerinden Seçmeler)
  • Olgunluk, kendine yeten yalnızlıktır. (Yaşama Uğraşı)
  • “Senin koltuk altlarındaki koku, terebentin kokusundan da güzel,” (Güzel Yaz)
  • Beni kimsenin tanıyamayacağı bir yer arıyordum, bir kahve içip düşünmek için. (Senin Köylerin)
  • Yorulur ve bir yere kök salmaya çalışır insan. Mevsimler öylece gelip gecmesin, biraz daha uzun sürsün diye ait olduğu bir yer bulmaya çalışır insan.. (Ay ve Şenlik Ateşleri)
  • Dışarıda, güneşte oturmuştuk. "Çok az şey istiyorum," dedim. "Eskisinden daha az.” (Yoldaş)
  • Hamısının damarında qırmızı qan axır, hamısı zəngin və xoşbəxt olmaq istəyir , hamısı sevgi arzulayır. (Ay ve Şenlik Ateşleri)
  • Neden bazılarının herşeyi var da, bazılarının hiçbir şeyi yok? Nesin sen, komünist mi? (Ay ve Şenlik Ateşleri)
  • En güzel geceler ise doğal olarak cumartesilerdi, [...] (Güzel Yaz)
  • Ama sanat, yaşamında tek bir saniye olmasa, sen de biliyorsun, her şey altüst olur. (Geceleri, Sokaklarda)
  • Artık hiçbir umuda tutunmamalı, her acıyı kabullenerek önlemeli ve onu inzivada boğmalıydı. Daima hapiste olduğunu varsaymalıydı. (Hapishane)
  • Kimse bir hücreyi yuvası yapmazdı ve Stefano görünmez duvarları daima çevresinde hissediyordu. (Hapishane)
  • Biliyorum : Zaman silip atacak yüreğimden burukluğu. (Şiirler)
  • O gün, basının yalnızca tehdit etmeye değil, inandırmaya yaradığını da anladım. (Yoldaş)
  • Bir yol, bir kamışlık, bunlar sıradan şeylerdir, en azından bizler için böyledir ama uzaktan, bir tepenin altından fark edildiklerinde ve onların arkasında başka tepeler, başka kamışlıklar olduğunu bilerek, bizlerin asla gidemeyeceğimiz bir noktanın her zaman var olacağını düşünürdüm; oysa oralara gidenler de vardı.. (Ağustosta Tatil)
  • Dışarıda, güneşte oturmuştuk. "Çok az şey istiyorum," dedim. "Eskisinden daha az.” (Yoldaş)
  • ‘Önemli olan yapılandır, söylenen değil.’ (Tepedeki Ev)
  • "...bir sürü budalanın arasına gir ve senden daha uyanık olduklarını gör." (Senin Köylerin)
  • Kimi şeyler onlarsız yaşamayı becerdiğinizde elde edilebiliyordu. (Yalnız Kadınlar Arasında)